YAMAN sıf.
1. işini çok iyi bilen, tuttuğunu koparan, güçlü bir kimse için kullanılır: O yaman bir kadındır, üç çocuğuna tek başına baktı, onları okuttu. Yaman bir avukat.
2. Şiddeti, gücü olağanın üstünde olan, yoğun biçimde etkileyen şey için kullanılır; korkunç: Yaman bir fırtına. Yaman bir kış.
3. Esk. Kötü, fena: "Yaman işi kişi etmese hoştur / Edicek bâri unutmasa hoştur" (Hikmetname, XV yy.).
♦ a. Esk. Kötülük, fenalık: "Hak size yaman getirmesin" (Dede Korkut Kitabı, XIV.yy).
Kaynak: Büyük Larousse