Üye Ol
Giriş
Hoş geldiniz
Misafir
Son ziyaretiniz:
22:06, 1 Dakika Önce
MsXLabs Üye Girişi
Beni hatırla
Şifremi unuttum?
Giriş Yap
Ana Sayfa
Forumlar
Soru-Cevap
Tüm Sorular
Cevaplanmışlar
Yeni Soru Sor
Günlükler
Son Mesajlar
Kısayollar
Üye Listesi
Üye Arama
Üye Albümleri
Bugünün Mesajları
Forum BB Kodları
Your browser can not hear *giggles*...
Your browser can not hear *giggles*...
Sayfaya Git...
Çarşamba, 04 Şubat 2026 - 22:06
Arama
MaviKaranlık Forum
Toprak altında yaşayan canlılar nelerdir?
-
Tek Mesaj #20
Gece Prensesi
Ziyaretçi
20 Mayıs 2011
Mesaj
#20
Ziyaretçi
Yeraltının Çalışkan Çiftçileri
Küçük büyük milyarlarca canlıyı içinde barındıran
birbirinden güzel rızıklarıyla adeta muhteşem bir misafirhane olan doğada
insanı hayrete düşürecek kadar sistemli ve düzenli bir yaşam hüküm sürmektedir. Gerçekten de birbirinden çok farklı yaratılışa ve yaşam tarzına sahip bu kadar çok canlının hiç bir kargaşa olmadan bir arada yaşaması
takdire değer bir iman delilidir.
Bilim adamları doğadaki yaşam üzerinde yaptıkları uzun araştırmalar sonucunda
bu mükemmel sistemin devam edebilmesi için olağanüstü bir aklın ürünü olan milyarlarca detayın varedilmiş olduğunu ortaya çıkardılar. Bu detayların oluşturduğu uçsuz bucaksız zincirin her halkası çözüldükçe
Rabbimizin yaratmadaki sonsuz ilmi ve benzersiz sanatı açıkça gözler önüne serilmektedir.
Doğadaki intizamın korunması için özel yaratılmış bir çok canlı
kendi üstüne düşen görevleri eksiksizce yerine getirir ve hem yaşam tarzları hem de sağladıkları faydalar açısından
bu canlıların gizemli dünyası gerçekten incelemeye değerdir.
Bilim adamları toprakta
akarsularda
ve deniz kenarlarında yaşayan solucanların hayatlarını incelediklerinde
bu küçük canlıların tıpkı bakteriler gibi doğadaki dönüşüme büyük katkıları olduğunu keşfettiler. Canlılığını yitirerek toprağa düşen yapraklar
meyvalar gibi tüm artık maddeler burada yaşayan binlerce solucan tarafından toprağın derinliklerine karıştırılarak yeryüzünden temizlenirler. Durmaksızın adeta birer temizleme makinası gibi çalışan bu dönüşümcülerin
üstlendikleri görevin ne kadar önemli olduğu apaçık ortadadır. Zira onların yaptığı bu temizlik işlemi olmasaydı tüm bu artıklar büyük bir yığın halinde birikir
dolayısıyla bu yerlerde insanların yaşaması da imkansız hale gelirdi. Bu küçük temizleyicilere böylesine mühim bir özelliği ilham eden
elbette Rahmetiyle herşeyi sarıp kuşatmış olan Cenab-ı Allah'tır.
