ZAD a. (ar zad) Esk 1. Yiyecek, azık: Bazıları zâd u zahirelerini yükletecek deve bulamadıklarından..." (Cevdet Paşa, XIX.
yy.). —2. Zad ü zevad, yiyecek tedariki.
ZAD sıf. (fars. zaden, doğmak’tan zad). Esk. “Doğmuş", “doğan", anlamında bileşik sözcükler türetir: mader-zad (anadan doğma), melek-zad, peri-zad (melekten, periden doğma; çok güzel), nev-zad (yeni doğmuş) vb.