BİR SALKIM ÜZÜM Bir dağ köyünün imanlı bir papazı tüm zamanını Allah’ı görmek için dua etmeye adayarak yaşarken; tüm çabalarının yetersizliğini Allah’ı bir türlü göremeyince anlar. Günlerce düşünüp taşınır ve bir de inzivaya çekilerek ibadet edeyim diye karar verir. Kararının sabahında dağa doğru yola çıkar ve yükseklerde bir yerinde dağın kuytu bir mağaraya rastlar. Büyük bir sevinç ve mutlulukla mağaraya girerek dua etmeye başlar. Duaların arasında Allah’a bir teklifte bulunur: Ey Allah’ım tüm ömrüm seni görebilmek için ibadet etmekle geçti. Eğer bana yüzünü gösterirsen istediğin her şeyi yaparım.
Mağaranın içinden bir ses yükselir : Ey kulum! Beni görmeyi madem bu kadar arzu ediyorsun dileğini yerine getireceğim, fakat önce bir dileğim var senden. Aşağı köyün şarabı çok güzeldir ve yaylada otlayan kuzuların eti de pek nefistir diye başlayan bir mükemmel sofra arzu eder papazdan ..
Papaz büyük bir sevinçle köye doğru koşmaya başlar ve Allah’ın istediği sofrayı hazırlamaya başlar. Hazırladığı sofrayı mağaraya taşırken çok mutludur artık Allah’ı göreceği için.
Sofrayı kurar ve Allah’a yakarmaya başlar: Allah’ım tüm istediklerini getirdim artık bana lütfen yüzünü göster.
Mağaranın içinden aynı ses yükselir: Şimdi git, getirdiklerini kontrol edeceğim bakalım istediklerimi gerçekten getirmiş misin?
Ertesi gün gelen papazı bir kaç bahaneyle reddeder. Buna rağmen yılmayan papaz ısrar eder. Bu ısrar karşısında aynı sofranın daha teferruatlısını talep ederek yüzünü kesin olarak göstereceğini söyleyerek papazı köye yollar Allah.
Galiba abarttım biraz papaza yaptıklarımı diye kıs kıs güler köyün çobanı.
Ertesi gün daha güzel bir sofrayla çıkagelen papaza Allah rolüne soyunan çoban seslenir: Ey kulum şimdi istediklerimi bana büyük bir teslimiyetle yapmanı istiyorum.
Elbette Allah’ım yeter ki bana yüzünü göster der.
Şimdi yüzünü mağaranın girişine dön. Papaz döner. Eğil dediğinde eğilir papaz. Cübbenin eteklerini sırtına doğru topla dediğinde papaz şüpheye düşer. Bunu anlayan çoban, tereddüt edeceksen vazgeç bu işten der. Allah’ın yü-zünü görmek için çırpınan papaz dediğini yapar Allah sandığı çobanın. Eteklerini sırtına doğru toplar cübbesinin ve beklemeye başlar. Çoban papazın arkasına geçerek papazın nazik poposuna merhaba der.
Başına geleni anlamayan papaz seslenir .Ey Allah’ım bana yüzünü göstereceğini söylemiştin ama sen ne yaptın der.
Allah ise Ey kulum sen beni içinde hissetmeyi yüzümü görmekten daha mı üstün tutuyorsun der.
Başına neler geldiğini düşünerek anlamaya çalışırken köye doğru inen papazı yolda bir çocuk durdurur.
Sayın papaz ben yan komşunun bağından bir salkım üzüm çaldım ve yedim acaba bu günahım yüzünden cehenneme girer miyim? Diye sorunca papaz çocuğa dönerek şunları söyler:
Allah’ın papazını .iktiği bu dünyada bir salkım üzümün lafı mı olur der.