Arama


Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
6 Ekim 2006       Mesaj #1632
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Aynadaki İz
camla sırrın birbirini sırtlayan yüzünde, küçük bir el dokusu olarak göründü.

duvarın büyük kısmını kaplayan aynanın yabancısı, düşüncenin düşünceyi süzmesi sonucu oraya yerleş(tiril)mişti.
bu var olmaktan öte yalnızlık duygusunun içine düşmek, belki de bir yerden bir giden yüzün yorgunluğuydu.

takibi güç bir zamanın içinde ve her bakıldığında değişen bir görüntüde yaşamanın
güçlüğünde olmak....zaten hayalin nerede gerçeği, gerçeğin de nerede hayali örttüğünü kimse bilemezdi. belki sevinçle konmuştu belki donmakta olan nabzın atışıydı. düşte uçup kaybolduğu tek yerin burası olduğu kesindi..
her sabah kendi yansımasını gördüğü yerde bir başka ize tanık olmasını yadırgamıştı. aynada ki el izini sildi!
ertesi gün ve sonraki günler silmekle baş olmayan bir direnmeyle karşı karşıya olduğunu anladı.
anlatılmak istenen “şey”ler vardı.
ayna direndikçe, tekrarlanan ama her gün farklı bir şekilde direnen izlere artık dokunmuyordu. önce tek parmak, ertesi gün sıkılmış bir yumruk sonra beş parmağın birden dokunuşu. zor bir şifrenin çözümü gibi aynaya bırakılan düğümdü.


bir süre böyle geçti. aynada bakılacak yer kalmayıncaya kadar birikmişti izler.
zaman hangi zamanı gösteriyordu? geri dönse bu güne dönemeyeceğinden korktu. şöyle geniş bir açıdan bakınca her izin bir dili olduğunu fark etti.
şimdi izleri düzenli bir sıraya koymak gerekiyordu. sabırla notlar almaya başladı. ilk gün anlamsız gelen sözlerin daha sonra ki günlerde anlamını yakalıyordu.
elinde somut veriler vardı. çözümün düğümü artık son izlerdeydi.
gece gözüne uyku girmedi.sabahların ilk ışıkları dünyaya yerleşirken, aynaya koştu.izler silinmişti.ellerini aynada gezdirmeye başladı.söndü göğün kandili, karardı oda, parçalandı ayna zamanın avucunda.
parmaklarından sızan kan defterine damlıyordu…yazı karışmıştı.
oracığa çöktü. başı dizlerinin arasına düştü, avuçladı yüzünü. dirseklerini dizlerine dayadı. kafası karışmıştı.öylece bekledi.. kaybolan “şey”in dönüşüme uğramasıydı.
yüzünü yıkarken gözyaşlarının yanaklarındaki tuzlu kuruluğunu, avucundaki kanı hissetti.
ağlamış mıydı?