Nitekim bu gayretli temizleyiciler için toprağın üstünde biriken tüm artık maddeler eşsiz bir rızık niteliğindedir. Solucanların beslenirken kullandıkları yöntem ise gerçekten çok ilginçtir. Yedikleri besinleri ezip parçalayabilecekleri dişleri olmayan bu küçük canlılar öncelikle çürümüş yaprakları ağızlarının içine alarak
özel bir salgıyla kaplarlar. Daha sonra da yemek borularından geçirerek kursaklarına yollarlar. İçeri alınan bu besinler
kursaktaki dişe benzer kuvvetli kasların ve daha önceden yutulan taşların yardımıyla iyice ezilir. Fakat bu noktada insanı ilk şaşırtan şey
hayvanın besinleri ezmek için
yuttuğu taşların yemek borusunu zedelemesi hatta tıkaması beklenirken
ona hiç bir zarar vermemesidir. Bunun yanında esas ilginç olan
bu yeraltı sakininin besini kolaylıkla sindirebilmek için yöntem olarak önceden taş yutmayı akletmesidir. Oysa bu hızlı öğütücülerin
besinleri parçalayabilmek amacıyla böylesine akılcı bir yöntemi kullanmaları için kendi vücut yapılarından da haberdar olmaları gerekir. Elbette hiç bir zekaya ve akla sahip olmayan bu canlıların böyle bir işlemi kendi kendilerine
tesadüfen bulamayacakları ortadadır. Şüphesiz onların da yeryüzünde yaratılmış tüm canlılar gibi
Rahman olan Allah'ın ilhamı ile hareket ettikleri apaçık bir gerçektir. Bu işlemin sonunda iyice ezilmiş yapraklar
sindirici enzimler sayesinde parçalanır. Bir kısım besin kan dolaşımına karışırken
kalan kısım ise tekrar toprağa geri döner. Nitekim onların vücudundan toprağa karışan bu maddeler bitkiler açısından son derece zengin konsantre nitrat
potasyum
fosfor ve kalsiyum içerir. Bu nedenle solucanların yaşadıkları yerlerde
bitkiler için son derece elzem olan bu maddelerle toprağın altında zengin bir mineral deposu oluşur. İşte solucanların yaşadıkları toprağa belki de en büyük katkılarından biri budur. Elbette bir çok insanın ne işe yaradıklarından bile haberdar olmadıkları bu canlıların
yaşamları boyunca fayda sağlayan bir çaba içinde olduklarını tefekkür etmek insanı hayrete düşürmektedir.
İncecik derilerine ve son derece hassas yapılarına rağmen
yuvalarını toprağın altında yapan bu canlıların
bir diğer görevi ise toprağı yaymak ve delikli olmasını sağlamaktır. Gerçekten de toprakta yaşayan binlerce solucan
durmaksızın çalışarak hem tonlarca toprağı ters yüz eder
hem de buradaki yaprakları
sap ve ölü kökleri yerler. Böylece toprağın her yerine eşit oranda havanın
suyun ve katı maddelerin yayılmasına da vesile olurlar. Yerin derinliklerinde gizlenmiş bu yeraltı çiftçilerinin sayesinde
artık toprakta sağlıklı bir bitkinin yetişmesi için gerekli ortam hazırdır. Toprağın karışmasını sağlayan bu marifetli kazıcıların
doğada yaşayan tüm canlıların rızkını elde ettiği toprağa yarar sağlayacak şekilde yaratılmış olması
elbette büyük bir mucizedir. Dünyanın dört bir tarafına yayılmış bu ordunun tüm askerleri tam aksine
toprakta yetişen bitkilere zarar vererek onu verimsiz hale getirecek bir yapıya da sahip olabileceklerken
her biri Rablerine tam bir itaatle boyun eğerek yaşadıkları toprağa bereket ve canlılık getirmektedirler.
