Üye Ol
Giriş
Hoş geldiniz
Misafir
Son ziyaretiniz:
14:23, 1 Dakika Önce
MsXLabs Üye Girişi
Beni hatırla
Şifremi unuttum?
Giriş Yap
Ana Sayfa
Forumlar
Soru-Cevap
Tüm Sorular
Cevaplanmışlar
Yeni Soru Sor
Günlükler
Son Mesajlar
Kısayollar
Üye Listesi
Üye Arama
Üye Albümleri
Bugünün Mesajları
Forum BB Kodları
Your browser can not hear *giggles*...
Your browser can not hear *giggles*...
Sayfaya Git...
Salı, 10 Şubat 2026 - 14:23
Arama
MaviKaranlık Forum
Paul Cézanne
-
Tek Mesaj #4
ThinkerBeLL
VIP
VIP Üye
21 Mayıs 2009
Mesaj
#4
VIP
VIP Üye
Paul CEZANNE
(1839-1906)
MsXLabs.org & Temel Britannica
Çağdaş resmin en büyük ustalarından biri olan Paul Cezanne, Aix-en-Provence'da, zengin bir bankerin oğlu olarak doğdu. 1858'de, banker olmasını isteyen babasının baskısıyla Hukuk Fakültesi'ne girdi. Ama iki yıl sonra annesinin desteğiyle, resim öğrenimi görmek üzere Paris'e gitti. Orada Delacroix, Rubens ve Tintoretto gibi ustaların yapıtlarını inceledi. Sanatçının o dönemde yaptığı resimlere egemen olan koyu renkler ve güçlü fırça darbeleri klasik geleneğin etkilerini yansıtıyordu. Başlangıçta Cezanne'ın alışılmamış üslubunu anlamakta güçlük çeken izleyiciler ve sanat eleştirmenleri onun resimleriyle alay ettiler. Ama o, uğradığı ağır eleştiri ve suçlamalara karşın, resimlerini bildiği gibi yapmayı sürdürdü.
Cezanne 1872'de İzlenimci Akım'ın öncülerinden Camille Pissarro ile tanıştı (
bak.
İzlenimcilik
). Pissarro, Cezanne'a doğaya daha yakından bakmayı, ışığın ve rengin inceliklerini öğretti. O dönemde doğayı ve nesneleri izlenimci bir anlaşıyla tuvale geçiren Cezanne Avrupa resim sanatını önemli ölçüde etkileyecek olan yapıtlar verdi. Resimlerindeki yalınlık, kullandığı renklerin yoğunluğu ve kompozisyona verdiği önem resmini yaptığı nesnelerin temelini oluşturan yapıyı öne çıkardı. Tarlalar, yollar, köy evleri gibi manzara öğelerini kendine özgü bir üslupla, fotoğraf kopyacılığına kaçmadan, kendisinde uyanan duyguları yansıtacak biçimde yapmanın yollarını aradı. Cezanne özgün üslubunu yaşamının sonuna kadar yaptığı tüm resimlerinde korudu.
1878'de yaşamının geri kalan bölümünü geçirdiği Aix-en-Provence'a dönen sanatçı belirli aralıklarla Paris'e gitmeyi sürdürdü. Cezanne o dönemde perspektifi, yani resimlerindeki görsel derinliği yalnız renkle vermeye başladı. Portre, natürmort (ölüdoğa) ve peyzajlarını (manzara resmi) canlı bir renk uyumu ve yalın bir gerçekçilikle betimledi. 1895'te ilk kişisel sergisini açtığında, resimleri genç sanatçılar ile bazı sanatseverlerin dışında halkın ilgisini çekmedi. Ama Cezanne yapıtlarıyla 20. yüzyılın birçok sanatçısını etkiledi. Kompozisyondaki ustalığı ve kullandığı renklerin yoğunluğu resimde anıtsal görüntüler yaratmasını sağladı. Yaşamının sonuna doğru yapıtları aranmaya ve ilgi toplamaya başladı. 1906 sonbaharında kırlarda çalışırken soğuk aldı, hastalanarak birkaç gün içinde öldü. Bir yıl sonra Paris'te açılan sergisi büyük ilgi gördü.
Yıkananlar (Philadelphia Sanat Müzesi), Kendi Portresi (Ulusal Galeri, Londra), Sepetli Ölüdoğa (Musee d'Orsay Paris), İskambil Oynayanlar (Louvre Müzesi, Paris), Kırmızı Yelekli Delikanlı (Mellon Koleksiyonu, ABD) sanatçının en önemli yapıtlarıdır.
BEĞEN
Paylaş
Paylaş
Bu mesajı
1
üye beğendi.
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!
Cevapla
Kapat
Saat: 14:23
Hoş Geldiniz Ziyaretçi
Ücretsiz
üye olarak sohbete ve
forumlarımıza katılabilirsiniz.
Üye olmak için lütfen
tıklayınız
.
Son Mesajlar
Yenile
Yükleniyor...