Suskunluğum anlatacak sana seni ne çok sevdiğimi
Gökyüzündeki en parlak yıldızlarda kadehimi dolduracak bir koyu hüzün
Ve yüzün gelip geçecek gözlerimin önünden...
Bir gün seni deli gibi sevmeden bırakmayacağım ellerimden hayatı
Bu oyunda en yeni ve en katı kuralların dizlerimde donacak
Bir gün kırlangıç pencerene konacak
En sıcak duygularla çağıracağım seni
Bu bahar akşamında indirmeden yelkeni
Adını en ücra denizlerin gölgesine haykıracağım
En sıcak duygularla çağıracağım seni..
Seni ne çok sevdiğimi düşüneceğim zamansız zamanlarda
Bir gün seni sevmekten yorulacağım
Aynı yemini en başa alacağım gözlerinin önünde
En ıslak günlerimi sensizlikle kurutacağım
Bir gün susacağım deli çocuk
Bir gün en deli sözlerimi unutacağım
Gözlerim tanımayacak gözlerini
Ellememek için düşlerini dualarım dökülmeyecek sabahlarına
Gece yarılarına ve gün batımlarına dek
ölmeyeceğim yeniden yaşamak için
Yorgun günahlarını kaldırmayacağım uykularından
Gecenin en karanlık yerine kadar
hafakan doldurmayacak boşluklarımı
Ve melek ve insan ve şeytan
Ve kabussuz rüyaların ortasında kan buluşmayacak tutkuya inat
Yüreğimde ölüme meydan okurken hayat
Seni sensizlikle yaşatacağım
En sıcak duygularla kuşatacağım seni..
Vakti geçen yeminlerin gizini en uzak ormanlara anlatacağım
Aramayacağım kumsallarda izini
Duymak için son bir kez hikayeni
taramayacağım saçlarını sabahlara dek
Ve giderek kor olacak yangınlar yağmura inat
Hüzün gelip geçecek gözlerimin önünden
İçimdeki bu yalnızlık dinmeden
Seni yüreğimin en tenha köşesine fırlatacağım
En sıcak duygularla kandıracağım seni..
Her gece yüreğini iki kez çaldıracağım
Sabahları yine ben kaldıracağım kırgın uykularını rüyalarından
Güneş henüz sensizliğe vurmadan
gölgelere saklayacağım hatıraları
Seni bir sonbahar gibi sensiz bırakacağım
Senden bir sen yaratacağım sensizlik diye
Dönmem için geriye bir tek ölüm kalacak korkularından
Ve gerisi hezeyan olacak unutulduğun yerin
Artık bir adım ileri gitmeyeceğim
Ölümün ötesinde bekleyeceğim seni..