Arama


Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
23 Haziran 2015       Mesaj #4
Safi - avatarı
SMD MiSiM
YEKATERİNA II Büyük (Stettin 1729 - Isarkoye Selo 1796), rus imparatoriçesi (1762-1796). Dük Anhalt-Zerbst'in kızı olan Yekaterina II kendisini ilerde Petro III adıyla tahta çıkacak yeğenine nişanlı olarak seçmiş olan imparatoriçe Yelizaveta Pet- rovna'nın çağrılısı olarak 1744'te Rusya’ ya geldi. Ortodoksluğu benimseyip Yekaterina Alekseyevna adını alarak Petro’nun eşi oldu (1745). Bir yandan aydınlanma felsefesinin ilkelerini öğrenmeye girişirken, bir yandan da rusçayı öğrendi ve Ortodoks mezhebinin tören kurallarını titizlikle yerine getirdi. Böylece Petro lll'e karşı baş gösteren milliyetçi tepkiyi kendi yararına çevirmeyi başardı, imparatoru tahttan çekilmeye zorlayan (haziran 1762) imparatorluk muhafız birliği komplosunu yönetti ve oğulları Pavel'i iktidardan uzaklaştırdı.
Yekaterina II, Rusya'yı büyük avrupa güçleri arasına sokmaya yönelik bir prestij politikası güttü. Aydın hükümdar olma ününü pekiştirerek, Batı’da geri kalmış ve asyalı bir ülke olarak tanınan Rusya’nın bu yaygın imajını düzeltmeye uğraştı. 1763' ten 1777'ye değin Voltaire ile mektuplaştı, Diderot'yu sarayına çağırdı. Rusya’da yasaların egemenliğini kurmak istediğini ilan etti, imparatorluğu büyük ölçüde ge- çersizleşmiş 1649 Ulojeniye'stnın yerine geçecek bir yasayla donatabilmek için, nüfusun yarısını oluşturan sertler dışında toplumun farklı sınıfları tarafından seçilmiş (soylular, kentlerde oturanlar, devlet köylüleri) bir “yasama komisyonu" topladı (1767). Milletvekilleri için, liberal görüşlerden esinlenil yazılmış olmakla birlikte kölelik sorununun içinden ustalıkla sıyrılan bir Talimat (Nakaz) yazdı. Daha sonraları, Rus-Türk savaşı’nın (1768-1774) zorunluluklarını bahane ederek, komisyonun çalışmalarını erteledi. Yasa olmayınca, imparatoriçe mutlak otoritesini kullanabiliyordu. Kimi toplumsal gelişmeleri ve özellikle de kentlerde soylu ve papazların dışında kalan sınıfla devlet hizmetine daha iyi hazırlanmış olan daha bilgili bir soylu sınıfa ayrıcalıklar sağlamaya çalıştı. Gençlere ve genç kızlara yönelik yatılı okulların yaratıcısı olan Betskoy'un çalışmalarını (Smolnıy enstitüsü) destekledi. 1785'te, soylular sınıfına kimi sivil özgürlükler (özellikle bedensel cezalardan bağışık tutulma) tanıyan bir ayrıcalık verdi, aynı yıl, kentlere ilişkin ayrıcalıkları ilan etti. 1775 yılı yönetim reformu imparatorluğu her biri 300 000 ile 400 000 kişinin oturduğu 50 valiliğe böldü ve yönetsel ve tüzel yerel kurumlara, belli bir statü vermekten kaçındığı sertler dışında, toplumun değişik sınıflarının katılımını sağladı. Hatta gözdelerine ya da yüksek mevki sahibi kişilere 400 000 kadar köylü ailesi dağıtarak ve köleliğin baskılarını Küçük Rusya’ya dek yayarak (1783) köylülerin durumlarını daha da ağırlaştırdı. Petro III’ ün soyluları hizmet etme zorunluluğundan kurtarması (1762) sertlerin daha zor durumda kalmalarına yol açtı ve bu zor durum özgürlüğe kavuşmalarının bir habercisi oldu. Nitekim Pugaçev’in başlattığı başkaldırı hareketine (1773-74) katılan köylülerin sayısı iyice yükseldi. Bu hareket öte yandan 1764'te Ukrayna'da kazakların ellerinden alınan özgürlüğün yeniden ele geçirilmesi konusunda umut uyandırdı. Fransız devrimi’nin gerçekleri karşısında korkuya kapılan Yekaterina II, saltanatının sonunda, liberal fikirlerin gelişmesine karşı çıktı (Novikov'un tutuklanması, Radişçev’in sürgüne yollanması).
Yekaterina II, dış politikada R i. Panin' in önerdiği Kuzey'in protestan ülkeleriyle birleşme tasarılarını bir yana bıraktı ve Poteknelerde kullanılan çeşitli lonya'daki gelişmelerle uğraşmaya giriş-yeke tipleriti. 1763’te, eski gözdesi Stanistavv II Poniatowski’yi Polonya kralı seçtirdi. Özellikle Podolya bölgesinde, Bar konfedere devletlerine karşı (1768-1772) rus ordusunun müdahalesini sağladı. Bu da OsmanlIlar’ın Ruslar’a savaş ilan etmesine yol açtı. R A. Rumiyantsev’in Tuna prensliklerinde (Eflak-Boğdan) galip geldiği ve rus birliklerinin Kırım’ı işgal ettiği (1771), Türk-Rus savaşı'nın (1768-1774) sonunda. Küçük Kaynarca antlaşması imzalandı. Bu barış Rusya’ya Karadeniz’e çıkış olanağı verdi ve 1783'te Rusya’nın topraklarına kattığı Kırım Hanlığı’nın bağımsızlığını tanıdı. Kırım’ın sömürgeleştirilmesi işi, Yeni Rusya’ nın (Ukrayna) kaynakları değerlendirme işini yürütmüş olan prens P A. Potemkin’e verildi. Kırım'ı geri almak isteyen Türkler’e karşı, Potemkin ile Suvorov’un yönettikleri ikinci bir savaşın (1787-1791) sonunda, görüşmeleri Bezborodko tarafından yürütülen Yaş antlaşması (aralık 1791 - ocak 1792) rus sınırını Dniestr’e kadar ulaştırdı. Rus ticaret gemilerine verilen Boğazlardan serbest geçiş hakkı ve Taganrog, Herson, Sivastopol, daha sonra Odesa limanlarının yapılması, Rusya'ya Batı'ya doğru yeni bir açılım olanağı verdi. Polonya'nın art arda üç kez paylaşılması (1772, 1793, 1975) Beyaz Rusya, Batı Ukrayna ve Litvanya’yı imparatorluğa kattı. 1783 yılında Doğu Gürcistan’da Rus himayesi kuruldu.
Böylelikle Rusya’nın ekonomik kaynakları ve gücü büyük ölçüde arttı. Öte yandan imparatoriçe, batı akılcılığını rus gerçeklerine uygulayan bir aydınlar sınıfının yaratılmasına özen gösterdi. Batı devletleri artık Rusya'yı Avrupa’nın siyasal gelişimlerinin dışında tutamıyorlardı.


Kaynak: Büyük Larousse
Son düzenleyen Safi; 9 Şubat 2016 17:11