Arama


Daisy-BT - avatarı
Daisy-BT
Ziyaretçi
22 Ekim 2010       Mesaj #52
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi

Ad:  istanbul_paradoksu.jpg
Gösterim: 418
Boyut:  22.5 KB

Yazarı: Pelin Derviş
Yayınevi:
Garanti Gallery

Milyonlarca insanın yaşadığı bir metropol İstanbul. İnşai faaliyetler hiç bitmiyor, öyle ki ufuk çizgisi görünmez oldu. Sınırları da gitgide büyüyor, öyle ki bir kent olmaktan çoktan çıktı, o bir bölgeyi tanımlıyor artık. Binlerce yıllık tarihi birikimi, tekil restorasyon, yeniden işlevlendirme, yıkıp yeniden yapma projelerinin yanı sıra çeşitli ölçeklerde ve çok sayıda kentsel müdahalelerle sürekli can buluyor/veriyor, yeni yüzler ediniyor. İstanbul’a sadece böyle bakarak mimari üretim adına çok güçlü bir potansiyelin varlığından söz etmek mümkün olmalı.

İstanbul’da mimarlık fakültesi olan üniversite sayısı 10. Mimari yayınların çoğu (süreli/süresiz) yine İstanbul’da basılıyor. Acaba bu mimarlık ortamında gerek düşünsel gerek fiziksel üretimle/katılımla ya da sadece tanık olarak var olmak ne demek? İstanbul’da yaşayan ve mimarlık pratiğini birbirinden farklı yaklaşımlarla, yollarla gerçekleştiren 45 yaş altı üç mimar bireysel deneyimlerinden hareketle bu metropol ve mimarlığı üzerine konuşmaya başlarsa ortaya neler dökülür? Ortaya dökülenler ne kadar öznel ya da ne kadar nesnel olur? İstanbul’da dillenen söylemlerle nasıl ilişkilenir? “istanbul para-doksa” ne eksiksiz bir mimarlık ortamı tariflemenin ne de yeni söylemler geliştirmenin peşinde. “istanbul para-doksa” bu kaygılardan uzak bir tartışmanın ürünü, en anlamlı tarafı da bu kimlikle günümüzden bir kesit sunuyor olması.

Mimdap