Arama

Dünya Kentleri: Venedik - Tek Mesaj #4

ThinkerBeLL - avatarı
ThinkerBeLL
VIP VIP Üye
30 Nisan 2009       Mesaj #4
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye
Venedik
MsXLabs.org & Temel Britannica


venedik

Venedik, İtalya'da, Adriya Denizi'nin ku­zeybatı ucunda, tarihsel ve kültürel zenginlik­leriyle ünlü bir kenttir. Açık denizden küçük adacıklarla ayrılan Venedik Lagünü korunak­lı ve doğal bir liman oluşturur. 120 küçük adacığın üzerine kurulmuş olan Venedik, sayısı 170'i aşan kanalları, dantel gibi işlenmiş tarihsel yapıları ve kendine özgü romantik havasıyla dünyanın en güzel kentlerinden biridir. Anakaraya 4 km uzunluğunda bir karayolu ve demiryolu sistemiyle bağlanır. Kent içi ulaşım motorlu taşıtlar yerine, kanal­ların üzerinde işleyen gondollar ve teknelerle sağlanır. Kente trenle gelen yolcuları, istas­yon binasının ardında, sarayları ve gondollarıyla olağanüstü güzellikte bir görünüm oluş­turan Büyük Kanal karşılar. Kent içinden iki büyük kıvrım çizerek geçen Büyük Kanal kent kanallarının en büyüğüdür. Venedik'in simgesi sayılan gondolların kendine özgü bir biçimi vardır: Altı düz, kıç ve burnu yukarı kıvrık, yaklaşık 9 metre uzunluğundadır. Tek kürekle yürütülür. Düz kenarlı yuvarlak şap­kalar ve çizgili tişörtler giyen gondolcular kürek çekerken söyledikleri şarkılarla kente romantik bir hava katar. Büyük Kanal'ın kıyısında çok sayıda saray ve kilise vardır. Bu yapıların en gösterişli olanlarından Ca' d'Oro (Altın Ev), zarif dış yüzey bezemeleriyle dikkati çeker. 15. yüzyılda varlıklı bir tüccara ait olan bu yapı günümüzde müze olarak kullanılmaktadır. Kentte sayıları 400'ü bulan köprülerin en eskisi Rialto Köprüsü'dür. Köprünün iki yanında dükkânlar ve işyerleri sıralanmıştır. Venedik Akademisi (Accademia delle Belle Arti) Bellini, Tintoretto ve Tiziano gibi Venedik Okulu'nun usta ressam­larının yapıtlarının sergilendiği ünlü bir gale­ridir. Büyük Kanal'ın sonuna doğru Santa Maria della Salute Kilisesi yer alır. Bu büyük kubbeli kilise 1630'da binlerce kişinin ölümü­ne neden olan veba salgınının sona ermesi üzerine yapılmıştır. Büyük Kanal'ın sonunda, eskiden Venedik Cumhuriyeti yöneticilerinin oturduğu Dukalık Sarayı yükselir. Bu güzel yapının dış yüzeyi pembe ve krem renkli taşlarla bezelidir. İçinde resimlerle süslenmiş yüksek tavanlı geniş salonlar vardır. Kent köprülerinin en eskisi Ponte dei Sospiri'dir (Özlem Köprüsü). Üstü kapalı, küçük bir geçit biçimindeki bu köprü Dukalık Sarayı'nı eski kent hapishanesine bağlar. Sarayın önün­de büyük gemilerin demirleyebileceği geniş bir rıhtım vardır. Dukalık Sarayı, Piazzeta ("küçük meydan") ile dünyanın en ünlü meydanlarından olan San Marco'ya bağlanır. Meydanın en görkemli yapısı beş kubbeli San Marco Bazilikası'dır.

San Marco Bazilikası

venedik6ja5

Üç yanı arkadlı yapılarla çevrili olan San Marco sıra sıra dükkânları, kafeleri, hiç eksik olmayan gezgin müzik topluluklan ve güvercinleriyle kentin en renk­li buluşma merkezidir. Meydanın doğu ucun­da 98 metre yüksekliğindeki ünlü çan kulesi yer alır. Kentin en şık mağazalarının bulundu­ğu alışveriş merkezi Merceria, San Marco'ya açılır.
Venedik'te cadde ve sokakların çoğu, fışkı yeli havuzların süslediği küçük alanlarda bir­leşir. Kanalların kıyısında yer alan yapılar taş dolgu ya da kazıkların üzerine yapılmıştır. Bu yapıların çok azı eski sahiplerinin elindedir; çoğu dükkân, işyeri ya da otele dönüştürül­müştür. Güzel yapıların çevrelediği gizem dolu sokakları, kanalları, irili ufaklı kiliseleri ve beklenmedik bir anda karşınıza çıkıveren köprüleriyle Venedik bir masal ülkesine benzer.
Venedik Lagünü'nün kuzeydoğu ucundaki küçük adacıkların en ünlüleri cam işçiliğiyle tanınan Murano, bir balıkçı adası olan Burano ve eskiden Venedik'in en güçlü rakiplerin­den biri olan Torcello'dur. Kentin doğu kıyı­larının açıklarında, geniş kumsallarıyla sevi­len bir tatil yeri olan Lido Adası uzanır.
Turizm Venedik'in en önemli gelir kaynağı­dır. Kentteki öteki ekonomik etkinlikler mo­bilya yapımı, cam, dantel, mücevher işçiliği, kimya sanayisi, gemi yapımı, mühendislik, boya fabrikaları, un ve unlu gıda üretimi ile işlenmiş gıdadır. Kentin en önemli sanayi merkezi anakarada yer alan Porto Marghera'dır.
Dünyada bir benzeri daha bulunmayan bu güzel kent ne yazık ki taşkınlar, aşınma ve hava kirliliği gibi nedenlerden dolayı bugün çökme ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya­dır. Kentteki tarihsel yapıların çoğu asit yağmuru yüzünden bozulmakta ve yıpran­maktadır. Kentin tarihsel ve kültürel varlığını kurtarmak ve korumak amacıyla 1960'ların ortalarında Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nce (UNESCO) başlatılan geniş çaplı kampanya bugün de sürdürülmek­tedir.


