VAZGEÇMEK gçz.
1. Bir şeyden vazgeçmek, hakkı olan ya da hakkı saydığı bir şeyi, ondan yararlanmayı artık istememek; feragat etmek: Mirastan vazgeçmek. Ayrıcalıklarından, alacağından vazgeçmek. Rahatından vazgeçmek.
2. Bir şeyden, bir şey yapmaktan vazgeçmek, eski bir alışkanlığı bırakmak, eskiden beri yapmakta olduğu bir şeyi yapmamaya karar vermek: Bir huyundan vazgeçmek. Sigara içmekten vazgeçmek. Bokstan, yarışmaktan vazgeçen bir sporcu.
3. Bir şeyden, bir şey yapmaktan vazgeçmek, tasarladığı bir şeyi gerçekleştirmeyi artık istememek, onunla ilgili düşüncelerini bir kenara itmek, niyetinden, kararından dönmek: Bir yolculuktan, sınava girmekten vazgeçmek, ideallerinden vazgeçmek.
4. Bir kimseden vazgeçmek, ondan artık işbirliği, dostluk, arkadaşlık, sevgi beklememek: Sevdiğinden vazgeçmek.
5. Vazgeçmemek, çabasını sürdürmek, başladığı, ele aldığı şeyi sonuna kadar götürmek; yılmamak: Kesinlikle vazgeçmeyeceğim ve sonunda amacıma ulaşacağım.
♦ vazgeçilmek edilg. f.
1. Feragat edilmek: Bu haklardan ne pahasına olursa olsun vazgeçilmez.
2. Bir alışkanlık söz konusuysa, bırakılmak: Sigaradan kolay vazgeçilmez.
3. Bir karar, niyet söz konusuysa, dönülmek: Tatilden vazgeçildi.
4. Bir kimseden bir şey umulmamak, beklenmemek: Yârdan vazgeçilmez.
♦ vazgeçirmek ettirg. f. Vazgeçmesini sağlamak, caydırmak: Bizi vazgeçirmeye çalışmayın.
♦ vazgeçirilmek edilg. f. Vazgeçilmesini sağlamak, caydırılmak: Birçok insanın çabasıyla kararlarından vazgeçirildiler.
Kaynak: Büyük Larousse