Arama

Sonsuz Aşk - Tek Mesaj #285

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
1 Eylül 2006       Mesaj #285
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
..
Seninle aşka dair konuşamıyoruz hiç, farkında mısın?
Issızlığımı konuşamıyoruz. Eksik heyecanlarımı, yitik fercimi, göz bebeklerinin kovuğunda titreyen bedenimi, bedevi düşlerimi konuşamıyoruz. Nedense ben senin teninin hayatta açtığı yarada irin bile olamıyorum. Aynı havayı soluyor ama, ortak paydaşı olamıyoruz bedenlerimizin. Kağıttan taşan yürek gibi taşıyorsun gözlerimden. Sesinin içinde yutkunuyorum. Gülüşünün içinde pimi çekili bir pusu oluyor öksüzlüğüm. Oysa dün gece nasılda güzeldin. Öyle avuçlarımın arasında, yaralı bir serçe soluğu gibi hızlı hızlı ve utangaç utangaç atıyordun. Dikkat etmesem kayıp gidecektin parmak uçlarımdan. O tanrısal kokunu çekemeden ciğerlerime uçup gidecektin. Bana öyle bir sokuluşun, kendini bana bir mabuda sunar gibi sunuşun vardı ki kendimi bir şey sanırdım. İçimde bir peygamber buğusu.. Başını göğsüme, bu eşkiya ini cehenneme öyle bir dayayışın vardı ki sanki seni koynuma aldığımda mağrur bir peygamber oluverirdim..
Gözlerinle ranza arkadaşıydık. Volta atardık aynı hengamede. Bu yabanıl acıların tortusu sinerdi ellerimize. Dudakların kafiyesizdi. Başkasının sevdalarına mikrofon uzatırdı hevesle.
Daha sana neler anlatacağım dinle..
Horlanmıs kelimeleri derleyip toplayıp, kendi kendini sırtından vuran bakışlarıma dayayıp sırtımı daha sana neler anlatacagım..
Beni tanımadığın anlarda..
Cafede ya da bir yerlerde pat diye dul kalırdım.. Şizofrendim anladığın.. Bunca yıldır yüksünmeden taşıdığım bu yürek, bir sığıntı, bir Rıfat Ilgaz romanı oluverirdi. Öyle boş süt şişeleri gibi koyuverirdin kapı önüne.. Sayende aşk sarhosluğu değil, şarabın emanet verdiği ve en fazla bir kaç saat süren üvey bir sarhosluğu, göğsümde bir madalya gibi taşırdım..
Oysa sen, olmayacak düşlerimi hayatın sayfaları arasında bir parça tebessüm eşliğinde kuruturdun. Benimse, içimde çürüyen gülüşler barınırdı. Hasretimi bir şiirle giderir, tenini bir kadınla harmanlardım. Yaralı bir delilik olurdu senden sonrası.. Bana sevdadan bahsetme.. Mücevher kutularında saklanır aşkın ötesi.. Bir hançer gibi süzülür gülüşün. Tedavülden azad bir türkü bulaşır dilime..
Sevmek istemesem de seni..
Hangi şiir şairini seçebilecek kadar lüks hayat yaşayabiliyor ve hangi sarmaşık kendi duvarını seçebiliyor..
Ağlarsam aldırma.. Gözlerimin mıntıka temizliğidir ağlayısım. Kocamış umutlarım, sesimin en uçurum yerinde sızar gözlerime.. Bir deprem ki sorma.. Eğitir zulmetini aşkın en som haliyle. Gözlerimin üvey kardeşidir kimsesizliğim.. Öyle gece mavisi gibi, çiğnenmemiş bir sırt ağrısı gibi sirayet eder ciğerlerime yokluğun. Beni tütüne kelepçelersin. Üstüme çevrilen silah namluları gibi, kah pe kurşunlar gibi damlarsa göz yaşlarım yanaklarıma, içimdeki umman, karlı kırçıllı bir iğne oyası gibi damlarsa yanaklarıma, aldırma..

Serkan Ertem