Üye Ol
Giriş
Hoş geldiniz
Misafir
Son ziyaretiniz:
14:07, 1 Dakika Önce
MsXLabs Üye Girişi
Beni hatırla
Şifremi unuttum?
Giriş Yap
Ana Sayfa
Forumlar
Soru-Cevap
Tüm Sorular
Cevaplanmışlar
Yeni Soru Sor
Günlükler
Son Mesajlar
Kısayollar
Üye Listesi
Üye Arama
Üye Albümleri
Bugünün Mesajları
Forum BB Kodları
Your browser can not hear *giggles*...
Your browser can not hear *giggles*...
Sayfaya Git...
Salı, 03 Şubat 2026 - 14:07
Arama
MaviKaranlık Forum
Fıkıh Mezhepleri - Hanefi Mezhebi
-
Tek Mesaj #5
Daisy-BT
Ziyaretçi
22 Kasım 2010
Mesaj
#5
Ziyaretçi
İmâm-ı Azam Ebû Hanife Numan bin Sabit tarafından kurulmuş olan Hanefilik dört fıkıh mezhebinden birisi ve en yaygın olanı. Kûfe'de (Lak) doğup büyüyen İmâm-ı Azam Ebû Hanife dönemin başta gelen ilim merkezlerinden olan Kûfe'de düzenli öğrenim görmüş, seçkin alimlerden Kur'an ve hadis tahsil etmiştir. Hocalarının önde geleni Hammad'dır. Ebû Hanife Hammad'a tam 28 yıl talebelik etmiştir.
Kur'an okumada üstad olan İmam Âsım'dan da Kur'an öğrenmiştir..
lmam-ı Azam Ebû Hanife; Kitab, Sünnet, İcmâ; Kıyas ve Istihsan de
lilleriyle karara varırdı. Sünnet uyulan yol demektir. Peygamberimizden geldiği açıkça sabit olan Sünnet ile fakın sahabilerin sünnetlerini kapsar. Sünnet, bazen söz, bazen de hüküm itibariyle meşhur olur. Hz. Peygamber ve ashabının sözleri, hükümleri yayışları her zaman bütün İslam bilginlerince alınmış ve taklid edilmiştir.
Sahabiîerden sonraki neslin, yani tabiînin taklid edilmesi konusunda iki görüş vardır. Bir görüşe göre, sanabildi gören tabiin taklid olunur; ikinci görüşe göre ise tabiîn taklid olunmaz. Ebû Hanîfe de, ikinci görüşün taraftariarındandır. O, "Onlar da insan biz de insanız" diyerek rey*i savunur, taklidçiliğe karşı çıkar.
Ebû Hanife, hadisleri sıkı bir incelemeden geçirip takdir ederdi. Kur'an'ın genel hükümlerini tahsis eden "abâd hadis"lerle amel etmezdi. Yani tek yoldan gelen haberi (ahad haberi), ancak daha kuvvetli delil olduğu zaman terkederdi. Küfelilerin hadis ve fıkhına bütünüyle vâkıftı.
Ebû Hanife, her fıkhi meseleyi inceler ve başkalarıyla tartışır ve sonra ortaya koyardı. İslam dünyasında "Tevhîd" ilmi'ni ilk kez tahsil edip ortaya koyan odur. "Fıkhu-l-Ekber", "el-Alim ve'l-Müteallim" adlı kitaplarında İslam inanç ve ibadet esaslarını düzenli biçimde ortaya koyan da yine o olmuştur.
Gerçekten seçkin bir fakih olan Ebû Hanife, İslam fıkhında hüküm çıkarma (istinbat) için rağlam esaslar koymuş ve bunların sınırlarını belirlemiştir. Dinin kaynaklarından hüküm çıkarmak için yeni bir metod getirmiştir. Getirdiği bu metod içtiha-din bütün türlerini içine almaktadır. İmam-ı Azam, hüküm verme ve içtihatta bulunma metodunu şöyle açıklar: "Ben Allah'ın Kitabı ile hüküm veriyorum. Kitapta bulamazsam Re-sulullah'ın sünnetine sarılıyorum. Allah'ın kitabında ve Resulü'nün sünnetinde bir hüküm bulamadığım zamanlarda, sahabilerin sözlerine bağlanıyorum. Yalnız sahabîlerden istediğim kimselerin sözlerini alıyor, istemediğim kimselerin sözlerini almıyorum. Fakat iş, İbrahim en-Nebal, Şa'bi, ibn Şirin, Ata b. Ebî Rabah ve Said b-el-Müseyyeb gibi tabiînin sözlerine gelince; onlar nasıl içtihad etmişlerse ben de öyle içtihad ediyorum."
Ebû Hanife'nin bu ifadeleri, Hanefiliğin, önce Kitap, sonra Sünnet ve sahabelerin sözleri, daha sora da kıyas ve istihsan esaslarına dayandığını; tabiinin söz ve görüşlerine bağlı kalmadığını gösterir. Bu durum ise, Hanefiliğin görüşlerinin esas itibariyle naslara dayalı olduğunu ifade eder.
Ancak hanefilikte, doğrudan naslar-la çözümlenmeyen meseleler, kıyasla halledilmiştir. Kıyas uygulaması mümkün olmadığı zaman da istihsâ-ne başvurulmuştur. Istihsanla da bir netice elde edilmezse, Müslümanların örf ve taâmüiüne göre fetva verilmiştir.
İslam Ansiklopedisi
BEĞEN
Paylaş
Paylaş
Cevapla
Kapat
Saat: 14:07
Hoş Geldiniz Ziyaretçi
Ücretsiz
üye olarak sohbete ve
forumlarımıza katılabilirsiniz.
Üye olmak için lütfen
tıklayınız
.
Son Mesajlar
Yenile
Yükleniyor...