palas
Fr. palace
a. 1. Lüks otel veya gösterişli yapı:
'Tanınmaz, anonim bir insan olmanın zevkine vardığımız oteller, palaslar yoktu.' -A. Ş. Hisar.
2. sf. argo Kolay, rahat: Yarınki derslerin hepsi palas.
3. sf. argo Kolaylık gösteren, hoşa giden (nesne, kimse, yer).
Güncel Türkçe Sözlük
palas Far. pel¥s
(II) sf. hlk. Keçi kılından dokunmuş kaba kilim, yaygı.
Güncel Türkçe Sözlük
palas
Büyük çocuk.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
palas
1. Kaz.
2. Keklik yavrusu.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
palas
Çeşme.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
palas
1. Halı.
2. bk. palaz (X)-3.
3. bk. palaz (X)-2.
4. Minder.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
palas
Börek.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
palas
Keçi kılından, pamuktan dokunmuş kaba kilim, yaygı.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
palas
Eskimiş kilim, keçe, çul, çuval.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
palas
Eski kilim parçası.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
palas
Büyük ve uzun yolluk, kilim
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
palas
Kıldan yapılmış kilim
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
palas Fr.palace
1. Lüks otel veya gösterişli yapı:
'Tiyatro, sinema, bar, randevuevi, vesikalı ev, balo, salon, sosyete, ünyon, palas'' -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 327.
2. argo Kolay, rahat.
3. argo
Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü
Palas
Kayseri ili, Sarıoğlan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.