TATİL a (ar c.afa/'den taetil).
1. Yasal olarak, okullarda, üniversitelerde her yıl gözden geçirilen bir takvime göre çalışmaların durdurulduğu dönem; dinlence: Bu yıl ortaöğrenim kurumlan tatile altı haziranda giriyor.
2. Mesleki etkinliklerin, çalışmaların durdurulması; çalışırken verilen ya da alınan dinlenme süresi: Tatile gereksinimi olmak. İşyerimizde öğle tatili on ikiyle on üç otuz arasındadır.
3. Ücretlilerin, yasal olarak işlerini kesip çalışmadıkları dönem; dinlence: Bu yıl üç hafta tatilim var. Tatilini bölmeden kullan.
4. Bu süre içinde değişik etkinliklere ayrılan dönem; dinlence: Tatile çıkmak, gitmek. Yaz tatilini güneyde geçirmek. Güzel bir tatil. Havalar yüzünden tatilim mahvoldu.
5.Bir şeyi, bir işi tatil etmek, çalışmaya ara vermek, çalışmayı ertelemek. || Tatil günü, yasal olarak kabul edilmiş dinlenme günü, resmi ya da dini bayram günleri. || Tatil oltam yüzyıl boyunca İngiliz kiliselerinde etkin oldu. Purcell'in Dido and Aeneas (1689'a doğr) adlı operasının librettosu da Tate'e aittir.
Kaynak: Büyük Larousse