Üye Ol
Giriş
Hoş geldiniz
Misafir
Son ziyaretiniz:
07:24, 1 Dakika Önce
MsXLabs Üye Girişi
Beni hatırla
Şifremi unuttum?
Giriş Yap
Ana Sayfa
Forumlar
Soru-Cevap
Tüm Sorular
Cevaplanmışlar
Yeni Soru Sor
Günlükler
Son Mesajlar
Kısayollar
Üye Listesi
Üye Arama
Üye Albümleri
Bugünün Mesajları
Forum BB Kodları
Your browser can not hear *giggles*...
Your browser can not hear *giggles*...
Sayfaya Git...
Cuma, 23 Ocak 2026 - 07:25
Arama
MaviKaranlık Forum
Kocacenk Efsanesi
-
Tek Mesaj #1
_Yağmur_
VIP
VIP Üye
23 Nisan 2010
Mesaj
#1
VIP
VIP Üye
Kocacenk Efsanesi
Kocacık yöresine Türkler gelmezden önce burada Rimler yaşarmış. Onların bir de
"Kralları"
varmış.
"Kral"
doğal yapılı olan kalâda yaşarmış. "Kala" yüksekte bulunduğu için oradan olan biteni gözetlermiş. Günün birinde Türk askerinin
"Kupensina"
adında,
"Kalâ"
dan 10 km. uzaklıkta bir yere gelip çadırlarım kurmağa başladıklarını görmüş, askerlerin savaşçı olup olmadıklarını, kendi askerlerinin gelenlerle başa çıkıp çıkamayacağını anlamak İçin şu denemeyi yapmış:
O yörede bulunan en güzel genç kızları toplamış. Onları en iyi giysilerle giyindirmiş. Ellerine, içinde türlü tatlılar ve yemişler bulunan tepsiler vermiş. Bunları Türk askerine satmak maksadıyla onların yerleşmiş bulundukları yere göndermiş.
Kızlar çadırlarını kaldırmakla uğraşan Türk askerlerin yanına gelmişler. Türk askerleri ise onlara doğru hiç başlarını bile kaldırmamışlar. Böylelikle genç kızlar hiçbir şey satamadan geri dönmüşler.
Olayı bir bir
"Kral'
a anlatmışlar. O zaman
"Kral"
Türk askerinin çok cesur olduğunu ve buraya yenmek için geldiğini anlamış. Kendi ailesini toplamış. Bulunan bütün zenginliğini "Kala" içinde saklamış. Yardımcılarına edebildikleri kadar savaş yapmalarını emredip geceleyin oradan kaçmış. Yanına bir miktar asker de almış. Bütün atların nallarını tersine nallatmış. Bunu, Türk askeri izleri görünce
"Kalâ"
ya daha da yardımın geldiğini zannetmesi için yaşmış.
Türk askeri birkaç gün dinlendikten sonra
"Kalâ"
ya saldırmış, ama orada epeyce asker bulunduğundan üstelik "Kala" çok yüksek olduğundan dolayı birkaç gün "Kalâ"nın kuşatması ve kanlı savaş sürmüş. Birkaç günden sonra Türk askeri
"Kalâ"
ya gelen suyun nereden olduğunu anlamış. Aslında iki-üç bin metre uzakta bulunan
"Kırmızı Su"
kaynağından deriden yapılmış oluk vasıtasıyla
"Kalâ"
ya su gelirmiş. Bunu anlayan Türk askeri oluğu keser.
"Kalâ"
da bulunan askerler susuz kalınca son hücuma girişir. Kanlı savaş başlar. Kumalılar kaçmağa başlamışlar. Ama, onların peşinde, Türk askeri şöyle dursun, savaşta kılıçla kafaları kesilen Türk askerleri bile kellelerini koltuklan altına alıp koşarmışlar. Bunu gören Romalılar şaşkın şaşkın kaçmış, bir daha buraya dönmemişler. Onların peşinden koşan kesik başlı Türk askerleri ise ancak üçbin metre sonra yere düşüp şehit olmuşlar. Öylelikle o yer bir şehitlîk olmuş. Bugün bile o yerin adı Kocacik diliyle
"Şiitlık"
diye adlandırılır. Kalenin etrafında büyük savaş olduğundan dolayı o yere
"Kocacenk
" yeri adı verilmiş ki zaman gittikçe Kocacenk
Kocacık'e dönmüştür.
Yukarı yazmış olduğum efsaneyi hemen bütün yaşlı Kocacik'liler anlatmaktaydılar.
Kaynak
BEĞEN
Paylaş
Paylaş
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
Cevapla
Kapat
Saat: 07:25
Hoş Geldiniz Ziyaretçi
Ücretsiz
üye olarak sohbete ve
forumlarımıza katılabilirsiniz.
Üye olmak için lütfen
tıklayınız
.
Son Mesajlar
Yenile
Yükleniyor...