TATMİN a (ar. tamn, dinlenmeden tatmin).
1. Bir gereksinimi, bir isteği gidermek, doyurmak eylemi; bunun sonucunda ortaya çıkan doygunluk; doyum: Bir kimsenin isteklerini tatmine çalışmak. Maddi gereksinimlerin tatmini. Başarının verdiği tatmin.
2. Cinsel isteğin doyurulması, doyum: Tatmine ulaşmak, ulaşamamak.
3. Bir kimseyi tatmin etmek, onun isteğini yerine getirmek: Ücretlileri tatmin etmek. Herkesi tatmin etmek olanaksızdır; bir şey sözkonusuysa, o kimsenin beklentilerine yanıt vermek, istediği, Beklediği gibi olmak, duyurmak: Bu iş beni tatmin etmiyor. Anlattıklarım sizi, merakınızı tatmin etmiştir sanırım.
4. Tatmin olmak, isteklerinin, beklentilerinin yerine geldiğini görüp hoşnut olmak; cinsel isteği yerine getirilmiş olmak.
Kaynak: Büyük Larousse