ONUN EŞKALİ
Artık senin eşkalin nasıldı diyemem
Bakma sen öyle bilmezden geldiğime
Yoksa tuttuğum her çiçeğin sapından
Sular boşalırdı üstüme
Gidip görmek kısmet olmadı ama
Kaç kez açıp açıp baktığım olmuştur
İmsakiyeli cep takvimlerindeki haritalara
Öyle ki hemen hemen her seferinde
Pusuya düşürüldüğün denizin uğultusu
Boynuma dolanacakmış gibi olsa da
Üflesem kabarır taşar mı acaba
Baktığım her deniz, bildiğim her nehir
Ve bir şiir olup ağar mı dersin göğsüme
Yerine getirilen her sözdeki güzellik
Öyle hiç bakmadan boyuma posuma
Artık senin eşkalin
Su dibinde duran bütün taşların
Sulara verdiği yeni bir renktir
Kıpırdar bir halkın yüzünün altında
Andırarak çavdar çiçeklerini
Artık suların da bir eşkali vardır