Arama


yelda23 - avatarı
yelda23
Ziyaretçi
27 Ekim 2005       Mesaj #58
yelda23 - avatarı
Ziyaretçi
Ayakkabici, yeni getirdigi mallari vitrine yerlestirirken, sokaktaki
bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere oldugundan, spor
ayakkabilara ragbet fazlaydi. Gerçi mallar lüks sayilmazdi ama,
küçük
bir dükkan için yeterliydi. Onlarin en güzelini öntarafa koyunca,
çocuk vitrine dogru biraz daha yaklasti. Fakat bir koltuk degnegi
kullanmaktaydi. Hem de güçlükle.. Adam ona bir kez daha göz atti.
Üstündeki pantolonun sol kismi, dizinin alt kismindan sonra bostu.
Bu
yüzden de saga sola uçusuyordu. Çocugun baktigi ayakkabilar, sanki
onu kendinden geçirmisti.Bir müddet öyle durdu. Daldigi hülyadan
çikip
yola koyuldugunda, adam dükkandan disari firlayip:
- Küçükk!. diye seslendi. Ayakkabi almayi düsündün mü? Bu seneki
modeller bir harika!.
Çocuk, ona dönerek:
- Gerçekten çok güzeller!. diye tebessüm etti. Ama benim bir bacagim
dogustan eksik.
- Bence önemli degil!. diye, atildi adam. Bu dünyada her seyiyle tam
insan
yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacagi. Kiminin de akli ya da
vicdani.
Küçük çocuk, bir sey söylemiyordu. Adam ise konusmayi sürdürdü:
- Keske vicdanimiz eksik olacagina, ayaklarimiz eksik olsa idi.
Çocugun kafasi iyice karismisti. Bu sefer adama dogru yaklasip:
- Anlayamadim!. dedi. Neden öyle olsun ki?
- Çok basit!. dedi, adam. Eger yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar
yoksa, problem degil. Zaten orda tüm eksikler tamamlanacak. Hatta
sakat insanlar, saglamlara oranla, daha fazla mükafat görecekler...
Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektigi acilar,
hafiflemis gibiydi. Adam, vitrine isaret ederek:
- Baktigin ayakkabi, sana yakisir!. dedi. Denemek ister misin?
Çocuk, basini yanlara sallayip:
- Üzerinde 30 lira yaziyor, dedi. Almam mümkün degil ki!.
-Indirim sezonunu, senin için biraz öne alirim!. dedi adam. Bu durumda
20 liraya düser. Zaten sen bir tekini alacaksin, o da 10 lira eder.
Çocuk biraz düsünüp:
- Ayakkabinin diger teki ise yaramaz!. dedi. Onu kim alacak ki?
- Amma yaptin ha!. diye güldü adam. Onu da, sag ayagi eksik olan bir
çocuga satarim.
Küçük çocugun akli, bu sözlere yatmisti. Adam, devam ederek:
- Üstelik de ögrencisin degil mi? diye sordu.
- Ikiye gidiyorum!. diye atildi çocuk. Üçe geçtim sayilir..
- Tamam iste!. dedi adam. 5 Lira da ögrenci indirimi yapsak, geri
kalir 5 lira. O da zaten pazarlik payi olur. Bu durumda ayakkabi
senindir, sattim gitti!.
Ayakkabici, çocugun saskin bakislari arasinda dükkana girdi. Içerdeki
raflar, onun begendigi modelin aynisiyla doluydu. Ama adam, vitrinde
olani
çikartti. Bir tabure alip döndükten sonra, çocugu oturtup yeni
ayakkabisini giydirdi. Ve çikarttigi eskiyi göstererek
- Benim satis islemim bitti!. dedi. Sen de bana, bunu satsan memnun
olurum. - Saka mi yapiyorsunuz? diye kekeledi çocuk. Onun tabani
delinmek üzere. Eski bir ayakkabi, para eder mi?
- Sen çok câhil kalmissin be arkadas.. dedi, adam. Antika esyalardan
haberin yok her halde. Bir antika ne kadar eski ise, o kadar para
tutar.
Bu yüzden ayakkabin, bence en az 30- 40 lira eder.
Küçük çocuk, art arda yasadigi soklari, üzerinden atabilmis
degildi.Mutlaka bir rüyada olmaliydi. Hem de hayatindaki en güzel
rüya.
Adamin, heyecandan terleyen avuçlarina sikistirdigi kagit paralara
göz gezdirdikten sonra, 10 liralik banknotu geri vererek:
- Bana göre 20 lira yeterli.. dedi. Indirim mevsimini baslattiniz ya!..
Adam onu kiramayip parayi aldi. Ve bu arada yanagina bir öpücük
kondurdu.
Her nedense içi içine sigmiyordu. Eger bütün mallarini bir günde
satsa, böyle bir mutlulugu bulamazdi. Çocuk, yavasça yerinden
dogruldu. Sanki koltuk degnegine ihtiyaç duymuyordu. Simsicak bir
tebessümle tesekkür
edip: - Babam hakliymis!. dedi. 'Sakat oldugum için, üzülmeme hiç
gerek yok!' demisti.
* Her Rüzgar Savuracak Bir Toz bulur,
* Her Hayat Yasanacak Bir Can Bulur,
* Her Umut Gerçeklesecek Bir Düs Bulur
* Bulunmayacak Tek Sey Senin Benzerindir