Arama


Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
5 Ekim 2006       Mesaj #1624
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Geçmişin güzelliğine yürüme.

1.

Hızla yürüyordu. Yağmur suyunun öbekleştiği yerlerde, suya basmadan taşlara basmaya çalışıyordu ama taşların arasından sıçrayan sular yine de paçalarını iyice ıslatmıştı.
Ceketi enikonu ıslanarak sırtına yapışmış üşütüyordu.
Köşe başındaki fırının önünden geçerken, burnuna mis gibi ekmek kokusu doldu.
Kokunun etkisiyle karnının iyice acıktığını ve guruldadığını hissederek fırına girdi ve sıcacık bir pide alarak çıktı. Evinin bulunduğu daracık sokağa girdiğinde gözleri gayriihtiyarî sokağın sonunda ki mescidin minaresine gitti. İmam, şerefeye çıkmış ezan vaktini bekliyordu. Evinin kapısına geldi. Kapının tokmağını çaldı… Sokaktan koşar adımlarla geçen komşusunu gördü. Birbirlerine iyi iftarlar dilediler. Kapının ardından gerilerden bir terlik sesi duyuldu. Yaklaştı, yaklaştı kapı ağır ağır açıldı. Kapının ardından eşinin gözlerini gördü su perilerinin elinden su içti bir an.
Eşikten içeri girdi…






2.



...elbisesinin kollarını sıyırdı, saçlarına bağladığı tülü biraz daha sıkıştırarak kaynayan çorbayı ocaktan aldı ve tezgâha koydu, hızla raftan bir örtü alarak çorba tenceresini sarıp sarmaladı.
Odaya geçerek masanın üzerini sildi, tabakları dizdi…
Tel dolaptan zeytin, hurma ve pekmez tabaklarını alarak masaya götürdü. O anda yan komşunun yatalak hanımını anımsadı ve küçük kızına seslendi. Bir tasa çorba doldurup gönderdi. Terlemişti… Başörtüsünün ucuyla alnındaki teri sildi. Hava enikonu kararmaya yüz tutmuştu. İftar vakti yaklaştı düşüncesiyle tencereyi eline aldı, masaya yaklaşırken kapının tokmağı vurulmaya başladı. Tencereyi masaya bıraktı… Başörtüsünü düzelterek kapıya doğru yürüdü. Kilidi çekerek kapıyı açtığında, onu sarıp sarmalayan bir çift göz gördü.
Bir adım geri çekilerek eşine yol verdi. Kapıyı örttü.
Eğilerek eşinin ayakkabılarını çözdü. Ayakları buz gibiydi. Terliklerini verdi. Üzerindeki ıslak ceketi sıyırdı.
O an da Ezan okunmaya başladı…