Eğitim insan olmaktan kaynaklanan en temel haktır ve eşitlik, kalkınma ve barış hedeflerine ulaşılması için gerekli bir araçtır
"Herhangi bir ailede, bir çocuğun diğerinden daha fazla dikkat gerektirdiği durumlar mutlaka olacaktır
Bu çocuğun gereksinimlerine yanıt verilmesi, diğer çocukların daha az sevildikleri anlamına gelmez
Olup biten, belirli bir anda, belirli bir çocuğun gereksinimlerinin daha öncelikli, daha kritik özellikler taşımasıdır Her ana-baba bunun doğru olduğunu bilir ve her çocuk belirli belirsiz de olsa bu durumun farkına varır
Aile için geçerli olan, uluslararası topluluklar için de geçerlidir Dünyadaki her kız ve erkek çocuğun, eğitim hakkından yararlanabilmesi için bizim elimizden gelen her şeyi yapmamızı bekleme hakkı vardır Ne var ki, birçok ülke söz konusu olduğunda, iş eğitime geldiğinde kız çocuklar en dezavantajlı konumdadırlar
Bu yılın Dünya Çocuklarının Durumu’nda da belirtildiği gibi, milyonlarca kız çocuk hiç okula gitmemiştir, bundan daha fazla kız çocuk eğitimini tamamlamamıştır ve sayısız kız çocuk da hakları olan kaliteli eğitimi alamamıştır Bu durumdaki milyonlarca kız çocuk toplumlarımızın kıyısına köşesine itilmektedir; yaşamları olması gerekenden daha sağlıksız, becerileri daha az, yaşamlarında pek az seçenek bulunan ve geleceğe ilişkin umutları hayli zayıf çocuklardır bunlarBüyüyüp kadınlık dönemine geldiklerinde, içinde bulundukları toplumların siyasal, sosyal ve ekonomik kalkınma çabalarına katılma açısından hazırlıksız durumdadırlar Bu durumdaki kadınların ve elbette çocuklarının karşılaştıkları yoksulluk, HIV/AIDS, cinsel sömürü, şiddet ve istismar riskleri de daha yüksektir