Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi & MsXLabs
Vikipedi Özgür Ansiklopedi
Cebriyye
Asıl adı Ceberiye olan mezhebin, Cehm bin Safvan'ın öncüsü olduğu biçimi. Bu mezhebe göre insan, güç ve iradeden yoksun bir varlıktır, bütün güç ve irade Tanrı'dadır. İnsanın bütün davranışları Tanrı isteğine uygundur ve önceden saptanmıştır. Mezhebin, temsilcisi Cehm bin Safyan (ölümü 746) olan aşırı kanadına göre, insan ile cansız varlıklar arasında hiçbir ayrım yoktur, hepsi de doğal güçlere, dolayısıyla Tanrı buyruklarına bağlıdır. Ilımlı kanadı ise, insanda irade bulunmamakla birlikte, güç bulunduğunu kabul eder. Cebrilik mezhebinin karşıtı Kaderilik'tir.
İman Görüşü
Bu mezhebin iman görüşü şöyledir:
İman kalbin marifetidir. Burada marifet ile kasıt "bilgi"dir; yani bu mezhebe göre tasdik edip etmesi önemli olmadan kalbin Allah'ı, birliğini, peygamberlerini ve peygamberlerinin haber verdiği şeyleri bilmesi imandır. Bu diğer itikad mezheplerinin iman görüşünden oldukça farklıdır zira diğer bütün iman anlayışlarında kalb ile tasdik şarttır. Mezhebin bu görüşü çoğu kelamcı tarafından tenkit edilmiştir. İmam Mâtürîdî bu iman anlayışını şöyle tenkit eder: marifet cehaletin zıddıdır, oysa imanın zıddı küfürdür, eğer iman marifet olsaydı her cahil kafir sayılırdı. İbn Hazm ise Cebriyye'nin iman görüşünü farklı bir şekilde, eğer iman marifet olsaydı Allah'ı bilen Şeytan'ın da iman etmiş olması gerektiğini ortaya koyarak, tenkit etmiştir.
Ankara ilahiyyat fakültesinde almis oldugumuz derslerde su meseleler de cebriyye ile ilgili genel fikir elde etme acisindan faidelidir Emeviler neredeyse cebir fikrini devlet politikası haline getirmiştir. Müslümanlardan cebriyeciliğe ilk davet edinin Ca’d b. Dirhemdir. Cebir düşüncesini geliştirip temellendiren ve kelamın konusu yapan kişide Cehm b. Safvandır. Cehm b. Safvana göre; insanların eliyle gerçekleşen fiillerin yaratıcısı Allahtır. İnsan kendi eliyle gerçekleşen fiilleri yapmaya mecburdur.
Kaza ve Kader
Cebriye, kişinin kader ve fiileri konusunda söz sahibi olmadığı, hür iradenin var olmadığını, ve her türlü fiili yaratan ve yaptıranın Tanrı'nın kendisi olduğunu ileri sürerler. Cebriyye'ye göre insan, aynen rüzgârın emrindeki kuru bir yaprak gibidir, yaptığı işleri mecburen yapar. Bu görüş, Mutezile ve Kaderiye'nin "fiili işleyen ve yaratan kişinin kendisidir - kişi fiili Tanrı'nın ona bağışladığı bir yaratma kudretiyle kendisi yaratır, fiillerin yaratılmasında ve olmasında Tanrı'nın hiçbir müdahalesi yoktur" görüşünün tam tersidir.
Batı düşünce sisteminde bu mezhebin görüşlerine yakın olan akım fatalizmdir.
Cebriyenin belli başlı kelami görüşleri;
1- iman Allahı bilmek, küfür ise onu bilmemektir, buna göre iman, ilim ve marifetten ibarettir,
2- Allahın zati sıfatlarından başka sıfatları yoktur, kuranda adı geçen semi, basar gibi sıfatları gerçekte zahir değildirler , bu yüzden onlar te’vil edilip yorumlanırlar. Allahı yarattıklarının sıfatıyla nitelemek doğru değildir.
3- Allahın kelam sıfatıda kadim değil, hadistir. Bu yüzden Kur'an mahluktur, yani yaratılmıştır.
4- Allahın ilmide ezeli değildir, hadistir. Bu yüzden Allah bir şeyi meydana gelmesinden önce bilmez.
5- Cennet ve cehennem geçicidir ebedi değildir. Çünkü hiçbir şey ebedi olarak kalmayacaktır, Kur'an'da bazı ayetlerde geçen ebedilikten maksat uzun süre kalmaktır.
6- Ahirette Allahı görmek, mümkün değildir,
7- Kabir azabı yoktur.
8- Ahirette şefaat söz konusu değildir,
√ cehmiyye diğer adıyla cebriyye denmesinin asıl nedeni, insan eliyle gerçekleşen fiillerin gerçekte Allaha ait olduğu ve insanın işlediği fiili yapmaya ve mahkûm olduğu görüşüdür.