Arama

Refet Angın - Tek Mesaj #2

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
18 Mart 2011       Mesaj #2
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Refet Angın


Cumhuriyet'in Son Çalıkuşu'suna Veda

Biraz Reşat Nuri’nin Çalıkuşu’nda anlattığı ideal öğretmen Feride, biraz da Halide Edip’in Vurun Kahpeye romanında resmettiği, idealleri için ölümü bile göze alan Aliye’ydi.

Bütün bunların toplamı, Cumhuriyet’in ilk kadın öğretmenlerinden Refet Angın’ı özetliyor. 95 yaşında kaybettiğimiz Refet Hoca, unuttuğumuz ne varsa onları simgeliyordu aslında.

GELİBOLU’da, 18 Mart 1915’te doğduğu gün, Türk tarihinin dönüm noktalarından birisi yaşanıyordu. Tarihe, ‘Çanakkale Zaferi’ ismiyle geçecek olan bu önemli gün, ömrü başka zaferlere nakışlanacak Refet’in de bir bakıma kaderini çizecektir. Belki bunda, daha altı yaşında Mustafa Kemal’le karşılaşmasının da etkisi vardır. Çünkü, 1926’da, daha ilkokuldayken sınıflarına gelen Mustafa Kemal’in, ‘Çocuk, büyüyünce ne olacaksın’ sorusunu, hiç tereddütsüz ‘öğretmen’ diye cevaplayacak ve sözünde de duracaktır.

Fikri hür, vicdanı hür

Önceki gün 95 yaşında yitirdiğimiz Refet Angın, Mustafa Kemal’in, Tevfik Fikret’in ünlü şiirinden yola çıkarak söylediği, “Öğretmenler, Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” sözünün hem muhatabı, hem de uygulayıcılarından biri olacaktır hep. Hiç kuşkusuz bunda Mustafe Kemal ile yolunun sık sık kesişmesinin önemli bir etkisi vardır. Yıllar sonra ikinci karşılaşmaları, Refet’in hayatında bir yeni bir dönüm noktası olacaktır. Bu sefer, öğretmen okulundadır genç kızımız. Okullarını ziyaret edişinde çiçek takdim ettiği Atatürk’e, “Sözümü tuttum Paşam” derken haklı bir gurur duymaktadır elbette.



Alıntı

‘Tarih öğretmeni ol’

Ancak, nasıl demeli, küçük bir pürüz vardır sanki arada. Mustafa Kemal, “Ne öğretmeni olmak istiyorsun” sorusunu sormuştur bu kez ve genç öğretmen adayının verdiği cevaptan çok da memnun kalmamıştır. Çünkü, Refet Angın, “Matematik” diye cevaplamıştır bu soruyu. Mustafa Kemal ise koca Osmanlı İmparatorluğu’nun tarih bilinç ve bilgisizliğinden çöktüğünü gözleriyle görmüş birisi olarak başka bir şey önerecektir genç kıza: “Tarih öğretmeni ol çocuk, memleketimizin ciddi tarih öğretmenlerine ihtiyacı var...”

Doğrusu, memleketimizin ciddi tarih öğretmenlerine bugün her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı var aslında. Ama Refet Angın ve nesli, hiç değilse bir dönem, ciddi Tarih öğretmenliği ile tanıştırmıştır genç Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim sistemini. Şüphesiz, Prof. Dr. Fuad Köprülü’nün memlekete kazandırdığı modern tarih metodolojisinin büyük payı vardır bu gelişmede.

Alıntı

‘Sen geç kaldın’

1932’de Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen Birinci Türk Tarih Kongresi’ne Gelibolu Ortaokulu Tarih öğretmeni Refet Angın’ın da katılmasında şaşırtıcı bir taraf yoktur bu nedenle. Çünkü Türkiye’deki bütün tarih öğretmenleri davetlidir kongreye. Şaşırtıcı olan, Afet İnan’ın, “Bakın burada çok zeki, çok kültürlü, çok bilgili bir genç bir tarih öğretmeni var. Onu sizinle tanıştırmak istiyorum” diyerek henüz 22 yaşında olan Refet Hoca’yı Mustafa Kemal’e takdim etmeye kalkışmasıdır. Çünkü, Atatürk, “Sen geç kaldın, ben onu çocukluğundan beri tanıyorum” sözleriyle, Refet Hoca dışında herkesi hayretler içinde bırakacaktır.






Ömür boyu öğretmen


Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu romanında (1922) Cumhuriyet’in ideal öğretmeni ‘Feride’yi anlatırken Refet Angın’dan hareket etmemiştir ama herhalde Refet Angın, öğretmenlik yaptığı yıllar boyunca ‘Feride’ imgesini hep beraberinde taşımıştır. Çünkü Feride kadar idealist bir öğretmendir Refet Hoca da. 1923 yılında yayımlanan Halide Edip Adıvar imzalı ‘Vurun Kahpeye’ romanı ise yer yer mübalağa etmekle birlikte, idealist Cumhuriyet öğretmeni tipini, ‘Aliye Öğretmen’in şahsında bir kez daha getirecektir gündeme. Refet Angın, neredeyse bir ömür boyu eğitim camiasına hizmet vererek bu iki roman kahramanının canlı temsilcisi olarak gezinecektir görev yaptığı okulların koridorlarında.

Bir tarih kaybedildi

Bütün bunların ışığında bakıldığında, 95 yaşında hayata gözlerini kapatan Refet Angın, sıradan bir kayıp değildir elbette. İdealistler neslinin neredeyse son temsilcisi olan Refet Hoca’nın ölümü, idealizmin de ölümü olarak değerlendirilemez hiç şüphesiz. Ancak, en büyük rehberi idealizm olması gereken öğretmenlik mesleğinin içler acısı halini de hepimiz biliyoruz ne yazık ki. Umulur ki, Refet Angın’ın ölümü, bu mesleği yeniden tartışmak ve eski itibarına kavuşturmak için bir vesile olur.

Kaynak: Hürriyet




BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.