Üye Ol
Giriş
Hoş geldiniz
Misafir
Son ziyaretiniz:
20:49, 1 Dakika Önce
MsXLabs Üye Girişi
Beni hatırla
Şifremi unuttum?
Giriş Yap
Ana Sayfa
Forumlar
Soru-Cevap
Tüm Sorular
Cevaplanmışlar
Yeni Soru Sor
Günlükler
Son Mesajlar
Kısayollar
Üye Listesi
Üye Arama
Üye Albümleri
Bugünün Mesajları
Forum BB Kodları
Your browser can not hear *giggles*...
Your browser can not hear *giggles*...
Sayfaya Git...
Salı, 10 Şubat 2026 - 20:50
Arama
MaviKaranlık Forum
İslam Dini (İslamiyet)
-
Tek Mesaj #1
ThinkerBeLL
VIP
VIP Üye
27 Haziran 2009
Mesaj
#1
VIP
VIP Üye
İslam Dini (İslamiyet)
MsXLabs.org & Temel Britannica
Tektanrılı dinlerin sonuncusu olan İslam, Tanrı'nın elçisi (resul) olarak anılan Hz. Muhammed tarafından insanlara bildirilmiştir. İslam dininin ilkeleri Tanrı'nın meleklerinden Cebrail aracılığıyla indirilen kutsal kitap Kur'an'da belirlenmiştir.
İslam inancının temelini amentü (inandım) olarak da bilinen altı ilke oluşturur. Bunlar;
bir tek Tanrı olduğuna,
meleklerine,
gönderdiği kitaplara (Tevrat, İncil, Zebur ve Kuran),
peygamberlerine,
ahirete (ölümden sonraki sonsuz âleme ve ölmüş bütün canlıların kıyamet günü yeniden dirileceğine),
kadere (bütün iyiliklerin ve kötülüklerin Tanrı tarafından verildiğine)
inanmaktır. Bu inancını dile getiren kişi kulluk yükümlülükleri altına girmiş olur. İbadet olarak da bilinen bu görevler;
Allah'tan başka Tanrı olmadığına, Hz. Muhammed'in onun kulu ve elçisi olduğuna tanıklık (kelime-i şahadet),
namaz kılmak,
zekât vermek (her yıl mallarının 40'ta l'ini yoksullara dağıtmak),
oruç tutmak (her yıl Ramazan ayı boyunca)
mali gücü yeterliyse hacca (Kabe'yi ziyarete) gitmektir.
Ancak bu görevleri yerine getiren kişi tam bir Müslüman sayılır. İslam dini ibadet görevlerinin ahlaka uyarak yerine getirilmesini de öngörmüştür. Yani bütün bunlar kişisel çıkar ya da gösteriş için değil yalnızca Tann'nın hoşnutluğunu kazanmak için yapılırsa anlam kazanır.
İslam insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen birçok ilke de getirmiştir. Temelini Kur'an'dan ve Sünnet'ten (Hz. Muhammed'in sözleri ve davranışları) alan bu ilkeler daha sonra çeşitli bölümlere ayrılarak yorumlanıp zenginleştirilmiştir.
Yayılması
İslam dini 7. yüzyılın başlarında Arabistan Yarımadası'nda doğduktan sonra hızla yayılmaya başladı. Dört Halife döneminde (632-661) Arabistan Yarımadasının dışına taştı. Emevi Devleti'nin kuruluşuna kadar Suriye, Irak, İran, Mısır, Libya ve Kafkasya'ya yayılmıştı. Emeviler İslam dinini Akdeniz'deki adalara, Tunus, Cezayir, İspanya, Horasan, Afganistan ve Maveraünnehir'e kadar yaydılar. Abbasiler buralarda İslam'ı kökleştirdiler. Aynı zamanda bilim ve düşünce bakımından da çok canlı bir dönem yarattılar. Ama bu kadar geniş bir alanda tek siyasal güç olma durumlarını zamanla yitirdiler ve ortaya birçok devlet çıktı.
10. yüzyıldan başlayarak Türkler, İslam dünyasında yeni bir güç olarak belirmeye başladı. 14. yüzyıldan sonra Osmanlılar İslam dünyasının büyük bölümünü denetimleri altına aldı. Osmanlılar, İslam'ı Avrupa ve Afrika içlerine yaydılar. 18. yüzyıldan başlayarak Osmanlı Devleti'nin siyasal ve askeri alanda gerilemesi İslam dünyasını da etkiledi. Gittikçe güçlenen batı dünyasının baskısı 19. yüzyılda sömürgeciliğe dönüştü. Kuzey Afrika tümüyle batının sömürgesi oldu. Asya'daki küçük hanlıklar da Çarlık Rusya'sının eline geçti. Osmanlı Devleti de bir yarı sömürge durumuna düştü. Bu gelişmeler Müslümanlar arasında yeni akımların doğmasına yol açtı.
Bunlar arasında İslamcılık önemli bir yer tutar. 20. yüzyıl ise bütün dünyada olduğu gibi İslam dünyasında da sömürgeciliğe karşı mücadelenin yoğunlaştığı, milliyetçiliğin güçlendiği ve milli devletlerin doğduğu bir dönem oldu.
İslam Fırkaları ve Mezhepleri
İslam'ın yayılmasıyla birlikte ortaya çıkan siyasal çekişmeler özellikle halifelik sorununda odaklanmıştı. Bunun sonucunda Müslümanlar birbirlerine düşman topluluklara ayrıldılar. Fırka (bölük, parti) olarak adlandırılan bu toplulukların başlıcalaRI Sünniler, Şiiler ve Hariciler'di. Bu ayrılık aynı zamanda İslam'ın temel ilkelerini yorumlama konusunda da farklılıklara yol açtı. Bu farklı yorumlardan da mezhepler doğdu. Zamanla bu ana kolların içinden de yeni mezhepler çıktı. Bunların çoğu kısa sürede yandaşlarını yitirip ortadan kalktı. Bir bölümü de küçük topluluklar halinde varlığını günümüze kadar sürdürdü. Bugün İslam dünyasında yaşayan en büyük mezhepler Sünnilik ve Şiilik'tir.
BEĞEN
Paylaş
Paylaş
Bu mesajı
1
üye beğendi.
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!
Cevapla
Kapat
Saat: 20:50
Hoş Geldiniz Ziyaretçi
Ücretsiz
üye olarak sohbete ve
forumlarımıza katılabilirsiniz.
Üye olmak için lütfen
tıklayınız
.
Son Mesajlar
Yenile
Yükleniyor...