Bu çalışkan kazıcıların sağladığı oldukça önemli yararlardan bir diğeri de toprağın derinliklerine daha fazla suyun sızmasını sağlamaktır. Bunu nasıl yaptıklarını anlamak için toprağın içindeki yaşamlarını incelemek gerekir. Bu canlıların kısa boylu olanları
toprağın yüzeyine yakın yerlerde yaşayıp yatay tüneller açarken uzun olan diğerleri ise daha derinlerde yaşar ve dikey tüneller açarlar. Elbette burada dikkati çeken mucize incecik zar gibi bir deriyle kaplı olan bu canlıların yeraltında zorlanmadan ilerleyebilmeleridir. Metrelerce derinliklerin içinde kıvrılıp bükülerek ve toprağı iterek ustaca tüneller kazan solucanların büyük bir basınç altında olmalarına rağmen böylesine zor bir işi kolaylıkla başarabilmeleri gerçekten çok ilginçtir. Kuşkusuz onların toprağın altında böylesine rahat hareket etmelerini sağlayan neden bedenlerinin fazlasıyla kaslı yaratılmış olmasıdır. Fakat esas üzerinde durulması gereken mucize
bu kasların nasıl olup da bu kadar güçlü olabildiğidir. Şüphesiz solucanın toprağın içinde rahatlıkla yol alabilmesi Cenab-ı Allah'ın onun bedenini yaşadığı ortama en uygun şekilde yarattığının açık bir göstergesidir. Bu gizli işçilerin açtığı binlerce tünel sayesinde toprağın altı adeta bir labirent haline gelir ve bu kanallar yardımıyla su
yüzeyden derinliklere kadar rahatlıkla emilebilir.
Ayrıca bu özel canlılar
toprağın hem su geçirgenliğini arttırmak hem de havalanmasını sağlamak için yüzeyin altında oluşan suya dayanıklı bölümleri de çözerler. Solucanların yaşamadığı veya az olduğu topraklarda ise geçirgenliği sağlamak için insanlar son derece pahalı kimyasal maddeleri kullanmak zorundadırlar. Bunun yanında solucanların yaşadığı topraklara sağladıkları yararlar
bu kadarla da kalmamaktadır. Zira bu faydalı küçük canlıların yerleştikleri topraklarda
diğerlerine nazaran daha az zararlı mikroorganizmalar barınmakta ve bitkilere yararlı bakteriler de giderek çoğalmaktadır. Bu nedenle
buralarda yaşayan bitkilerin kökleri de daha sağlıklı büyümektedir. Tüm bunlara binaen sağlıklı bir toprağın en iyi göstergesi
bu konuklara sahip olmasıdır. Nitekim solucansız bir toprağın yeni bitkiler için uygun bir ortam olduğu düşünülse de
bu kanının ne kadar yanlış olduğu kısa bir süre içinde anlaşılacaktır. Çünkü böyle yerlerde yetişen bitkilerin yaşamları çok fazla sürmeyecektir. Kuşkusuz bu canlıların
rızıklarını topraktan sağlayan tüm canlılara hizmet edecek şekilde yaratılmış olması Rabbimizin nimetinin güzel bir göstergesidir.
Adeta programlanmış gibi toprağı çırpan
karıştıran bu minyatür makinelerin
toprakta sağlıklı bir hayat sürmeleri de gerçekten çok şaşırtıcıdır. Çünkü toprağın altında zararlı bir çok mikrop ve bakteri de yaşamaktadır. Oysa incecik deriyle kaplı vücuduna oldukça savunmasız yapılarına rağmen solucanlar bu zararlı mikroorganizmalardan etkilenmemektedirler. Normal şartlarda toprağın metrelerce altında yaşayan bu canlıların kısa sürede parçalanması ya da çürümesi beklenirken onlar son derece sağlıklı bir şekilde hayatlarını sürdürebilmektedirler. Böyle bir ortamda açtıkları tünellerde güven içinde yaşayabilmeleri
bu canlıların şüphesiz özel bir yaratılışa sahip olduklarının apaçık bir kanıtıdır.
Kuşkusuz Cenab-ı Allah'ın ilhamı ile hareket eden tüm canlıların yaratılışlarındaki mucizeler
Rabbimizin sınırsız ilminin ve üzerimizdeki sonsuz rahmetinin birer göstergesidirler.
BEĞEN
Paylaş
Paylaş
Cevapla
Kapat
Saat: 22:06
Hoş Geldiniz Ziyaretçi
Ücretsiz
üye olarak sohbete ve
forumlarımıza katılabilirsiniz.
Üye olmak için lütfen
tıklayınız
.
Son Mesajlar
Yenile
Yükleniyor...