Arama

Nevşehir - Tek Mesaj #1

asla_asla_deme - avatarı
asla_asla_deme
VIP Never Say Never Agaın
19 Eylül 2006       Mesaj #1
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın

nevsehrzn5

NEVŞEHİR ili İç Anadolu Bölgesi'nde yer alır. Çok eski bir yerleşim alanı olan bu il, ilginç yüzey şekilleriyle çevresinde bulunan öteki illerden ayrılır. Toprağın kolaylıkla oyulabilecek bir yapıda olması, Nevşehir'de zengin bir yerleşim kültürünün oluşmasına yol açmıştır. Özellikle ortaçağda buraya yer leşen Hıristiyanlar'ın barınmak ve ibadet et­mek için araziyi oyarak yaptıkları çok sayıda yapı, günümüzde Nevşehir'in geniş bir açık hava müzesi durumuna gelmesine yol açmış­tır. Yöredeki doğal ve tarihsel zenginlikler daha çok Avanos-Nevşehir-Ürgüp üçgeni içinde yoğunlaşır. İlin bu kesiminde bulunan 9.576 hektarlık alan 25 Kasım 1986'da Göre­me Tarihi Milli Parkı olarak koruma altına alınmıştır.
Turizmden sağladığı gelir her yıl daha da artan ve birçok turistik tesis yapılmış olan Nevşehir ilinin adı geçince akla hemen dünya­ca ünlü peribacaları gelir.

YÜZÖLÇÜMÜ: 5.467 km2.
NÜFUS: 278.129 (1985).
İL TRAFİK NO: 50.
İLÇELER: Nevşehir (merkez), Acıgöl, Avanos, Derinku-yu, Gülşehir, Hacıbektaş, Kozaklı, Ürgüp.
İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Göreme Tarihi Milli Parkı; Uçhisar, Zelve, Ortahisar, Çavuşin ve Ürgüp tarihsel yerleş­meleri; Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı kentleri; peri-bacaları; Ürgüp'teki St. Basil, Tavşanlı, Karaçalı, Elmalı kiliseleri, Başmelek Manastırı; Nevşehir ve Ürgüp keleleri; Hacı Bektaş Veli Dergâhı; Avanos Ulucamisi; Damat İbrahim Paşa, Taşkın Paşa ve Karavezir külliyeleri; Kaya, Alaeddin, Kızılkaya kö ü. Aşçıbaşı camileri ve Taşcami; Beylik Hanı, Sarıho.n; Kozaklı Kaplıcaları; Nevşehir, Hacıbektaş ve Ürgüp müzeleri; Göreme ve Zelve açık hava müzeleri.


Doğal Yapı

Akarsu vadileriyle yarılmış olan orta yüksek­likteki dalgalı düzlüklerden oluşan Nevşehir ilinde dağlık alanlar fazla yer tutmaz. Kuzey kesimini Kızıldağ, güneydoğu kesimini Hodul Dağı, güney kesimini de Erdaş Dağı engebe-lendirir. 2.000 metreyi aşmayan il toprakları­nın en yüksek noktası, Erdaş Dağı'nın 1.982 metreye ulaşan doruğudur. Geniş bir yayla niteliğindeki bu topraklar, sönmüş birer ya­nardağ olan Erciyas Dağı ile Melendiz-Hasan Dağları'nın uzun jeolojik çağlar boyunca püs­kürttüğü tüf ve lavların birikmesiyle oluşmuş­tur. Daha sonra başlayan akarsu aşındırması, bu volkanik arazide peribacalarının oluşması­na neden olmuştur.
Nevşehir ili topraklarından kaynaklanan sular, Kızılırmak aracılığıyla Karadeniz'e ula­şır. İlin orta kesiminden aşağı yukarı doğu-batı doğrultusunda geçen Kızılırmak'a katılan başlıca küçük akarsular Damsa ve Nevşehir çayları ile Kızılöz ve Çırdıkınözü dereleridir. Kuzey kesimden doğan akarsular da il sınırla­rı dışında, Kızılırmak'ın en uzun kolu olan Delice Irmağı'na katılır. Doğal göle rastlan­mayan Nevşehir ilinde Damsa ve Tatlarin barajlarının ardında suların birikmesiyle olu­şan iki yapay göl vardır.
İç Anadolu Bölgesi'ne özgü kara ikliminin etkisi altında kalan Nevşehir ilinde yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlı geçer. İlde yıllık ortalama yağış miktarı 400 milimetreyi bulmaz. Orman varlığı açısından ülkemizin en yoksul illerinden biri olan Nev­şehir yöresinde doğal bitki örtüsü bozkır (step) görünümündedir.