Tarihi

Venedik Cumhuriyeti bir zamanlar İtalya'nın ve Avrupa'nın en güçlü devletlerinden biriy­di. Başlangıçta küçük bir balıkçı köyü olarak kuruldu. İS 5. yüzyılda barbar saldırılarından kaçanlar Venedik Lagünü'ne sığınırdı. Vene­dik bölgedeki küçük ve dağınık yerleşim birimlerinin zamanla büyüyüp birleşmesinden doğdu. 697'de ilk kent yöneticisi seçildi. 9.
yüzyılda Venedikliler malvarlıklarını ve ser­mayelerini istilacı barbarlardan korumak amacıyla kentin bugün yer aldığı kanallarla çevrili bölümünde yeni bir yerleşim alanı kurmak istediler. Yeni yapıları sağlam bir temel üzerine oturtmak düşüncesiyle sulak ve bataklık kesimlere tonlarca taş ve kütük yığdılar. Venedik kenti bugün hâlâ o zaman­dan kalma temeller üzerinde durmaktadır.
Kent zamanla büyüyüp gelişerek İtalya'nın en güçlü ve varlıklı ticaret merkezi durumuna geldi. Önceleri halkın katılımıyla yürütülen kent yönetimi sonradan ticaret yoluyla zen­ginleşen güçlü ve soylu ailelerin eline geçti. Soylular 1297'de çıkardıkları bir fermanla yönetimin babadan oğula geçmesini sağladı­lar. Sonraki yıllarda gene kendi aralarından seçtikleri bir konsey, gizli polis örgütü ve casuslar yardımıyla yönetime karşı gelenleri yakalatıp ağır cezalara çarptırarak denetimi ellerinde tutmaya çalıştılar. Kent yıllar bo­yunca soylular tarafından zorbalık ve baskıyla yönetildi.
Venedik Akdeniz'in en güçlü ticaret mer­kezlerinden biri olduğu için ticaret yolları üzerindeki denetimini ve üstünlüğünü koru­mak amacıyla başka ülkelerle sık sık deniz savaşları yapmak zorunda kaldı. Bu bakım­dan Venedik tarihi bir deniz savaşları tarihi olarak tanımlanabilir. Dördüncü Haçlı Seferi sırasında Haçlı ordusunun sefer giderlerini de karşılayan kent, bu savaşın sonunda büyük kazançlar sağladı. Ka­zandığı topraklar ve yeni ticaret yolları saye­sinde Avrupa'nın en güçlü devletlerinden biri durumuna geldi. Bu olay Akdeniz ticaretinin güçlü merkezlerinden Cenova kentiyle aman­sız bir üstünlük mücadelesine girmesine yol açtı. İki kent arasında uzun yıllar süren kanlı savaşlar 1380'de Venedik'in üstünlüğüyle so­nuçlandı. Venedik Doğu Akdeniz'de büyük bir ticari güce sahip oldu. Kent 15. yüzyılda İtalya'da bazı topraklar kazandı; ne var ki, bu kez de Avrupa topraklarına giren Osmanlı ordularıyla tek başına savaşmak zorunda kal­dı. Avrupa'nın öteki ülkelerinden destek gö­remeyen Venedik, 250 yıl süren uzun bir savaş döneminin ardından, 1571'de Osmanlı donanmasını İnebahtı Deniz Savaşı'nda ağır bir yenilgiye uğrattı (bak. Sokullu mehmed Paşa). Ne var ki, bir yandan yıllarca süren savaşlar, öte yandan yeni ticaret yollarının keşfedilmesi Venedik'in siyasal ve ticari gücü­nü zayıflattı.
Eskiden doğu ile batı arasındaki deniz ticareti Akdeniz üzerinden yapılırdı. Ümit Burnu'nun keşfiyle Akdeniz'in Hindistan'a uzanan ticaret yolu üzerindeki önemini yitir­mesinin yanı sıra, Batı Hint Adaları'nın ve Amerika kıtasının keşfi Venedik'in eski öne­mini bütünüyle yitirmesine neden oldu. Kent 18. yüzyıla doğru toprakları­nın büyük bir bölümünü yitirmişti. 1797'de Fransızlar'ın eline geçti ve Milano'ya karşılık Avusturyalılar'a verildi. Avusturya yönetimi­ne başkaldıran Venedikliler'in 1848'de başlat­tığı ayaklanma başarısızlıkla sonuçlandı. 1866'da Avusturya ile İtalya arasında çıkan savaşın sonunda Venedik İtalya'ya bağlandı.
Tarih boyunca Avrupa'nın en önemli kül­tür ve sanat merkezlerinden biri olan Venedik birçok büyük sanatçı yetiştirdi.
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!