Arama

Anlayana - Tek Mesaj #306

Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
12 Ekim 2006       Mesaj #306
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
Zamanda esir olmak
92e7cd4158d1cd951df8a6fc54d1bae0
Bazen kendi gölgene basar;
Sendelersin ıssız sokaklarda.
Bir karayel eser, üşütür,
Yalnızlığını yüzüne vurur
Çıkar gelir pişmanlıklar en zayıf anında,
Umrunda mı zamanın senin küskünlüğün...
Bazen, Nev
Yaşarken zamanın esiri oluyor insan. Büyük acılar karşısında "en iyi ilaç" olarak ona bırakıyoruz herşeyi. . Belirsizlikler ya da kararsızlıklar karşısında "zaman gösterir" diyerek yine ona atıyoruz topu. Onun bizim içine en iyi kararı vermesini bekliyoruz. Son anlara bıraktığımız işlerde biraz daha yavaş işlemesi için çok uğraşsak da nafile. Zaman yine aynı zaman. Olmadık anlarda hayatla bir olup sıkıyor bizleri. Boğuyor havası en ferah ortamlarda. Beklerken geçmek bilmiyor, en güzel anları çok görüp su gibi akıp geçiyor. Zaman ilerledikçe hayata tutunmakta orlanıyoruz. Daha fazla telaş giriyor hayatımıza 'zaman'la. Halden takatten düşüyoruz onunla birlikte. Bedenimiz zayıf düşüyor. Vakit geldi diyip gidiyoruz.
Bu aralar kafam çok karışık. Hayatım da bir o kadar karışık. Tabiri caizse "kafa bir milyon". Hayatımla ilgili bir kararı verirken aslında çok daha fazla koonuyla ilgili karar verdiğimi gördüm. Yanlış bir karar vermek istemiyorum bu yüzden. Sadece iş ile ilgili konuda bile hangi şirket, hangi pozisyon sorularını bir tarafa bıraktım hangi şehirde ya da ülkede çalışacağım sorusu bile hayatımı baştan sona etkiliyor. Zamana bıraksam mı ki yine herşeyi, teslim mi olsam?