Vikipedi, özgür ansiklopedi
Mehmet Cavit Bey
(Osmanlıca:
محمد جاويد بك) (d. 1875, Selanik-ö. 26 Ağustos 1926Ankara), İttihat ve Terakki liderlerinden, II. Meşrutiyet döneminde Maliye Nazırlığı yapmış Türk siyasetçi.
Osmanlı Devleti’nde ilk liberal iktisatçılardan birisi olan Mehmet Cavit Bey, Cumhuriyet döneminde Atatürk'e suikast girişiminin planlayıcısı olma suçlamasıyla karşılaştı ve idam edildi. Dil eleştirmeni ve çevirmen Şiar Yalçın’ın babasıdır.
Yaşamı
1875 yılında Selanik’te dünyaya geldi. Babası, Selanikli bir tüccar olan Naim Bey, annesi Pakize Hanım’dır. Çiftin üç erkek çocuğunun en büyüğüdür (diğerleri Mustafa Şefkati, İsmail Kazım).
İstanbul’da Mülkiye’de eğitim gördü. Selanik’e döndükten sonra Jöntürk hareketine katıldı. Feyziye Mektepleri'nde müdürlük ve öğretmenlik yaptı. 1908-1911 yıllarında İstanbul'da liberal düşünceyi savunan ve on beş günde bir yayımlanan Ulûm- ı İktisâdiye ve İçtimâiye Mecmuası’nı Rıza Tevfik ve Ahmet Şuayip ile birlikte çıkardı
II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Çanakkale ve Selanik milletvekili olarak İstanbul’daki mecliste yer aldı; 31 Mart Vakasından sonra sadrazam Ahmet Tevfik Paşa tarafından maliye bakanlığı görevine getirildi. İttihat ve Terakki yönetimi sırasında çeşitli defalar bu göreve getirilip ayrıldı. Osmanlı maliyesini modernleştirdi. Kapütülasyonların kaldırılması için büyük mücadele verdi. Türk işadamı sınıfının doğması için uğraştı. İktisadi liberalizme inanmış olan Cavit Bey’in 1917 yılı bütçe konuşması ünlüdür:
“
Biz millliyetperveriz. İstemeyiz ki memleketimizde yapılacak bütün teşebbüsler ecnebiler tarafından yapılsın ve misafir olalım. Hayır!...”
Ülkenin I. Dünya Savaşı’na girmesine ve Ermeni tehcirine karşı çıktı. 1917’de bir devlet bankası haline getirilmesi planlanan İtibar-ı Milli Bankası’nın (Credit National Ottoman) kurucuları arasında yer aldı. Bu girişim, "iktisadi cihad" olarak tanımlanıyordu. Savaştan yenik çıkıldığı için bu proje gerçekleşmedi. Mondros Müterekesi’nin imzalanmasından sonra Ahmet İzzet Paşa kabinesi ile birlikte istifa etti. Daha sonra kurulan hükümetlerde yer almadı.
Savaştan sonra Cavit Bey, işgal devletleri tarafından kurulan Âliye Divan-ı Harb-i Örfi adlı mahkemede yargılandı. Gıyabında 15 yıl kürek cezasına mahkum edilince İsviçre’ye gitti Şubat 1921’de toplanan Londra Konferansı’nda Ankara’nın temsilcisi Bekir Sami Bey’e eşlik ettikten sonra Temmuz 1922’de Türkiye’ye döndü.
Osmanlı Saltanatı’nın kaldırılmasından sonra sürgüne gönderilen Şehzade Burhaneddin’in eski eşi Aliye Nazlı Hanım ile 1921’de evlendi. Bu evlilikten oğlu Osman Şiar (Yalçın) dünyaya geldi (1924)
Lozan Barış Antlaşmasını imzalayan Türkiye delegasyonunda üye olarak bulun bulunan Cavit Bey, Cumhuriyet rejimi sırasında yönetime muhalif bir tutum takındı. İzmir Suikasti hadisesi sonrasında suikast girişiminin bir parçası olmakla suçlandı. İstiklal Mahkemesi’nde yargılandı. 25 Ağustos 1926 günü gerçekleşen son mahkeme oturumundaki savunması bir hitabet şaheseri olarak nitelenir Ne var ki kendisini yargılayan İstiklal Mahkemesi söylediklerine inanmadı ve 26 Ağustos 1926 günü Cebeci’deki Umumi Hapishane’de Dr. Nâzım, Yenibahçeli Nail Bey, Filibeli Hilmi ile birlikte idam edildi.
Suikast girişimi nedeniyle tutuklu bulunduğu sırada eşine çıktıktan sonra okuması için yazdığı mektuplar “Zindandan Mektuplar” adıyla, iki yaşındaki oğlu için yazdıkları ise “Şiar’a Mektuplar” adıyla yayımlandı. Oğlu Osman Şiar’ı, arkadaşı Hüseyin Cahit Bey yetiştirdi. Mezarının yeri uzun süre gizli kaldı. Kayıp mezarı 1950'lerde Celal Bayar'ın girişimi ile bulunarak Cebeci Asri Mezarlığı'na taşındı.
Hakkında Yazılanlar
Fırtınalı Günlerin Ünlü Maliye Nazırı Cavid Bey”, Nazmi Eroğlu, Bir Harf Yayınları, 2009