örselemek
TDK,Türk Dil Kurumu
(-i)
1 . Yıpratmak, eskitmek, hırpalamak, zedelemek:
"Geçen zaman beni örseledi."- R. Mağden.
2 . mecaz Gücünü azaltmak, canlılığını gidermek, sarsmak:
"Naciye Hanım, kalkık kaşlarıyla başını sallayarak meclisin sükûtunu örseledi."- P. Safa.