Arama

Medya Haber - Tek Mesaj #164

taşkalpli - avatarı
taşkalpli
Ziyaretçi
16 Temmuz 2006       Mesaj #164
taşkalpli - avatarı
Ziyaretçi
KAHVE MOLASI
SELAHATTIN DUMAN'LA MIZAH YAZILARI


Beyaz ayakkabı giymek delikanlıyı bozar mı?


Bu kulağı küpeli, çiçek desenli pantolon giyenleri bilmem AMA beni bozar.. Nitekim hediye edilen beyaza yakın renkli, üzeri su akıtma süslerle dolu ayakkabıyı geri çevirdim.. "Ayağıma nal çaktırırım, yine bunu giymem" dedim..

Yazının ilerleyen satırlarında hanım okurlar "Eyvah! Futbol yazısı.." diye düşünecekler AMA korkacak bir şey yok..

Çünkü içimizin dışımızın futbol olduğu şu günlerde oturup "ayak topu" yazacak değilim..

Benim kağıda döktüreceğim "yüksek fikirler" futbolun modayla olan ilişkisi üzerinedir ve pembe nüfus kâğıdına sahip herkesi doğal olarak ilgilendirir..

Şöyle ki..

***
Bu kadın milletine rahat huzur vermeyen, erkek kısmını yıkıma sürükleyen modacılar futbola DA el attı..

He! Modacı deyince aklı başında yiğit kişileri bellemeyin.. "İçime kadın kaçmış.." diyen NE kadar erkek varsa bu sektörde.. Aralarında birkaç DA kadın var AMA çoğunluk bu tarafta..

Bunların birinci zevki kadınları salak gibi gösterecek şeyler tasarlamak, moda budur deyip hayatlarına sokmak..

Komplo teorisi
Önce mankenlere el attılar.. Ne kadar "ikinci dereceden tüberküloz geçirmiş gibi Duran" tip varsa manken yaptılar..

Mesajları belli.. Kemik torbalarını podyuma çıkarıp diğer kadınlara "asıl güzellik budur" diyorlar..

Etinde budunda yarım kilo fazlalığı olan her kadını bunalıma sokuyorlar..

Son olarak kadın ayakkabılarına el attılar..

O güne kadar kadınlar NE kadar sivri burunlu ayakkabı modeli varsa alıp alıp dolabına doldurmuş.. Herkesin ayağında bir tane..

En pahalıları DA burnu en sivri olanlar..

Hani hediyelik eşya dükkânlarında satılan antika taklidi hançerler vardır.. İşte onların kılıfı gibi duranı alıp ayağına geçiriyorsun..

Moda budur, deyip kırıta kırıta geziniyorsun..

Moda dünyasının aykırı guruları ani bir kararla bu hançer kını gibi ayakkabıları tedavülden kaldırdı.. Onların yerine burunları yuvarlak modeller koydu..

Şimdi kadın milleti "karikatürlerde" gördüğümüz o toparlak burunlu ayakkabılardan biriktirme derdinde..

***
Derdim bunların kadınlara verdiği hasarı tespit değil.. Erkek dünyasına el atmalarından müştekiyim..

Evet.. Erkeklerle dolaylı olarak uğraşmaktansa doğrudan doğruya onları kalplerinden vurmayı deniyorlar.. O yüzden futbol kıyafetlerine el attılar..

İlk deneme futbol ayakkabısı üzerine yapıldı..

O güne kadar siyah renkli ayakkabılar giyen futbolcuların ayağında birden beyaz renkli kramponlar görülmeye başladı..

Kararım karar
Bu işlerin de en meraklıları "alt kültür" dediğimiz sosyal kategoriye girenler..

Afrika'nın fukara siyahileri sarısından beyazına, nar çiçeği renginden moruna, NE kadar model varsa hepsini ayağında denedi..

Avrupa'nın görgülü futbolcusu giymiyor mu bunları? Onlar DA giyiyor AMA dünya para alarak.. Fukara milletlerin çocukları ise "moda budur" diyerek gidiyor peşlerinden..

