Litografi (Taş Baskı)
MsXLabs.org & Temel Britannica
Taş Baskı veya Litografi, 1798'de Çek asıllı Alman oyun yazarı Aloys Senefelder'in buluşu olan bir basım yöntemidir. Tipo ve tifdruk basım yöntemlerinden 400 yıl sonra geliştirilen taşbaskı, günümüzde en çok kullanılan basım yöntemlerindendir.
Taşbaskı yöntemi su ile yağın birbirine karışmaması ilkesine dayanan, düzbaskı (planografik baskı) işlemidir. Bir başka deyişle, bu işlemde, basımı yapılacak resim taslağı tifdruk basımda ya da tipo basımda olduğu gibi bir kalıbın içine oyulmaz ya da kabartması çıkarılmaz, doğrudan baskı levhasına (klişe) çizilir. Tifdruk ya da tipo basımda kalıbın üzerine uygulanan işlemler, taşbaskı işleminde yalnızca desenin mürekkebi tutmasını sağlamak için uygulanır.
Kendi yazdığı oyunları yayımlamak isteyen oyun yazarı Senefelder, o dönemde çok pahalı olan oymabaskı (gravür) yönteminden daha ucuz bir yol arayışındaydı. Bir rastlantı sonucu. Bavyera kireçtaşından bir levha üzerine yağlı kalemle yazı yazıldıktan sonra asitle dağlandığında, yazıların bu işlemden etkilenmediğim keşfetti. Birkaç yıl sonra modern taşbaskı yöntemini geliştiren Senefelder, buluşunu 1818'de yayımladığı Vollständiges Lehrbuch der Steindruckerev ("Kapsamlı Taşbaskı Ders Kitabı") adlı kitabında anlattı. 1834'te taş verme çinko levhalar kullanılmaya haşlamlı. Günümüzde de en çok taş kullanılmakla birlikte, bazen de çinko ya da alüminyum lev ha kullanılır.
Taşbaskı Nasıl Yapılır?
Basımı yapılacak desen önce yağlı mürekkep ya da mumboyayla taşa çizilir. Sonra taşın yüzeyi ıslatılarak su ve mürekkep çok ince taneli kireçtaşının gözeneklerine emdirilir. Suyun ve mürekkebin çabuk kurumasını önlemek için taş levhanın yüzeyine asitli bir karışım sürülür. Daha sonra kalın, yağlı mürekkeple kaplı bir silindir, levhanın üzerinde gezdirilir. Levhanın üzerindeki ıslak bölümler sürülen mürekkebi emmediğinden, baskıda buralar çıkmaz. Desen yağlı mumboyayla çizildiğinden mürekkebi emet ve baskıda yalnızca bu bölüm çıkar Kalıp baskıya hazır olduğunda, bir tabaka kâüıt taşa dikkatle bastırılır. Kalıbın üzerindeki mürekkep kağıda geçer. Boş ve temiz çıkması istenen ıslak bölüm mürekkebi emmediğinden, görüntünün dağılması ya da bulaşması önlenmiş olur.
Geleneksel taşbaskı uygulanması güç bir yöntem değildir. Yalnızca birkaç araç yeterlidir: Bir taş levha, yağlı mürekkep ya da mumboya, taşı ıslatmak için bir sünger ve mürekkepleme işlemi için kauçuk kaplı bir silindir. Güzel sanatlarda taşbaskı sık kullanılan bir yöntemdir. Basılacak resimdeki her renk için ayrı bir kalıp hazırlamak gerekir. Baskı sırasında levhanın yüzeyinde bir aşınma ya da bozulma olmadığından, tek bir levhayla birden çok baskı yapılabilir. Bununla birlikte, sanatsal amaçla numaralı ve imzalı olarak belli sayıda basılan resimlerin levhası, işlem bittikten sonra yok edilir.
Modern Taşbaskı
Modern taşbaskı yöntemine ofset ya da foto-ofset basım da denir. İlk kez 20. yüzyılın başlarında geliştirilmiştir. Basılacak görüntü ışığa duyarlı hale getirilmiş çinko levhaya fotoğrafik yöntemle aktarılır. Levha banyo edildikten sonra üzerindeki kimyasal kaplama yalnızca mürekkep alması istenen alanlarda kalır. Pozitif-ofset kalıbı denen levhanın kaplamalı bölümleri yalnızca mürekkebi emer ve su tutmaz. Bu kalıpların hazırlanması oldukça karmaşık bir işlemdir. Bu konu BASIM maddesinde ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Ofset basım günümüzde uygulanan en yaygın basım yöntemlerinden biridir. Maliyeti düşük, baskı niteliği yüksektir. Ayrıca öbür yöntemlere göre daha hızlı ve basit bir yöntemdir. Hemen hemen tüm gazeteler, dergiler ve kitaplar bu yöntemle basılır.
Sanatta Taşbaskı
Taşbaskı ilk kez 19. yüzyılın başlarında Fransa'da Francisco José de Goya ve Eugène Delacroix gibi sanatçılar tarafından kullanıldı. Asitli oymabaskıdan daha basit bir yöntem olmakla birlikte baskı niteliği çok yüksekti.
Aynı zamanda ucuz bir yöntem olduğu için gazete ve dergi basımında da kullanılmaya başlandı. 19. yüzyılda özellikle toplumsal ve siyasal yaşamı yeren çizimlerin, çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan karikatürleriyle geniş bir izleyici kitlesine ulaşan Honoré Dau-mier, aynı zamanda dönemin önde gelen taşbaskı ustalarından biriydi.
19. yüzyılın sonlarında gene Fransa'da, taşbaskı yöntemine ilgi duyan Edouard Manet, Edgar Degas ve Henri de Toulouse-Lautrec gibi ressamlar birbirinden güzel taşbaskılar yaptılar. Toulouse-Lautrec özellikle afişleriyle taşbaskı sanatının sevilmesine ve yaygınlaşmasına katkıda bulundu. 20. yüzyılda Avrupa'da Marc Chagall, Joan Mirò ve Pablo Picasso, ABD'de Jasper Johns, Roy Lichtenstein ve Robert Rauschenberg taşbaskı sanatının önde gelen adlarıdır.
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!