Arama


AreX - avatarı
AreX
Ziyaretçi
3 Ekim 2006       Mesaj #114
AreX - avatarı
Ziyaretçi
03 Ekim 2006

''AB MÜZAKERE SÜRECİNDE SENDİKAL HAKLAR'' SEMPOZYUMU -ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI BAŞESGİOĞLU: -''TÜRKİYE'NİN AB'YE YÖNELİK BÜTÜN GAYRETLERİNİN TEK HEDEFİ TAM ÜYELİKTİR. AYRICALIKLI ORTAKLIK YOLCUSU DEĞİLİZ'' -''YENİ SOSYAL MODELİMİZ HEM İŞLETMELERİMİZİN KÜRESEL REKABETTE AYAKTA KALMALARINA İMKAN VERECEK, HEM DE ÇALIŞANLARIN BUGÜNE KADARKİ KAZANIMLARINI KORUYACAK BİR DENGE ANLAYIŞI İÇİNDE TASARLANACAK''

ANKARA (A.A) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, Türkiye'nin AB'ye yönelik bütün gayretlerinin tek hedefinin tam üyelik olduğunu belirterek, ''Ayrıcalıklı ortaklık yolcusu değiliz'' dedi.

Başesgioğlu, Türk-İş ve Finlandiya İşçi Sendikaları Konfederasyonu (SAK) tarafından Dedeman Oteli'nde düzenlenen ''AB Müzakere Sürecinde Avrupa Sosyal Modeli ve Sendikal Haklar'' konulu sempozyuma katıldı.

Başesgioğlu, burada yaptığı konuşmada, küreselleşme süreciyle birlikte Avrupa ülkelerinin ''Liberal Avrupa mı, yoksa sosyal Avrupa mı'' konusunu tartışmaya başladıklarını ifade etti.

Dünyadaki gelişmelerden bağımsız olarak sosyal politikaların yapılmasının mümkün olmadığını ifade eden Başesgioğlu, ''Yeni sosyal modelimiz hem işletmelerimizin küresel rekabette ayakta kalmalarına imkan verecek, hem de çalışanların bugüne kadarki kazanımlarını koruyacak bir denge anlayışı içinde tasarlanacak'' dedi.

Dünyada endüstriyel ilişkilerde yaşanan değişimler dolayısıyla sendikal hareketin gücünün azaldığını anlatan Başesgioğlu, Türk sendikacılığının da bu gelişmelerden nasibini aldığını söyledi.

Sendikal hareketin önündeki engellerin kaldırılması için sendikal mevzuatta değişiklik öngören yasa tasarıları hazırladıklarını belirten Başesgioğlu, bu konuda işçi ve işverenin uzlaşmalarının ardından taslakları yasalaştıracaklarını bildirdi.

Başesgioğlu, ancak sendikal hareketin gelişmesi için sadece yasal düzenlemelerin yetmediğini, sendikal kültürün de benimsenmesi gerektiğini söyledi. Özel sektörde sendikalaşmaya karşı büyük bir direnç olduğunu ifade eden Başesgioğlu, geçmişte sendikacılık adına yapılan olumsuz hareketlerin bedelinin bugün ödendiğini söyledi.

-ULUSLARARASI STANDARTLARA UYUM-

Başesgioğlu, Türk çalışma hayatının uluslararası standartlara ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerine uyumu noktasında bazı sıkıntılar bulunduğu belirtti.

Türkiye'nin, ülkelerin çalışma hayatındaki olumsuzluklarının görüşüldüğü ILO Aplikasyon Komitesine son 20 yılda sadece 4 kez girmediğini kaydeden Başesgioğlu, bunun 3 yılının kendi hükümetleri döneminde olmasının, uluslararası sözleşmelere uyum konusundaki hassasiyetlerini gösterdiğini söyledi.

Başesgioğlu, memur sendikacılığı konusunda Türkiye'nin atması gereken adımlar olduğunu kaydederek, bunun için kamu personel rejiminde yapılacak değişikliklerin beklendiğini dile getirdi. Türkiye'nin AB yolunda eksiklerini gelecek süreçte tamamlamaya devam edeceğini belirten Başesgioğlu, Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanununun TBMM'de kabul edildiğini ve revize edilmiş Avrupa Sosyal Şartının bazı maddelerine çekince konularak onaylandığını anlattı.

AB üyesi ülkelerden yalnızca Fransa'nın Avrupa Sosyal Şartını çekincesiz onayladığını hatırlatan Başesgioğlu, şunları söyledi:
''Temennimiz, şartın çekincesiz olarak hayata geçmesidir. Nihai hedefimiz budur. Ama bu bir imkan meselesidir. Sözleşmeye imza atmakla mesele bitmiyor. Bunun uygulanıp uygulanmadığını sorgulayan mekanizmalar var. Ülkeyi taahhüt altına sokup gereklerini yerine getirmemenin bir bedeli, maliyeti var. Onun için en azından bugünün şartları içinde karşılama imkanımız olmayan maddelerde çekincelerimiz devam etmektedir.''

-''AVRUPA TRENİNDE BİRİNCİ SINIF MEVKİ''-

Başesgioğlu, Türkiye'nin AB'ye yönelik gayretlerinin tek hedefinin tam üyelik olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
''Ama eğer Türkiye'ye bu sürecin sonunda ayrıcalıklı ortaklık gibi AB'nin felsefesiyle örtüşmeyen bir formül zihinlerde varsa, bugünden 'hayır' diyoruz. Ayrıcalıklı ortaklık yolcusu değiliz. Bu, Türkiye'ye Avrupa treninde birinci sınıf mevkide bilet aldırıp, bunun maliyetini ödetip, üçüncü sınıf mevkide yolculuk etmesini tavsiye etmeye benzer. Hayır, ben binmek istediğim mevkinin biletini kendim seçmek istiyorum. Benim binmek istediğim mevki birinci sınıf mevkidir.''

Türkiye'nin tanıdığı azınlık kavramının Lozan Barış Antlaşmasında yazılı olduğunu hatırlatan Başesgioğlu, bunun dışında hiç bir azınlık kavramını kabul etmediklerini ifade etti. Başesgioğlu, ''Bu ülkenin asli unsurlarını azınlık olarak tanımlayan görüşlere asla itibar etmiyoruz'' diye konuştu.

Kıbrıs konusuna da değinen Başesgioğlu, KKTC'ye verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesini istedi.

Başesgioğlu, Brüksel'in Türkiye'ye ''ortalama Türk insanının gözünden'' bakması gerektiğini kaydederek, ''Türkiye'den gelen sesleri Brüksel'de dinlerken Türkiye'deki ortalama fikre dikkat etmek gerekiyor'' dedi.