Üye Ol
Giriş
Hoş geldiniz
Misafir
Son ziyaretiniz:
10:27, 1 Dakika Önce
MsXLabs Üye Girişi
Beni hatırla
Şifremi unuttum?
Giriş Yap
Ana Sayfa
Forumlar
Soru-Cevap
Tüm Sorular
Cevaplanmışlar
Yeni Soru Sor
Günlükler
Son Mesajlar
Kısayollar
Üye Listesi
Üye Arama
Üye Albümleri
Bugünün Mesajları
Forum BB Kodları
Your browser can not hear *giggles*...
Your browser can not hear *giggles*...
Sayfaya Git...
Salı, 10 Mart 2026 - 10:27
Arama
MaviKaranlık Forum
Göğüs Hastalıkları
-
Tek Mesaj #2
Misafir
Ziyaretçi
15 Ocak 2010
Mesaj
#2
Ziyaretçi
pnömoni
Zatürre
veya tıptaki adıyla
pnömoni
, bir veya birkaç akciğer lobunun iltihaplanması şeklinde ortaya çıkan, daha çok küçük çocuklarda, ileri yaştakilerde ve kronik bir hastalığı bulunan kişilerde daha ağır seyreden ve bazen ölümle sonuçlanabilen ateşli bir hastalıktır. Genelde kış aylarında görülen bu hastalıkta akciğerlerde bulunan hava kesecikleri iltihaplı bir sıvıyla dolar. Akciğerlerin görevi olan oksijen alış veriş işlevi bozulur ve bu nedenle kanda oksijen düzeyi azalır.
Plörezi
Plörezi
veya
zatülcenp
, akciğeri çevreleyen akciğer zarının (pleura) iltihaplanmasıdır. Farklı bulaşıcı olan ve olmayan nedenlerden dolayı ortaya çıkabilir. Genelde belirtileri hastalıktan sonra bir süre daha devam edebilir. Ayrıca plörezi, plevral efüzyon
(akciğer zarlarının arasında sıvı toplanması)
ile eş anlamlı olarakta kullanılmaktadır.
Verem
Verem
veya
tüberküloz
, ana etkeni
Mycobacterium tuberculosis
(
Koch basili
) olan enfeksiyon
hastalığıdır.
Hastalığa halk arasında
ince hastalık
da denilmektedir. Verem, asıl olarak akciğerlerdekan ve lenf yoluyla tüm vücuda dağılabilen bakteriyel, bulaşıcı, süreğen bir hastalıktır.
yerleşen, fakat
Bacille Calmette ve Guérin adlı iki araştırmacı, 1920’lerin sonunda vereme karşı bir aşıaraştırmacının adına atfen bu aşıya BCG adı verilmiştir.
geliştirmişlerdir. Bu iki
Bronşektazi
Bronşektazi
(
bronş genişlemesi
), bronşların doğuştan ya da sonradan 'geri dönüşsüz' biçimde genişlemesidir. Bronş genişlemesine, çeşitli biçimlerde ve bronş ağacında değişken yaygınlıkta rastlanabilir. Doğumsal olduğu kadar, bronşlara yerleşen enfeksiyon etkenlerinden de kaynaklanabilen geri dönüşümsüz bir bozukluktur. İltihaplanma ilerlediğinde ilk kez iltihaba bağlı yüksek ateş, halsizlik, üşüme gibi belirtilerle enfeksiyon fark edilebilir.
Akciğer kanseri
Akciğer kanseri
akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır. Bu kontrolsüz çoğalma, hücrelerin çevredeki dokuları istila etmeleri veya akciğer dışındaki organlara yayılmaları ile (metastaz) sonuçlanabilir. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) raporuna göre akciğer kanseri tüm dünyada kanser türleri arasında, erkeklerde en sık ölüme neden olan birinci, kadınlarda ise ikinci kanser türüdür[1], ve tüm dünyada her yıl yaklaşık 1.3 milyon ölüme neden olmaktadır.
