Arama


ThinkerBeLL - avatarı
ThinkerBeLL
VIP VIP Üye
23 Haziran 2009       Mesaj #2
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye

Amasya Genelgesi


Ulusal egemenliğe dayanan, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti' nin temellerini oluşturan ilk kuruluş belgesi olması nedeniyle de Amasya Genelgesi'nin Türk tarihinde ayrı bir yeri ve önemi vardır.
Ad:  Amasya Genelgesi (Amasya Tamimi)3.jpg
Gösterim: 4537
Boyut:  68.6 KB

Genelgenin Hazırlanması
İlk kez ulusal egemenlikten bahsedilmiştir. Bir ihtilal bildirisi niteliği taşımaktadır. Çünkü İstanbul Hükümeti'ni hiçe saymakta, hükümetin düşman devletlerin esiri olduğunu söylemekte ve milleti yine milletin kendisinin azmi ve kararlılığının kurtaracağını söylemektedir. Mustafa Kemal kendisinin hazırladığı Amasya Tamimi'ni, 9. Ordu Müfettişi sıfatı ile imzalamıştır.
Sivas'ta bir kongre toplanacağı, Amasya Genelgesinde belirtilmiştir (her ilden halkın güvenini kazanmış 3 delege acil olarak Sivas'a gönderilecektir.

Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa'nın Amasya'da hazırlayıp yayımladığı genelgesi (22 Haziran 1919).
Genelge, Mustafa Kemal Paşa tarafından 21/22 Haziran 1919 tarihinde yaveri Cevat Abbas'a yazdırıldı, hazırlandıktan sonra Mustafa Kemal Paşa'nın arkadaşları Rauf Bey (Orbay), Ali Fuat Paşa (Cebesoy), Albay Refet Bey (Bele) tarafından da imzalandı.

Başlıca şu noktaları içeriyordu:
  1. Vatanın bütünlüğü ve milletin istiklâli tehlikededir.
  2. Merkezî hükümet, yüklendiği sorumluluğun gereklerini yerine getirememektedir. Bu durum, milletimizi yokmuş gibi tanıtmaktadır.
  3. Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
  4. Milletin durumunu gözden geçirmek, hak isteyen sesini dünyaya duyurmak için her türlü etki ve kontrolden bağımsız bir ulusal heyetin varlığı gereklidir.
  5. Anadolu'nun her bakımdan en emin yeri olan Sıvas'ta millî bir kongrenin hızla toplanması kararlaştırılmıştır.
  6. Bunun için bütün vilâyetlerin her sancağından, milletin güvenine sahip üç temsilcinin mümkün olan hızla hemen yola çıkarılması gerekmektedir.
  7. Bu durum, millî bir sır olarak tutulacak, temsilciler gerekli görülen yerlerde kendilerini tanıtmadan yolculuk edeceklerdir.
  8. Doğu illeri adına 10 Temmuz'da Erzurum'da bir kongre toplanacaktır. Diğer illerin temsilcileri, adı geçen tarihe kadar Sıvas'a varabilirlerse Erzurum Kongresi üyeleri de Sıvas genel toplantısına dahil olmak üzere hareket edeceklerdir.
Nutuk'un aynı bölümünde ifade edilir ki, aslında bu taslak, dört maddelik bir müsvedde olarak dikte edilmiştir. Amasya genelgesinin sonuç bildirgesi bu taslak doğrultusunda gerçekleşmiştir. Bu taslak metnin sonunda, Mustafa Kemal'in, Kurmay Başkanı Albay Kazım Bey'in, kurmay heyetinden tebliğ işlerinden sorumlu memur Hüsrev Bey'in, askeri makamlara şifre yayan diğer bir yaver Muzaffer Bey'in ve sivil makamlara şivreleyen fakat Nutuk'ta adı açıklanmayan bir sivil memurun imzaları vardır, ve Nutuk'ta ifade edildiğine göre bunlardan başka imzalar da vardır.
Hazırlanan bildirideki bu diğer imzalar, bahsi geçen ilk imzalardan sonra müsveddede yerini almıştır. Bu imzaların sahipleri; Hüseyin Rauf Orbay, Refet Bele ve Ali Fuat Paşa'dır.
Bildiri, Erzurum'da 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir'e ve Cemal (Mersinli) Paşalara da sunuldu. Onların onayının alınmasından sonra, bildiri, 22 Haziran 1919'da ülkenin en batısındakinden en doğusundakine kadar tüm mülki amir ve askeri komutanlara telgrafla Abdurrahman Rahmi Efendi tarafından ulaştırıldı.