Şahsen futbol hayatını hâlâ sürdüren biri olarak bu modaya şiddetle karşı çıktım.. Hâlâ DA çıkmaktayım.. Nitekim son katıldığımız gazeteler arası futbol turnuvasında çelik gibi tavır gösterdim..

***
Sportif giyim kuşam malzemesi üreten Lotto firması gazeteler arası bir futbol turnuvası düzenlemiş..

Halı sahada filan değil.. Zeytinburnu'ndaki büyük futbol sahasında.. Yeri gelmişken söyleyeyim.. Zeytinburnu Belediyesi müthiş bir sosyal tesis yapmış..

Merkezefendi'de.. Ortada iki büyük futbol sahası ki suni çim.. Etrafında tartan kaplı yürüyüş parkuru var.. Gerisi uçsuz bucaksız yeşil Alan..

Bu yeşil alanın bir köşesini orman masaları ile donatıp piknik alanına çevirmiş.. Ortada bir sosyal tesis var.. Düğün derneğe, toplu ziyafetlere kiralanıyor..

Maç için gittiğimde orada insanların doğayla iç içe hallerini gördüm.. Çok hoşuma gitti.. Aferin belediyeye..

Maç başlıyor..
Bizim takım DA zehir gibi.. Spor servisinde yazar olarak kullandığımız NE kadar eski futbolcu varsa bir araya toplamışlar..

Fenerli Saffet Aktaş ile Mirkoviç'ten başlayın.. Okan Buruk'un abisi İstanbulsporlu Fuat ile Beşiktaşlı Tevfik'ten çıkın..

Nejat, Hakan, Gökhan, Şahin, Akif, İsmet, Gürsel.. Hepsi profesyonel lig görmüş eski topçu.. Aralarında bedava oynayan bir ben varım..

Bizim takım çeyrek finale kadar kimle oynadıysa hepsini devirmiş.. Çeyrek finalde de karşımıza Türkiye Gazetesi çıkmış..

***
Şahin "Kaptan gel artık maçlara.. Şampiyonluğa gidiyoruz.." deyince Bodrum'dan döndüm..

Bu arada beni niye kaptan yapmışlar onu DA bilmiyorum.. Takım sahada mücadele ediyor, kaptan Bodrum'da kafa çekiyor..

Çiçeği eksik..
Mecburen geldik.. Merkezefendi'ye gittik.. Formalarımızı giydik.. Benim forma tayt gibi yapıştı üzerime.. (Demek bir on kilo daha vermem lazım.)

Zaten zor olan giymek değil çıkarmaktı.. Maçtan sonra üç arkadaş formayı üzerimden zor söktü..

Maçtan önce Lotto'nun görevlileri "size bir hediye vermek istiyoruz" deyip bir çift futbol ayakkabısı uzattı..

Sevincim paketi açmamla sönüp gitti.. Ayakkabı krem renginde.. Üzerinde açık mavi veya pembemsi ince bantlar var..

Bir çiçek deseni eksik..

Bu ayakkabıyı giy, maça çık.. Orta hakem maçı bırakır senin peşinde dolaşır..

***
İlk tepkim "Bunun pazar çantası DA vardır.. O nerede?" oldu.. Lottocular anlamadı.. Açıkladım..

"Kardeşim ben böyle cinsiyeti belirsiz ayakkabıyı giyemem.. Tokyo ile çıkar oynarım yine giymem.." dedim..

Aslında Lotto'nun malzemeleri kaliteli.. Lakin kendilerini moda rüzgârına kaptırmışlar işte..

"Değiştiririz" dediler..

Modelimi tarif ettim.. "Siyah olacak.. Üzerinde delikanlıyı bozacak hiçbir süs taşımayacak.. Ayağıma giydiğimde Pitbull kafası gibi durmalı.."

Anlaştık..

Modacılarla mücadelem gördüğünüz gibi futbol sahalarında da sürüyor.. Kârımız ne bilmiyorum..