Arama


GusinapsE - avatarı
GusinapsE
Ziyaretçi
20 Temmuz 2006       Mesaj #32
GusinapsE - avatarı
Ziyaretçi
POLoNEZKÖY
İstanbul’un yanıbaşında ilginç bir köy var: Polonezköy! Alışılmış köylere hiç benzemeyen yeşile boğulmuş, çağdaş bir yerleşime "köy" demek aslında biraz uygunsuz düşüyor ama resmi statüsü böyle.

Baharla birlikte yaz sonuna kadar hafta sonları oldukça kalabalık oluyor, diğer günler daha sakin.

Güzel, geniş bahçeli yapıları; lokantaları, piknik alanları, yürüyüş, koşu ve bisiklet parkurları, biraz bakımsız da olsa ata binerek yemyeşil doğanın içinde bol oksijenli geziler ilginizi çekiyorsa hemen Polenezköy’e gidin. İstanbul’un burnunun dibinde, Anadolu yakasında oturanlar için yarım saat bile sürmüyor. İsterseniz bir akşam yemeğine gidip dönebilirsiniz. Eski adıyla Adampol, yeni adıyla Polonezköy bir Polonyalı köyü.

Peki ne arıyor İstanbul’da Polonyalı köyü ? İşte kısa hikayesi :
1842’de Polonya işgal edilip paylaşılıyor. Prens Adam Czartoryski sürgünde bulunduğu Paris’ten bağımsızlık için mücadele başlatıyor. 1856’da Osmanlı, Kırım Savaşı’na girerken Polonya’dan kaçan asker ve sivilleri toparlayıp Osmanlıyla birlikte savaşaşa katılıyor. Savaş sonrası da Sultan Abdülmecit burada bir köy kurma izni veriliyor. Aslen Polonyalı, sonradan Osmanlı Mehmet Sadık Paşa kendi yazlık çiftliğinin bulunduğu bu köyde yerleşime önayak oluyor. Daha önce köyün sakinleri olan Katolik Lazarist dinadamları da köyü terkediyorlar. Polonyalılar o gün bu gündür burada oturuyorlar. Gerçi gençleri çoğunlukla yurtdışına gittiği, yazlık edinen kentliler de çok arttığı için köyün Polonyalılığı biraz sulandı ama gene de ana karakterini koruyor. Çevreyi kendi anlayışlarına göre düzenleyen, kendi mimari anlayışları ile evler kuran göçmenler Padişah Abdülmecit’in tarımsal üretimlerini vergiden muaf tutmasının da etkisiyle bir daha ülkelerine dönmediler.

Polonezköy kar altında da bir başka güzeldir. Avcıların da gözde yerleri arasındadır.

Tereyağının, peynirin en iyisinin üretildiği köyde bahçe içinde yemek yiyebilirsiniz. Misafirperverlikleri ile tanınan köy sakinleri sizi gerçekten misafir gibi ağırlayacaklardır. Özel Polonya yemekleri yapan az sayıda yer de halen mevcut.

Yaşlılar dünyadan, gençler de ülkeden göçtükçe bu çok orijinal köyden pek bir şey kalmayacak gibi. Köyün özgün mimari özelliği, yörede ardarda yapılan yeni yapılarla şimdiden gölgede kaldı. Geleceğe ne kalacağı ise meçhul.

Pansiyonlarda kalmak istemezseniz iki de otel var.

Köyde bahçeli çok sayıda lokanta da var. Dilerseniz piknik yapacak alanlar ve bisiklete binmek ve yürüyüş için de harika parkurlar bulacaksınız.

Köyün en ünlü ürünü kiraz. Haziran ayında giderseniz iyi kiraz yeme ve satınalma fırsatınız olur. İstanbul’un bin rengi varsa biri de işte bu ilginç köy. Özgünlüğü tamamen yitip gitmeden bir görün. Hemen bu hafta sonu gidin

Evlerin çoğu pansiyon ve lokanta. Tereyağının, peynirin en iyisinin üretildiği köyde bahçe içinde yemek yiyebilirsiniz. Misafirperverlikleri ile tanınan köy sakinleri sizi gerçekten misafir gibi ağırlayacaklardır güzel ve bakımlı bahçelerinde

Polonezköy her mevsim güzeldir. Özellikle de bahar aylarında. Çimenlere yayılıp piknik yapmanın keyfine diyecek olmaz.
Son düzenleyen _Yağmur_; 26 Nisan 2016 16:33