İmzalandığı Yer


Saraydüzü Kışlası'nda (Kışlay-ı Hümayun) yapılmıştır. Mutasarrıf Mehmet Kemal Bey’in önderliğinde, Osmanlı şehzadelerinin eski sarayı yerine “Kışlay-ı Hümayun” veya diğer bir ismi ile “Saraydüzü Kışlası” 1900 yılında yaptırılmıştır. 1919 yılında 5. Kafkas Fırkası’nın karargâhı olan kışla, 12 Haziran 1919’da Amasya’ya gelen Mustafa Kemal Paşa ve beraberindeki askerî erkanın ikâmet yeri olmuştur. Milli mücadelenin o zor günlerinde çok önemli kararlar alınıp görüşmeler yapılmıştır. 21-22 Haziran 1919 gecesi, sabaha kadar devam eden müzakereler sonunda kararlaştırılan ve 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa, 20. Kolordu Kumandanı Ali Fuat Paşa ile birlikte eski Bahriye Nazırı Hüseyin Rauf Bey tarafından imzalanan Amasya Tamimi’nin bütün dünyaya duyurulduğu yer olması bakımından yakın tarihimizde önemli bir mekân durumuna gelmiştir.

1922’de Amasya ve çevresinde huzuru bozan Ermeni, Rum-Pontos eşkıyaları ve asker kaçaklarının faaliyetlerini ortadan kaldırma görevini üstlenen Merkez Ordusu’nun karargâhı oldu. 1930 yıllarından sonra önemini kaybetmiş, 1935’te kısmen, 1944 yılında da tamamen yıktırılmıştır. Yerine askeri lojman, doğu bölümünde de Subay Orduevi yaptırılmıştır.
1986 yılında, isminin düşündürdüğünün aksine, heyelan belirtilerinin tespiti üzerine Orduevi boşaltıldı ve yıktırıldı. Türkiye Cumhuriyeti'nin doğum belgesi olarak nitelenen "Amasya Genelgesi"nin imzalandığı bu tarihi bina heyelan dolayısıyla eski yerine yapılamadığı için hatırasına binaen aslına uygun olarak yeniden yapılması için 2006 yılının Ocak ayında Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç tarafından temeli atılmış, 9 Haziran 2007’de Amasya’ya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi açılışı yapıldı.

Sonuçları


Türk inkılabının ihtilâl safhası başlamıştır. Kurtuluş Savaşı'nın gerekçesi, amacı ve yöntemi belirlenmiştir. İlk kez milli egemenliğe dayalı bir yönetimden bahsedilmiştir. İstanbul Hükümeti ilk kez yok sayılmıştır. Türk Milleti, hem İstanbul'a hem de işgalci güçlere karşı mücadeleye çağırılmıştır. Kurtarıcı olarak görülen padişah, hilafet, manda ve himaye düşüncesinin yerini millet ve milliyetçilik düşüncesi almıştır. Üstü kapalı olarak Heyeti Temsiliye'nin (Temsil Kurulu) oluşturulmasından bahsedilmiştir. Mustafa Kemal padişah tarafından kendisine verilen 9. Ordu Müfettişliği yetkilerinin aşmış, kendi sorumluluğunda olmayan batı bölgelerine de bir tamim yayınlamıştır. Direniş esasları ilk defa Amasya'da yazılı bir ilke haline getirilmiştir. Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. İlk kez ulusal egemenlikten bahsedilmiş olduğundan evrensel bir maddedir. Avrupalı devletlerin sömürgelerindeki mazlum uluslar için de bir örnek teşkil etmiştir. Müdafayi Hukuk Cemiyetlerini birleştirmek için Sivas'ta bir kongre toplanma kararı alınmıştır. Ordu terhis edilmemesi ve Erzurum'a gelen delegelerin doğrudan Sivas'a gelmeleri istenmiştir.

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 3 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 21 Haziran 2016 18:36
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!