İNFAZ EDİLEN YALNIZLIK
kurumuş yeşil dalları ile
yaprağa düşecek bir çiy damlasına özlemli
büyüyen yalnızlığı koynunda
geçmiş zamanlardan kalma atların
toza bulanmış nal izlerini ve ayakları altında ezilen düşleri
taşıyordu toprak
kıyılarda
açılamadan engin maviliğe
geçemeden dalgakıranı
bağlı zincirleriyle külleri arasında sorguya çekilirken ruhlar
dumanı tütüyordu yanmış gemilerin
sonsuz boşlukta savrulmak yerine
öylece toprağa bırakılan cesetler gibi
kendi karanlığından ürken yıldızlar
ve idama mahkum edilen hayaller
kara deliklere saklanıyordu
gök kubbenin altında preslenen metaller gibi
acılar
mutluluklar
vedalar
kavuşmalar ile yaşanmış
gitmek kalmak arası kararsızlığında
deniz ve toprak arasına koca bir yaşam sıkışır
ve tam şafak vaktinde
infaz saatini gösterirken zaman
ipe çekilir yalnızlık
ipe çekilir yalnızlığım