Arama

Hikayeler ve Öyküler -2- - Tek Mesaj #1735

ÖmÜrCeK - avatarı
ÖmÜrCeK
Ziyaretçi
14 Mayıs 2009       Mesaj #1735
ÖmÜrCeK - avatarı
Ziyaretçi
Sokaktaki gürültüler artık ulaşmıyordu bile kulağına.Sıcacık bir banyo ve kendisine kucak açacak şefkatli bir dosta ihtiyacı vardı.Daha sonra günlerce uyumaya…
“Hadikalk.Sabah oldukahvaltın hazır.”diyen bir ses duymak istiyordu kulakları
Çok şey mi istiyordu?Belli ki çoktu istedikleri.Öyle olmasaydı ne işi vardı şimdi kaldırımlarda.
Öylesine soğuköylesine acımasız esiyordu ki rüzgâr.Kar alabildiğine yağıyortitreyen ellerini ısıtmaya yetmiyordu nefesi.Ayakkabıları ise çoktan terk etmişti ayaklarını.Her zamanki köşesine çömeldi.
Kapılar…Yüzüne kapanan kahrolası kapılar…Kapılarda mıydı suç yoksa kapatanlarda mı?Cevabını kim verebilirdi bu sorunun?
“Üşüyorumanneciğim.Gel beni ısıt.”dedi sesli olarak.Sesini duyan olmadı.Gözlerini gökyüzüne çevirdi sonra.Kanatları zor açılanbelki de biraz sonra donacak olan birkaç karaltı gördü alaca karanlıkta.Onlardan ne farkı vardı ki…İnsan olmasıkuşlarla aynı kaderi paylaşmasına engel değildi.Kuşlar yuvalarına ulaşabildikleri an kendisinden daha şanslı olacaktı üstelik.Onların sağlam kanatları vardı yine işe yarayan…Kendisinin ise sadece donmak üzere olan kolları…
Hava iyice kararmışsokaktaki tek tük ayak sesleri de duyulmaz olmuştu artık.Hiç kimse sormamıştı “gidecek yerin var mı?”diye
Vücudunu topladıdizlerini kollarının arasına aldı.Gözleriuyumak için çırpınıyorvücudu gittikçe ağırlaşıyorayakları karıncalanıyordu…Uyku bir kurtuluş olur muydu acaba?Bir boşluk içerisine düşer gibi olduğunu hissetti.
Küçük bir öğrenciyken öğretmeninin anlattığı ”Kibritçi Kız” masalını hatırladı.Kendisinin yakabileceği bir tek kibriti bile yoktu.
Kim bilir bu saatlerde kaç çocuk sıcacık sobanın başında babasınaannesine sarılıyordu. Kaç çocuk da kendisiyle aynı kaderi paylaşıyordu
Kar taneleribir anda bahar çiçeklerine dönüştüağaç dallarında.Yüreğinin bir yerine kor parçaları koydular sanki.Artık üşümeyecekti.Yaşıtları sıcacık yataklarında uyurkenkendisini bahar çiçeklerini hayal etmeye mahkum edenlertaşıyamayacağı sorumlulukları yükleyenler omuzlarına…Sihirli sopayı gösterip sonra çekip gidenler…Yüzüne kapıları kapatanlar üşümeliydi bundan sonra.
Sıcak bir kucak bulma ümidiyle yanına yaklaşan minik bir kediden başka varlığını hisseden olmadı.Kollarını son bir gayretle uzattıkucağına aldı kediyi.
“Biliyor musunben senin kadar şanslı değilim;çünkü beni koruyacak bir paltom bile yok.”diyebildi ancak.
Moraran dudakları sustu.Kolları iki yanına düştü.Bir süre sonra katılaşan bedenini yoklayan minik kedi de terk etti onu
Ertesi gün donmuş bedeninde darp izleri aradılarbulamadılar.Suçluları aramak ise akıllarına hiç gelmedi.
Sokak çocuğuydu o.Sokakta doğmadı;ama sokakta bahar düşleri kurarken öldü.

Fazla bir şey istemedim sizden.
Ne cicili bicili giysiler
Ne ekmek arası döner.
Ne bisikletne de bir genç odası.
Bir kap yemekbiraz ekmek.
Bir yatak.bir yorgan;
Ve kapalı bir mekan.
Hakkım yok muydu bu kadarına?