Ölüm oranı (mortalitesi) oldukça yüksek olan bu kanser türünde dünya genelinde sigara içme alışkanlıklarındaki değişmeye bağlı olarak alttiplerinde ve kadınlarda görülme oranlarında değişimler olmuştur. Akciğer kanserinin en sık nedeni uzun süreli olarak tütün dumanına maruz kalmak olmakla beraber, tüm akciğer kanserli hastaların %15'e ulaşan bir oranı sigara içmeyenlerden oluşmaktadır. Akciğer kanseri birçok faktöre bağlı olarak ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu nedenler arasında; genetik faktörler, radon gazı, asbest ve hava kirliliği gibi faktörler sorumlu tutulmaktadır.
Akciğer kanserinin belirtileri hastalığın nerede başladığına, nasıl yayılmış olduğuna, ve vücudun hastalığa tepkilerinin varlığına bağlı olarak farkedebilir. En sık görülen belirtileri, nefes darlığı (dispne), öksürme (kanlı öksürme da dahil) ve kilo kaybıdır. Bu belirtiler sadece akciğer kanserine özgü olmadıklarından hastaların tanı almaları gecikebilir. Akciğer kanseri, göğüs röntgeni ve bilgisayarlı tomografi (BT) ile görülebilir. Kesin tanı, biyopsi ile konmaktadır. Biyopsi genelde bronkoskopi veya BT-yardımlı biyopsi ile yapılır. Tedavi ve prognozu belirleyen faktörler; kanserin histolojik tipi, kanserin evresi, ve hastanın genel performans durumudur. Akciğer kanserinin birçok histolojik alttipi olmasına karşın, klinikte genellikle
küçük hücreli
ve
küçük hücreli dışı
akciğer kanseri olmak üzere iki başlıkta incelenir, çünkü tedavide izlenecek yolu bu gruplandırma belirler. Küçük hücreli akciğer kanseri tedavisinde kemoterapi ve radyoterapi tercih edilirken, küçük hücreli dışı kanserlerde ilk tercih cerrahidir.
Akciğer kanserinin görülme oranı yaşla artar, genelde 50-70 yaşlarında görülür. Akciğer kanserinin erken evrelerde beş yıllık sağkalımı %60-70 iken, ileri evre olgularda bu oran %5'in altına düşmektedir. Tüm alttipler ve evreler göz önüne alındığında, tedavi ile beş yıllık sağkalım oranı %14'tür
Akciğer zarı
Akciğer zarı
, (pleurae ya da plevra) akciğeri çevreleyen zarımsı iki dokudan oluşur. Dış zar göğüs duvarına bağlıdır (pariteal pleura) içteki ise akciğere ve diğer iç dokulara bağlıdır (visceral pleura). Bu iki zar arasında "zar boşluğu" adı verilen ince bir boşluk bulunur. Bu boşluk akciğer tarafından üretilen bir sıvı ile doludur.
Mediasten
Mediasten
veya
mediastinum
göğüs kafesinde yer alan, akciğerlerin arkasında kalan bölüm. Toraksındiyaframa kadar uzanır. Kalp, kalbin büyük damarları, özafagus, trakea, frenik sinir, kardiak sinir, timus ve mediasten lenf nodlarını ihtiva eder. 3 bölüme ayrılır.
üstünden,
Ön mediasten
: Perikardın önü, sternumun arkasında yer alır.
Orta mediasten
: Ön ve arka mediasten arasında kalan kısım
Arka mediasten
: Perikardın arka kenarları, büyük damarlar ve vertebra korpusları arasında kalan kısımdır.
Astım
Astım
, solunum yollarının süregelen bir iltihap sonucu aşırı derecede duyarlı olmasına ve bazı etkenlerle zaman zaman daralmasına neden olan bir solunum yolu hastalığıdır.
Kaynak:Vikipedi
BEĞEN
Paylaş
Paylaş
Cevapla
Kapat
Saat: 10:27
Hoş Geldiniz Ziyaretçi
Ücretsiz
üye olarak sohbete ve
forumlarımıza katılabilirsiniz.
Üye olmak için lütfen
tıklayınız
.
Son Mesajlar
Yenile
Yükleniyor...