Arama

Medya Haber - Tek Mesaj #168

taşkalpli - avatarı
taşkalpli
Ziyaretçi
16 Temmuz 2006       Mesaj #168
taşkalpli - avatarı
Ziyaretçi
GAMBARİ! GAMBARİ! DEDİLER... SARPERİ UNUTTULAR! DEVLETİ HİÇE SAYDILAR!


Ayşe KOCATÜRK

Tarih 8 Temmuz 2006. kıbrıs’ta siyasi hareketlenmenin yoğun yaşandığı bir gün. BM Genel Sekreteri'nin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı İbrahim Gambari, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum Yönetimi Lideri Tassos Papadopulos ile biraraya geldi. Hedef belli. Adanın birleştirilmesi için yeni bir süreç başlatmak...anılan görüşme sonunda 5 maddelik bir açıklamada bulunan Gambari, tarafların iki kesimli, iki toplumlu ve siyasi eşitliğe dayalı bir federasyonla Kıbrıs'ın birleştirilmesi ve bunun Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda olması taahhüdünde bulunduğunu söyledi. Ayni zamanda İki liderin Temmuz sonuna kadar çalışamalara başlayacak olan Teknik Komitelerin çalışmalarını gözden geçirmek ve iki toplulu çalışma gruplarına gerekli talimatları vermek üzere zaman zaman bir araya gelme kararı aldığını açıklayan Gambari, liderlerin kapsamlı bir çözümün hem gerekli hem de mümkün olduğu ve daha fazla ertelenmemesi gerektiği yönünde mutabakata vardığını da söyledi.

Gambari iki lider de mutabakata vararak adada çözüm bulunması için çalışacakları mesajını verirken bu bir “tarihi olaydır” diyor. Prensipler Dizisi olarak 5 maddelik listede neler yok neler...

Şimidi geliniz sözkonusu mutabakat maddelerini inceleyelim;

."-Temmuz ayı sonuna kadar insanların günlük hayatını etkileyen konularda, Teknik Komiteler başlayacak ve aynı zamanda iki lider arasında özlü konular ile ilgili listeler karşılıklı olarak değiştirilecek ve bunların içerikleri iki toplumlu uzman çalışma grupları tarafından incelenecek ve liderler tarafından sonuçlandırılacak.
-Her iki lider, iki toplumlu uzman çalışma gruplarına yön vermek ve Teknik Komitelerin çalışmalarını gözden geçirmek için uygun görüldüğü zamanlarda yeniden görüşecek."
İlkeler Dizisi'nin tam metni de şöyle:
1.İlgili Güvenlik Konseyi kararlarında belirtilmiş olduğu üzere, Kıbrıs'ta iki toplumlu, iki bölgeli bir federasyona ve siyasi eşitliğe dayalı bir çözüme bağlılık.
2.Statükonun kabul edilemez olduğunun ve devamının, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlar için olumsuz sonuçlar doğuracağının kabulü.
3.Kapsamlı bir çözümün hem arzu edilir hem de mümkün olduğu ve daha fazla gecikmemesi gerektiği önerilerine bağlılık.
4.İnsanların günlük yaşamlarını etkileyen olaylar hakkında iki toplumlu görüşmelerin hemen başlatılması, aynı anda özlü konuların da görüşülmesi. Bunlar, kapsamlı çözüme katkıda bulunacaktır.
5.Bu sürecin başarılı olması için "doğru ortamın" devam etmesini sağlamaya bağlılık. Bu bağlamda, hem ortamın iyileştirilmesi, hem de tüm Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlar'ın hayatlarının daha iyi olması için güven artırıcı önlemler elzemdir. Yine bu bağlamda, taraflar birbirini suçlamaya son vermelidir.




Şöyle bir düşünelim, Gambari-Talat-Papadopulos görüşmesinde sorunun BM çerçevesinde çözümlenmesi kararı üzerinde mutabakata varan taralar bu mesajı verirlerken, diğer taraftan, Kırbıs meselesinin AB içerisine çekildiği, Rumlar ve AB’nin Türkiye’ye baskı uyguladığı dikkate alındığında ortada bir tezatlık olduğunu görüyoruz. Bakınız taraflar iki kesimli iki bölgeli federal çözüm diyorlar. Buna işaret ediyorlar etmesine de şu iki kesimli iki bölgeli çözüm hikayesi artık çok zor.çünkü Türk hükümeti, KKTC hükümeti ve AB talepleri doğrulusunda KKTC’de kurulan Tazmin Komisyonu iki bölgeliliği ortadan kaldıracak kararlar alıyorlar. Diyelimki Gambarı Talat-Papadopulos arasında yapılacak görüşmeler sonunda bir yeni plan taraflara sunacak. Adı belki annan planı değil de annan planı içeriğinde farklı bir isimde yeni bir plan. Daha önce basına yansıyan “Cyprus plan” da olabilir. Bu planda Kıbrıs Türklerine verilecek hakların Annan planından da geri olacağı aşikardır.