Tarih

Nevşehir ilinin çeşitli kesimlerinde yapılan kazı ve araştırmalarda elde edilen buluntular, yerleşim tarihinin Cilalı Taş Devri'ne kadar uzandığını gösterir. Hattiler'in yurdu olan ve yüzyıllarca Hitit, Frig ve Pers egemenliğinde kalan bu topraklarda, İÖ 4. yüzyıl sonlarında Kapadokya Krallığı kuruldu. İS 17'de Roma' ya bağlanan Kapadokya (bak. KAPADOKYA), Anadolu'da Hıristiyanlık'ın hızla yayıldığı başlıca bölgelerdendi. 7. yüzyılda önce Bi­zanslılarla Sasaniler arasındaki savaşlar, da­ha sonra da Arap saldırıları sırasında Hıris­tiyan Kapadokya halkının bir bölümü, kuytu bir yöre olan Göreme vadisine sığındı. Buraya gelenler kolay oyulabilen arazi ve doğal bir barınak niteliğindeki peribacaların-da birçok konut, kilise ve manastır yaptılar. Bu dönemde Göreme vadisinde 300'ü aşkın kilise yapıldığı sanılmaktadır. Bu kiliselerin günümüze ulaşabilenlerinin duvar ve tavanla­rı Kutsal Kitap'tan alman sahneleri betimle­yen fresklerle, bazıları da doğadan alınan motiflerle süslüdür. İlin güney kesimindeki Kaymaklı ve Derinkuyu'da bulunan, içinde binlerce kişinin yaşayabileceği yeraltı kentle­ri dibe doğru tam sekiz katlıdır. 11. yüzyılda yöreye gelen Türkmenler tarafından yağmala­nan. Haçlılar tarafından yakılıp yıkılan Kapa­dokya yöresi, Anadolu Selçuklulan'ndan son­ra İlhanlılar, Eretna Beyliği, Kadı Burhaned-din Devleti ve Karamanlılar tarafından da yönetildi. İl toprakları 14. yüzyılın sonlarında Osmanlılardın eline geçti. 1402'deki Ankara Savaşfndan sonra Timur'un Karamanlılara geri verdiği Nevşehir yöresi, 1466'da yeniden Osmanlı topraklarına katıldı. Osmanlı döne­minin sonlarında Konya vilayetine bağlı Niğ­de sancağının sınırları içinde bir kaza olan Nevşehir, Cumhuriyet döneminde de uzun süre bu yönetsel konumunu korudu, 1954'te ise il oldu.

Ekonomi

İl halkının önemli bir bölümü kırsal kesimde yaşar ve ekonomi tarıma dayalıdır. Hayvancı­lığın fazla gelişmediği ilde yetiştirilen başlıca tarım ürünleri patates, buğday, şekerpancarı, arpa, üzüm, soğan, çavdar, nohut, elma ve karpuzdur. Bağların geniş alanlar kapladığı Nevşehir yöresinin, şarapçılık tarihinde önemli bir yeri vardır. Bu yörede Hititler döneminden beri üzüm yetiştirildiği ve şarap yapıldığı bilinmektedir. Birçok şarap fabrika­sının üretim yaptığı Nevşehir'de Tekel'in rakı fabrikası da yapım aşamasındadır. Birçok un fabrikası olan ildeki en büyük sanayi kuruluşu Sümerbank'ın pamuklu dokuma fabrikasıdır. Küçük çaplı bazı başka sanayi kuruluşları da olan Nevşehir ilinde başlıca geleneksel uğraş­lar halıcılık ve çanakçılıktır. Bu uğraşlar günümüzde turizme yönelik olarak yapılmak­tadır. Turizm Nevşehir ilinde önemli bir gelir kaynağıdır. Dünyanın başka ülkelerinde ben­zerine rastlanmayan peribacaları ile Hıristi-yanlık'ın ilk dönemlerinden kalma birçok tarihsel yapı özellikle yabancı turistlerin bü­yük ilgisini çeker. Tarihte Kapadokya diye adlandırılan geniş bölgenin bir parçası olması­na karşılık, günümüzde yalnızca Nevşehir-Ürgüp-Avanos üçgeninin içindeki bölgeye Kapadokya denmektedir. Bu bölgede birçok turistik konaklama ve hizmet tesisi vardır. Bazı oteller ve lokantalar arazide oyulmuş es­ki yapılarda, bazıları da yeni oyulan yerlerde hizmet verir. Nem oranının yanı sıra sıcaklı­ğın da yıl boyunca değişmeden aynı düzeyde kaldığı bu oyuklardan, patates, elma, beyaz-peynir ve Akdeniz Bölgesi'nden getirilen li­monların depolanmasında da yararlanılır. Uç-hisar yöresinde yoğunlaşan bu depolara "li­monluk" denir. Yeraltı kaynakları açısından oldukça zengin olan Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesi topraklarından çıkarılan ve kaymaktaşı adıyla da bilinen hacıbektaştaşı hediyelik eşya yapımında kullanılır.
Solda: Göreme Tarihi Milli Parkı bir açık hava müzesidir. Sağda: Göreme'deki Elmalı Kilise'nin içindeki freskler.

