bazı geceler..
Bazı geceler bir sancıyla kıvranır durur,ruhum..
Sessiz mi sessiz bir gecedir..
içinde konuşan sese tıkarsın kulağını,nafile!
konuştukça konuşur.. O da yalnızdır.
Sıcak ve içten bir sohbet için kendini parçalar durur..
Susturabildiysen ne ala..Susturamadıysan sürüp gider bu sessizlik(!).
Ruhumda boş bir salıncak sallanır durur..
Arada bir bu sessizliğe pusu kuranlar da olur..Uzaklarda boğazını parçalarca
havlıyan ve her hav-ından sonra -bana acı,bana acı- diye inleyen bir köpeğin yalnızlığı vurur ruhunu..
-Acımıyorum sana-diyemezsin
Biri kuyruğuna mı basmış,yoldan geçen bir araba sol bacağını mı ezmiş..
her kim ne yapmışsa bu çığlığı duysun istersin..
Arada bir susar köpek..duvardaki saat bozar sessizliği..
akrebi ruhunu sokar sanki..
gidilecek bir işin vardır belki..yetişeceğin bir tren belki de..
uyumalısındır..
tik tak tik tak. sesleri ruhuna bir balyoz gibi iner durur..
her tik-tak-ta.zamanın aleyhine işlediği gerçeği içine saplanır durur..
geçmişin keşkeleri koşuşur bir çırpıda yastığına..
tik-tak ve keşke ne kadar da benziyor birbirine..
kimi zaman korkarsın seni bekleyen yarınlarda saklı karanlıktan..
geleceğin ormanında dolaşırken hangi vahşi mahlukun ne yandan çıkıp seni ısıracağı beynini kemirip durur..
Böyle zamanlarda yapılabilecek en iyi davranış gözlerini kapayıp mütevekkil bir edayla karanlığın üzerine üzerine yürümektir..o vahşi mahlukatla içinizdeki sesin kurduğu diyalog çok önemlidir burda.bu diyalog sizi ya apaydın bir selamete ya da içinden çıkılmaz adı çıldırış olan bir labirente taşır..
köpek susmuşsa bilin ki ona acıyıp yarasını saran ya da -zavallı köpek çok acıkmışsın sen-deyip dolabındaki dana budundan kopardığı bir parçayı önüne atan bir iyilik babasına rastladığından değildir,emin olun..emin olun ki köpek;artık bağıacak bir sesi kalmadığından oracığa yığılıp kalmış ihtimal ölmüştür de belki
Saatin tik-tak melodisi eşliğinde söylediğiniz keşke şarkısı son nakarata vardığında yeni bir sürprizle karşılaşma olasığı her zaman saklıdır..
Bu sürprizi siz seçin..ya dıllop!---dıllop! diye damlayan bir çeşme ya da vız!---vızz!--vızzz'diye uçan kahrolası bir sivrisinektir..boşuna kahretmeyin..
elinize aldığınız her sineksavar yeni bir haşerenin gizli bir geçit bulup odanıza girmesine mani olamayacaktır..boşverip başını yeniden koyarsın yastığa..
başını etrafında dönen her vızıltı ruhunu sokan bir ızdıraptır artık..
kimi gençlik acıları..kimi aldanışlarınız
kimi kotasından bir türlü sıyrılamadığınız alışkanlıklarınız.
belki bir sıla hasreti,belki düşünü kurduğunuz bir sevgili özlemi..ruhunuzu sokar da durur..
çeşmeden damlayan hiçbir damla,su serpmez içinizdeki bu yangınlara..
alabildiğine büyür bu yangın ve kuşatır her yerinizi..
azar durur içinizdeki hicran yaraları,özgürlük tutkuları ya da bir vuslat özlemi..
keşke-ler neden niçin ne zaman-lı sorular...
şimdi gündoğuyor burda ..nazlı mı nazlı karşı tepelerden..
dağılır karanlık kuşları..
başlar hayatın o coşkulu şarkısını söylemeye sabah bülbülleri..
ne güzel bir gün
ne güzel bir sabah..
birbir çözülmüştür artık içindeki kördüğümleri..
artık hoş ve ferah bir sabaha gülümsemenin vaktidir..
hatta at yorganı bir kenara..çıkıp yürü deniz kıyısında
ötüşen martıların coşkusuna katıl..
ve doğan günü ilk sen selamla...