Annan planı sonrasında BM ve AB Ne demişlerdi? Kıbrıs Türklerini kutluyoruz. Tecrit kaldırılmalı. Peki ne oldu? Sadece laf! Lafla peynir gemisi yürümez! Peki ne oldu? Annan planı sürecinde Denktaş elendi. Seçimlerde Talat desteklendi. Anavatan, BM, ABD, AB bunu istedi. Olan oldu. Talat geldi. Şimdi böyle bir süreçte Talat’la başlayacak bir görüşmeler süreci başlıyacak. Sonuçta birileri ile getirilen kişiler o yerlerin görüşleri ile hareket etme mecburiyetinde olurlar. Bu nedenle Talat “ne olursa olsun çözüme ulaşma pahasına” adada yeni bir anlaşmaya gidileceği ortada. Olacak bu. Yeni bir birleşik kıbrıs yaratacaklar. Bu Rumların isteği gibi olacak...işte o zaman adadan çekilmesi istenecek Türk askeri yavaş yavaş çekilme başladığı an...gökyüzü kararacak...ağlayacak...çünkü kıbrıs elimizden kayıp gidecek...

Şimdi Gambarinin gerçekleştirdiği görüşme öncesinde güneyde neler oluyor bir bakalım.


Geçtiğimiz haftalarda "Kıbrıslı Türklerle birlikte yaşamaya hazırız" propagandasını sürdüren DİSİ Partisinin gençlik örgütü NEDİSİ'ye mensup Rum gençleri, Kiracıköy (Athienu) duvarlarını Türk düşmanlığı içeren sloganlarla doldurdular. NEDİSİ'ye mensup Rum gençleri gece vakti Kiracıköy'e giderek, köydeki evlerin duvarlarına "En İyi Türk Ölü Türk'tür", "Yaşasın Ulusumuz" ve "Yunan Doğdum Yunan Öleceğim" sloganlarını yazarak gerçek niyetlerini ortaya koydular.

Bu olayıngerçekleşmesinden birkaç gün sonra Rum Savunma Bakanı Fivos Klokkaris, "Öğrenciliğin askerlikle hiçbir alakası yok ama öğrencilerimizi birer savaşçı haline getireceğiz. Askeri eğitimin ana konusu budur" diyerek ne hedefinde olduklarını yüreklice ortaya koyuyorlar!

Kısa bir süre önce ise 27 Haziran tarihinde Güney Kıbrıs'a geçerken arabasında yapılan aramada Karşıyaka'da mimarlığını yaptığı inşaatların proje dosyası bulunduğu gerekçesiyle Rum polisi tarafından tutuklanan mimar Osman Sarper bugün oldu halen Güney’de Rum hapishanesinde kötü koşullarda hayat mücadelesi veriyor. Sarper tansiyon hastalığı da var ve acı içinde...

Sarper tutuklanıyor, çünkü arabasında bulunan planlarda kuzeyde eski Rum malları üzerine inşaat yaptığı için Rumlar kendisini tutukluyorlar. Sarper gibi bugün eski Rum arazileri üzerine yapan her Türk Rumlar tarafından kara listeye alındı ve yargılanması istenecek. Peki bizim hükümet ne yaptı? Sadece olayı kınamakla yetindi. Bir israil bile sırf bir askeri Filistinlilerce kaçırıldı diye Gazzeyi yerle bir etti. Biz haklı olduğumuz durumda yaptığımız hiçbirşey yok. Rumlara kendi toprağımızı veriyoruz. Vermek için çırpınıyoruz. İnsan hayatımı yoksa Toprakmı önde gelir dersek tabiki Toprak ama bu hükümet kendi toprağını kendi eliyle gavura veriyorsa tabiki Saper olayında birşey başaramayacaklar...Ne de olsa onlar da bu düzenin adamı...

Rumların kucağına bizi itenler, sanıyorlarki ilelebet yüksekte kalacaklar...Bunu hep birlikte göreceğiz. Güney’de kötü koşullarda suçsuz olduğu halde tutuklu olan Osman Sarper için gerekli çalışma yapılmalıdır. Sarper bir Kıbrıs Türküdür. O da bir vatan evladıdır. Hedef açıkca Gambari-Papadopulos-Talat görüşmesinde ortaya konmuştur. KKTC Devleti yok edilecektir. Bunun gerçekleşmesi yıl sonuna kadar hedeftir. Hedef Rum tezi yani Birleşik Kıbrıs’tır! Hedef Rum göçmenlerin geri dönmesidir! Hedef Rum hükümranlığının kuzey’de hakim olmasıdır. Abraporlarında da “Kıbrıs Cumhuriyeti” yani Rum hükümranlığı kuzeyde uygulanmadığı ama kuzeyin de Rumlara ait olduğu vurgulanılırken bizim taraftakiler nerden bahsdiyorlar???

Saygı ve Sevgilerimle,