Arama


virtuecat - avatarı
virtuecat
Ziyaretçi
4 Ağustos 2006       Mesaj #1266
virtuecat - avatarı
Ziyaretçi
Yil, 1915.
Çanakkalede kan gövdeyi götürüyor.
"Geçerim" diye saldiran emperyalistlerin insan kaybi, 200 bini asmis...
"Geç de görelim" diyen dedelerimizin kaybi ise, 250 binin üstünde...
Mermiler havada çarpisiyor.
Cesetler toplanamayacak kadar çok...
Bu inanilmaz kiyima ragmen, Ingiliz Hükümeti durumdan memnun.
Çünkü gerçegi bilmiyor.
Çanakkaledeki Ingiliz cephe komutani, "Vaziyet gayet iyi... Bugün yarin
geçeriz" raporlari gönderiyor devamli...
O sirada genç bir gazeteci var orada.
Avustralyali.
Melbourne Age Gazetesinin muhabiri.
Görüyor ki, durum kel...
Hadise, hiç de Ingiliz komutanin anlattigi gibi degil.
Türkler kafaya koymus...
Kuru ekmek yiyor, bulursa üzüm hosafi içiyor, sakir sakir ölüyor... Ama
geçirmiyor.
Avustralyali oldugu için özellikle dikkatini çeken bir konu daha var.
Ingiliz komutanlar, karargâhta klasik müzik esliginde viski yudumlarken,
Anzaklar patir patir gidiyor. En son iki tabur Anzak gönderiyorlar bir
bölgeye... Türklerin, iki taburu yok etmesi iki saat bile sürmüyor.
Üstelik, müthis bir sansür var.
Yazdigi haberler, Ingiliz yetkililer tarafindan engelleniyor.
Bakiyor ki, olacak gibi degil...
Sariliyor kaleme, tüm gerçekleri tek tek anlattigi, 8 bin kelimeden
olusan,


Gelibolu Mektubu"nu yaziyor.
Özeti su:
"Çanakkale geçilemez... Hemen çekilin."
Ve bu mektubu, sansürden kurtulmak için Avustralya Basbakanina "elden"
ulastiriyor.
Avustralya Basbakani mektubu okuyor, gözlerine inanamiyor ve acilen, yine
"elden", Ingiltere Basbakanina ulastiriyor.
Ingiltere Basbakani mektubu okuyor, Savas Kabinesini topluyor, orada bir
daha yüksek sesle okuyor...
Gizlice arastiriliyor.
Mektup dogru.
Hatta az bile yazilmis.
Cephedeki Ingiliz komutanin, kendi poposunu kurtarmak için palavra attigi
anlasiliyor.
Ve karar veriliyor.
Komutan görevden aliniyor.
Emperyalistler, Çanakkaleden çekiliyor.
Yazdigi mektupla savasin sona ermesini saglayan genç gazeteci,
Avustralyada"kahraman" gibi karsilaniyor.
"Sir" ünvani veriliyor.
E tabii kapilar açiliyor...
Savasa "muhabir" olarak giden gazeteci, savastan sonra "gazete sahibi"
oluyor.

Yil, 1952.
Çanakkalede savasin kaderini degistiren "sir gazeteci" vefat ediyor.
Bir tane oglu var...
O zamanlar, 21 yasinda.
Babasinin gazetesinin basina geçiyor.
Çalisiyor, çalisiyor, çalisiyor.
Avustralyaya sigmiyor...
ABDye, Avrupaya el atiyor.
Bugün, 75 yasinda.
Dünya medya imparatoru.
75 televizyon kanali...
175 gazetesi var.
TV kanallariyla 600 milyon izleyiciye, gazeteleriyle 11 milyon okuyucuya
hitap ediyor.




Yil, 2006...
Çanakkalenin "dövüserek" geçilemeyecegini ilk anlayan "sir gazeteci" nin
oglu, Çanakkalenin nasil geçilecegini gösterdi...
EFTyle.
Basti parayi, TGRTyi aldi.
Ismi, Rupert Murdoch.