Arama

Kemal Sunal - Tek Mesaj #6

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
4 Nisan 2011       Mesaj #6
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Kemal Sual
Ailenin üç çocuğunun en büyüğüydü. Annesi ev hanımı, babası Mustafa Sunal işçiydi. Fizikî olarak babasına çok benziyordu. Sunal, çocukluk yıllarını Küçükpazar'da geçirdi. Çekingen biri olan Sunal, bazen dış dünya ile irtibatını kesiyordu. İlkokula başladığı gün, okula annesi ile beraber gitti. Annesi o gün sınıftaki bütün çocukların ağladığını ancak Kemal Sunal'ın hiçbir şey söylemeden yanında durduğunu söyledi. Ortaokul yıllarında efendi ve utangaç bir insan olarak tanınınsa da lisede çekingenliğinden kurtuldu. Ortaokulu bitirdikten sonra Vefa Lisesi'ne yazıldı. Lisede, ortaokul yıllarının aksine neşeli biri olarak tanındı. Arkadaşları ile birlikte haylazlık yapmaktan çekinmedi. Yine de sınıf başkanı olduğu için sorumluluk alan Kemal Sunal, bu sayede arkadaşları gibi zıvanadan çıkmadı. Öğretmenlerine karşı daha saygılı ve mesafeliydi. Ama muzipliğe karşı olmadı. Tiyatrocu olmak istediği için okulda müsamereler düzenledi. Tiyatroya olan ilgisi Felsefe öğretmeni Belkis Bakır'ın dikkatini çekti. Bakır, Kemal Sunal'a onu profesyonel oyunculuğa başlamasını sağlayacak kişiler ile tanıştırabileceğini söyledi. Ancak babası Mustafa Sunal, oğlunun tiyatrocu olma isteğine başlangıçta karşı çıktı. Belkis Bakır, bir süre sonra Mustafa Sunal'ı iknâ etti.
Ad:  kemalsunal4.jpg
Gösterim: 3817
Boyut:  57.4 KB

Neticede babası, Kemal Sunal'a tiyatrocu olması için izin verince, Belkis Bakır onu Kenter Tiyatrosu'na götürdü ve Müşfik Kenter ile anlaştı. Sunal'ın yer aldığı ilk tiyatro oyunu Deli İbrahim'di. Bu oyunda cellatın yardımcısını oynadı. Sunal'ın hiçbir diyaloğu olmamasına rağmen seyirci ona yine de gülüyordu. En başta Kemal Sunal ve Müşfik Kenter bu duruma pek anlam veremedi. Kenter Tiyatrosu'nda fazla kalmadı. Pendik Tiyatrosu'nun kurulacağını haber alınca oraya gitti. Uzun yıllar arkadaşlık yapacağı Bülent Kayabaş ile burada tanıştı. İkisi de oldukça fakirdi. Bazen pazardan domates çalmak zorunda kalıyorlardı. Pendik Tiyatrosu'ndaki gösteriye de fazla ilgi gösterilmeyince tiyatro kapatıldı. Ardından Kemal Sunal, Ayfer Feray ve Ulvi Uraz, Devekuşu Kabare Tiyatroları'nda yer almaya başladı.

Kariyeri
İlk Yıllar:
1964 yılında Ankara Bando-Mızıka birliğinde askerliğini yaptı. Sanat hayatı, Vefa Lisesi'nde amatör olarak "Zoraki Tabip" adlı tiyatro oyunuyla başladı. İlk kez Kenterler Tiyatrosu'nda profesyonel oyuncu olarak çalıştıktan sonra uzun süre Ulvi Uraz Tiyatrosu'nda, kısa süre Ayfer Feray Tiyatrosu'nda, son olarak da Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda görev aldı[2]. Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda oynadığı bir oyunda Ertem Eğilmez tarafından çok beğenildi ve böylece beyaz perdeye transfer oldu. İlk rolünü 1973 yılında Ertem Eğilmez'in yönettiği Tatlı Dillim adlı filmde uzun boyundan dolayı basketbolcu olarak aldı.Bunun ardından Ertem Eğilmez'in yönettiği kalabalık kadrolu filmlerde rol almaya başladı.
Kemal Sunal, 1974 yapımı Hababam Sınıfı filmindeki İnek Şaban rolünde.
1980 yapımı Devlet Kuşu filmindeki Mustafa karakterinin odasında asılı olan ve Kemal Sunal'ın Belmondo'ya benzediği fotoğraf.Kemal Sunal kendi ağzında, ilk yıllarını ve komediye yönelişini şu sözlerle dile getiriyor;
"Nasıl oldu bilmem, ben kendimi sahici bir sahnede seyircilerin arasında buldum. Ses Tiyatrosu'ndaki ilk rolüm çok kısaydı. Üç dakika sahnede ya kalıyor ya kalmıyordum. Öyle pek bir şey söylediğimi de hatırlamıyorum. Sahnenin bir ucundan girip öbür ucundan çıkıyordum. Ne yaptığımı da pek hatırlamıyorum; ama seyirci kahkahadan kırılıyor. Bu da benim hoşuma gitmişti. Bildiğiniz gibi o gün bugündür insanları güldürmeyi seviyorum.

