VESİLE a. (ar. vesile).
1. Neden, sebep, bahane: Ne vesileyle beni aradığını size söylemedi mi?
2. Elverişli durum, fırsat: Sular kesildi, bu vesileden yararlanıp musluğu değiştirebiliriz.
—Esk. Vesilecu, bahane arayan. || Vesiledar, nedeni olan, bahanesi bulunan. || Vesilehan, bahane isteyen. || Vesilei cemile, vesilei hasene, güzel bahane, güzel neden. || Vesilei say, çalışma bahanesi.
Kaynak: Büyük Larousse