aşka kafiye yazarken
senden başka hece gelmiyor aklıma
aklıma sen düşünce oluyor ne oluyorsa
sanki avucumda uçabilme,
uçup kaçabilme,
kaçıp beni mahvedebilme ihtimali olan
bir kelebeksin
seviniyorum ara ara
kötü günlere inat
güzel günleri yadederken
bakıyorum resmine birkez
gözyaşların geliyor aklıma
gözyaşlarım
sana bir kez daha aşık oluyorum
düşmeye dur bir salise aklıma
zehroluyorum
özlemle alakalı dertlerim var
efkara muzdarip
nefesim oluyor her hatırlayışın
gecenin köründe
ya da sabahın şaşısı
farketmez
sen beni ne zaman unutsan
şair oluyorum
mahvoluyorum
ama bir duman
gözümün önünden yükselen
senden başka herşeye üfledim
efkarımın filtreli nikotinini
yalvarsam ne fayda
uçma ne olur kelebek
kaçma ne olur kelebek
beni mahvetme kelebek
olmasaydı ihtimallerim
ne ben şair olsaydım
ne sen şiir
dağ başında talan olmuş bir çiçek olsaydım
yeter ki bana konan tek kelebek sen olsaydın
özümü alsaydın...
sen sen oldukça
ben sen oluyorum aslında
neden çabuk geçiyor zaman
seni anma faslında
bilsen
ne karamsarlıklarım var
bilsen de
beni bir kez daha eleştirsen
aşka özürlülüğüm mesela
senden başkasını sevemeyişim
figüranlar sardı yörüngemi
yokluluğunun set aralarında
her sahnede sen oldun
her "memnun oldum da" sen
her "merhaba" da sen
gölgen oldu tüm endamlar
ben
seninle yürüdüğüm caddelere bakarken
bilsen
dağ başındaki çiçeğin matemini
ezipte geçsen
yeter ki
izi kalsın teninin yaprağımda
zehirin olsaydı attığın adımın
ilacı olsaydı
en hoş senden duyduğum seslenişi adımın
beni sesinle öldüren
adımınla gömen
bir intihar olsaydı
kelebek
beni de götür seni götüren poyrazla
bırakma yarı yolda
boşver
yağsın yağmur
belki filizlenirim sana
boşver
baran olsun
boran olsun
kar kış olsun yani
farketmez ölüm olsun seyrinde
her bakışım
"ya seni kaybedersem"li zulüm olsun kalbime
sen bana bir bak
ben ölürüm
sen bana bir bak
zulmüne çözülürüm
beter olsun seni üzen dünüden
seni en az sevdiğim gün
bu günüm olsun...