Sakarya Savaşı
Kurtuluş Savaşı sırasında, Ankara Hükümeti’ne bağlı düzenli birliklerle Yunan kuvvetleri arasında Sakarya Ovasında yapılan ve Yunan ilerlemesini kesin olarak durduran meydan muharebesi (23 Ağustos - 13 Eylül 1921).
I. İnönü (6- 11 Ocak 1921) ve II. İnönü (23 Mart-4 Nisan 1921) savaşlarında Türk direnişinin kınlamaması, Yunan tarafında Anadolu harekâtının geleceği konusunda umutsuzluk yaratmıştı, itilaf Devletleri’nin Yunanlılara olan desteği de bu gelişme nedeniyle azalmıştı. Askeri başansızlığın bir başka sonucu ise Yunan silahlı kuvvetlerinde siyasal kamplaşmanın derinleşmesiydi.
Bütün bu olumsuz koşullan ortadan kaldırmak isteyen Yunan ordusu, Temmuz 1921’de yeni ve çok kapsamh bir saldın başlattı. Bursa’dan saldınya geçen Yunan tümenleri çok geçmeden Kütahya ve Eskişehir’i işgal etti. Bunun üzerine Batı Cephesi Komutanlığı, birliklerini Sakarya Irmağının doğu kıyısına çekti. Batı Cephesi Komutanlığı karargâhının da Ankara’nın çok yakınma taşınması, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) büyük çalkantı yarattı. Bu ortamda 5 Ağustos’ta yapılan uzun görüşmeler sonunda, Mustafa Kemal üç aylık olağanüstü yetkilerle başkomutanlığı üstlendi. Hükümet merkezinin gerektiğinde Kayseri’ye taşınması konusunda hükümetin aldığı karar kabul edildi. “Tekalif-i Milliye Emirleri”yle halka olağanüstü yeni savaş yükümlülükleri getirildi.
Başkomutan olarak TBMM’nin yetkileriyle donatılan Mustafa Kemal, Batı Cephesi Komutanlığı karargâhına giderek savaşın yönetimini fiilen eline alırken, Eskişehir’de bulunan Kral I. Konstantinos 13 Ağustos’ta Ankara’ya topyekûn saldırıyı kararlaştırdı. Önemli bir güçlükle karşılaşmadan Sakarya Irmağının doğu kıyısına geçen Yunan birlikleri, 23 Ağustos’ta Mangal Dağı yöresindeki mevzilere saldırdılar, Türk birliklerinin boşalttığı mevziler 24 Ağustos’ta Yunanlılarca ele geçirildi. Ama 25 Ağustos, 27 Ağustos ve 5 Eylül’deki Yunan toplu saldırıları etkisiz kaldı. Ayrıca çok geniş bir alana yayılan Yunan kuvvetleri zayıflayarak ileri harekâtı sürdüremeyecek duruma geldi.
Bu durumu saptayan Mustafa Kemal komutasındaki Türk karargâhı, 10 Eylül’de Karapınar’dan karşı saldınya geçme emrini verdi. Yunan birlikleri bu saldınya fazla karşı koyamadı ve çatışmayı sürdürürken Sakarya’nın batısına çekilmeye başladı. Türk karargâhı gizüce sürdürülen bu geri çekilmeyi ancak 13 Eylül’de, Yunan birliklerinin hemen tümü Sakarya’nın doğusunu boşalttıktan sonra fark etti. Öncü birlikler Yunanlıları bu tarihte izlemeye başladıysa da Türk ordusunun ana gücü Sakarya’nın batısına ancak 20 Eylül’de geçebildi. Yunan birliklerini Eskişehir’e çekilmek zorunda bırakan Türk kuvvetlerinin ileri harekâtı Eylül 1921 sonunda sona erdi.
Sakarya zaferiyle birlikte savaşta inisiyatif Türk ordusuna geçti. Böylece Ankara Hükümeti Yunan kuvvetlerinin bütünüyle temizlenmesine yönelik toplu bir saldırının hazırlıklarına başladı. Öte yandan Mustafa Kemal’e Sakarya Savaşı’ndaki yararlıklarından ötürü mareşal rütbesi ve “gazi” unvanı verildi.
Sakarya Savaşı Yunanlılar açısından ağır sonuçlara yol açtı. Gerek halk arasında, gerekse ordu içinde barış isteyenlerin sayısı hızla arttı, ülkedeki siyasal iktidar savaşımı şiddetlendi ve İtilaf Devletleri Yunanistan’ı Ankara Hükümeti’yle banşa zorlamaya başladı. 20 Ekim 1921’de Güney ve Güneydoğu Anadolu’daki Fransız işgalini sona erdiren Ankara Antlaşması, 23 Ekim 1921’de de İngütere ile Ankara Hükümeti arasında tutsak değişimi anlaşması imzalandı.
kaynak: Ana Britannica