Toplum ve Kültür

Eski bir yerleşim alanı olan Kapadokya, hem toplumsal, hem de kültürel açıdan önemli olaylara sahne olmuştur. Göreme vadisine sığınan Hıristiyanlar'ın yaptığı kiliseler, eski­den Korama adıyla kurulup daha sonra Göre­me olarak anılan eski yerleşim yeri yakınında yoğunlaşmıştır. Zelve'de de benzerleri bulu­nan bu yapıların yer aldığı kesimler açık hava müzesi haline getirilmiştir. Bu yörede tarih içinde ilginç bir dil de oluşmuştur. Yörede oldukça kapalı bir alanda yaşayan Ortodoks Hıristiyanlar zamanla anadilleri yerine Kara­manlı Türkçesi denen bir dil geliştirmişlerdir. Şarapçılık ve ticaretle geçinen, Türkçe konu­şup Yunan harfleriyle yazan bu halk, Lozan Barış Antlaşması hükümlerine göre Yunan sayılarak Yunanistan'a göç etmiştir.
Kültürel açıdan önem taşıyan bir başka yerleşim yeri de Bektaşilik'in merkezi olan Hacıbektaş kasabasıdır. Kasabadaki Hacı Bektaş Veli Dergâhı 1964'te müze haline getirilerek ziyarete açıl­mıştır. Çok sayıda ziyaretçi çeken Hacıbektaş kasabasında her yıl Hacı Bektaş Veli'yi anma şenlikleri düzenlenir.
Yörenin geleneksel el sanatları dokumacı­lık ve çömlekçiliktir. Her iki el sanatının geçmişi çok eskilere uzanır. Dokumacılık Bizans döneminden beri sürdürülmektedir. Günümüzde eski yaygınlığını yitiren bu el sanatının en önemli türü halıcılıktır. Ayrıca bazı yörelerde, kilim, cicim ve battaniye de dokunmaktadır. Günümüzde halıcılığın yay­gın olduğu yerler Avanos ve Ürgüp'tür. Kök­leri Hititler'e kadar uzanan çömlekçilik ise eski önemini yitirmiştir. Bugün en çok Ava­nos ve çevresinde sürdürülen çömlekçilik turistlere yönelik ürünler vermektedir.
Nevşehir ve Ürgüp müzelerinde, yapılan kazılarda elde edilen çeşitli arkeolojik bulun­tular ile yöreden derlenen etnografik yapıtlar sergilenir, tideki başlıca eğitim ve kültür kurumu Erciyes Üniversitesi'ne bağlı Nevşe­hir Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek-okulu'dur.

İl Merkezi: Nevşehir

Nevşehir kenti, Hititler döneminde Nyssa adıyla anılıyordu. Daha sonraları Nisa adıyla anılan yerleşim yeri bugünkü kentin yakının-daydı. Kale eteğindeki Muşkara köyü ise küçük bir yerleşim yeriydi. 18. yüzyıl başları­na kadar 18 haneli bir köy olan Muşkara'da doğan ve önce Muşkaralı İbrahim adıyla anılan, sonra da Osmanlı sarayına damat olarak girip sadrazam olan İbrahim Paşa, kentin gelişip ilerlemesinde etkili oldu. Da­mat İbrahim Paşa'nın gerçekleştirdiği bayın­dırlık çalışmaları yerleşim yerinin gelişmesine yol açtı. 1718-26 arasında yapılan Damat İbrahim Paşa Külliyesi medrese, Kurşunlu Cami, imaret, sıbyan mektebi, hamam ve handan oluşur. Böylece gelişmeye başlayan yerleşim yerine 18. yüzyılda Osmanlıca "yeni kent" anlamında Nevşehir adı verildi. Cum­huriyet döneminde Rumlar'ın boşalttığı ma­hallelere Balkanlar'dan gelen Türkler yerleş­tirilmek istendi. Göçmenler buralara yerleş­meyince yeni yerleşim yerlerine doğru geniş­leme oldu ve kent kuzey ve kuzeydoğuya doğru büyüdü. Sanayi kuruluşları güneybatı kesimdeki Aksaray yolu kenarında yer alır. Kentin kuzeydoğusunda askeri birliklerin bu­lunduğu alanlar vardır.
İlin güney kesiminde yer alan Nevşehir kenti ulaşım' açısından önemli bir konuma sahiptir. Kırşehir'i Niğde'ye ve Aksaray'ı da Kayseri'ye bağlayan karayolları kentte ke­sişir.
Kentin nüfusu 50.204'tür (1985).

MsxLabs & TemelBritannica
Son düzenleyen asla_asla_deme; 7 Kasım 2008 15:20
Şeytan Yaşamak İçin Her Şeyi Yapar....