Kelime olarak öğüt; "bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz, nasihat" anlamına gelir.
Bunu biraz açacak olursak öğüt; çoğunluğu teşkil eden orta tabakaya hitap yoludur. "Öğüt" demekle yetinmeyip "güzel" sıfatıyla nitelendirilmiş olması dikkat çeker. Bir şeyin güzelliği, sevilmesi, faydalı, müsbet, kaynaştırıcı, uzlaştırıcı, ümit verici, faaliyete, hayra, iyiliğe, doğruya sevkedici, özetle tatminkâr olmasıyla doğru orantılıdır.
Vaazlar, hutbeler, sohbet konuşmaları "öğüt" cümlesinden olup "güzel" niteliğini taşımak zorundadırlar. Masallar, hikâyeler, atasözleri ve vecîzeler, şiir ve manzumeler de güzel öğüte dahil edilebilebilirler. Atasözleri, şiir, manzume ve vecîzeler, modern propagandanın basitleştirme kuralına uygunlukları yani açık olmak ve özetleyici bir üslûpla birçok şey ifade etmeleri sebebiyle "kulaklara küpe" olabilmektedirler. Açık formüller halinde olaylar ve rakamlarla bîr fikir ifade etmenin, uzun boylu izahlardan çok daha etkili olduğunu unutmamak gerekir. Örneğin;
"Yiyin, için. İsraf etmeyin." âyet-i kerîmesi ne kadar tam ve unutulmaz bir açıklık ve genelliğe sahiptir.
Son düzenleyen Safi; 11 Aralık 2015 16:50
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!