Kabızlık ve Tedavisi
Kişinin normal alışkanlığından farklı olarak haftada 2’den az sayıda sert ve zor dışkılama yapması kabızlık olarak tanımlanabilir. Bunun bir yıldan fazla sürmesi ise kronik kabızlık olarak adlandırılır. Bununla beraber bir yıldan uzun süren haftada iki defadan az dışkılama yapılması ve her dört dışkılamadan birinde yetersiz boşalma hissi olması, her dört dışkılamadan birinde dışkının keçi pisliği gibi sert ve küçük olması ve dışkılama süresinin dörtte birinden fazla zorlu ıkınma yapmanın gerekliliği de bir diğer kabızlık tanımıdır.
Dikkat edilirse bu ifadeler bir hastalıktan ziyade kişinin ifade ettiği bir şikayeti tanımlamaktadır. Kabızlığın bir şikayet olmasına karşın, kabızlığı ortaya çıkaran hastalıklar da vardır. Bazıları ise barsak tıkanması gibi ciddi ve acil tedavi gerektirebilir. Kronik kabızlık çeken hastalar şikayetlerine az çok alışmış durumdadırlar ve hatta kendileri için bazı değişik tedavi yöntemleri geliştirmişlerdir. Kayısı ve erik gibi meyve tüketimini artırma, sabahları aç karına zeytinyağı içme ve çok zorda kalınca sinemaki çayı içme gibi uygulamalar halk arasında çok yaygındır.
Aç karına zeytinyağı içmek ve uzun süre ve sık olarak sinemaki çayı kullanmak kabız hasta için uygun değildir, zira her seferinde kullandığı miktarı artırmak zorunda kalır. Bununla beraber kayısı, erik meyveler ve sebze gibi diğer lifli gıdaların alınımı her zaman önerilecek bir uygulamadır. Fazla miktarda lif ihtiva eden bu gıdalar büyük abdestin yumuşak kıvamda olmasını ve barsaktan hızlı geçişini sağlar ve dışkılamayı kolaylaştırır.
Halk arasında barsak tembelliği olarak tanımlanan, büyük abdest içeriğinin kalın barsaktan geçiş süresinin uzadığı durumlarda lifli besinleri daha çok tüketmek kabızlık şikayetlerinin azalmasına neden olabilir. Bunun yanı sıra tedaviyi etkileyen diğer tıbbi yöntemlerin uygulanması gerekir. Fazla sıvı almak, hareketliği artırmak veya ekzersiz yapmak, kabızlığa neden olan ilaçları değiştirmek, stres faktörünü azaltmak bunlardan bazılarıdır.
Sindirilemeyen lifli gıdalar kalın bağırsağa kadar ulaşır ve burada bakteriler tarafından kısmen parçalanarak insan için faydalı besinler haline dönüştürülebilir. Parçalamayan diğer lifler ise büyük abdest içeriği olarak yoluna devam eder. Bunlar bünyesinde su tutar ve kitle oluşturur, daha fazla hacım kaplar ve büyük abdestin sulu kalmasını sağlayarak kolaylıkla makata doğru ilerlemesini sağlar. Böylece besin artıklarının bağırsakta kalma süresi azalır ve sertleşmesi engellenir. Bir yetişkin insanın gıda içeriği olarak bir günde ortalama 30-40 gram lif alması gerekmektedir. Lif denilen organik moleküller genellikle bitkilerin sert olan kısımlarında bulunur ve bitkilerin yapı taşlarını oluşturur. Patatesin kabuğu ve elmanın çekirdek yuvası bu lifler için iyi bir örnektir.
Eğer kabız olan kişide zor dışkılama olarak tanımlanan fonksiyon bozukluğu yok ise, alınan su ve lifli gıda miktarının artırılması, kabızlık şikayetini önemli miktarda azaltır. Uzun süre uygulanması sonucu bağırsağın yeni duruma alışması ile kabızlık tamamen ortadan kalkabilir. Uygun lifli gıda tedavisine cevap vermeyen kabız hastalarda ilaç tedavisi gerekli olabilir. İlaç tedavisinden fayda görmeyen veya zor dışkılamaya neden olan organik bir bozukluğu tespit edilen hastalarda ise cerrahi tedavi söz konusu olabilir. Dr. Deniz GÜZEY - Kabızlık
sadece bilgilendirme amaçlıdır.Doktora görününüz