Ustalık Zamanı
Türk sinemasında başta İnek Şaban tiplemesi olmak üzere canlandırdığı pek çok tiple sevenlerinin kalbinde taht kuran Kemal Sunal, 7'den 70'e herkesin sevgisini kazandı. İnek Şaban'ın sevilmesi ile birlikte Kemal Sunal, birçok filmde "Şaban" adlı karakteri canlandırmıştır.
1974 yılında evlendi. Ali ve Ezo adlarında biri kız diğeri erkek iki çocuğu oldu. 1977'de Antalya Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alan Sunal, oyunculuğu ve özellikle değişik tiplemesiyle Türk sinemasında komedi oyunculuğuna yeni bir soluk getirdi. 1990'lı yıllardan itibaren filmleri kesintisiz olarak televizyonlarda yayımlanmaya başlandı; ama kendisi bu gösterimlerden hiç para almadı.

Yüksek lisansı
12 Eylül öncesi dönemde yarım bıraktığı üniversiteyi, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü'nden mezun olarak 1995 yılında bitirdi ve ardından yüksek lisans yaptı. Tamamlanmasından sonra Tv ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü adıyla kitap olarak basılan yüksek lisans tezinde kendi filmlerinin sosyolojik incelemesini yaparak iktidarların sanat alanına yaptıkları ideolojik müdahaleyi irdeledi.

Ölümü ve Son Yılları
Hayatı boyunca toplam 82 filmde rol aldı. 3 Temmuz 2000 tarihinde Balalayka adlı filmin çekimlerine başlamak için Trabzon'a gitmek üzere bindiği uçakta kalkıştan hemen önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. İstanbul'daki Zincirlikuyu Mezarlığı'nda defnedilmiştir. 2009 yılında Kemal Sunal ile anılarını anlatan Zeki Alasya, ölümünde korkularının kalp krizi geçirmesinde önemli etken olduğunu belirtti. Zeki Alasya ne kadar bazı şeylerden korksa da belli etmezdi, çok kibar bir adamdı yorumunu yapmıştır.

Tiyatro Oyunları

1966 - "Fadik Kız" - Kent Oyuncuları. İki-üç değişik rolde.
1967 - "İspinozlar" (Orhan Kemal uyarlaması) - Ulvi Uraz Tiyatrosu. Taşkasaplı rolünde.
1967 - "Deli İbrahim" (Yazan: Turan Oflazoğlu, reji: Şükran Güngör) - Kent Oyuncuları. Cellât Hamal Ali rolünde.
1968 - "Yalova Kaymakamı" - Arena Tiyatrosu, Ulvi Uraz Topluluğu.
1968 - "Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım" - Arena Tiyatrosu, Ulvi Uraz Topluluğu.
1968/69 - "Fermanlı Deli Hazretleri" - Arena Tiyatrosu, Ulvi Uraz Topluluğu.
1968 - "Hamhumşarolop" - Arena Tiyatrosu, Ulvi Uraz Topluluğu.
1969 - "Murtaza" (Orhan Kemal uyarlaması) - Ulvi Uraz Tiyatrosu. Bekçi ve Kahveci rollerinde.
1969 - "Yaz Bitiyor" - Arena Tiyatrosu, Ulvi Uraz Topluluğu.
1972 - "Gergedan" (Yazan: Eugène Ionesco) - Devekuşu Kabare Tiyatrosu. Bakkal ve Mösyö Papiyon rollerinde.1972 - "Dün Bugün" (Yazan: Haldun Taner) - Devekuşu Kabare Tiyatrosu.
1973 - "Dev Aynası" (Derleyen: Haldun Taner) - Devekuşu Kabare Tiyatrosu (Ankara Nergis Sineması'nda sahnelendi).
Son düzenleyen Safi; 6 Mayıs 2016 23:24