TINGIRDAMAK gçz f.
1. Metal, cam vb. nesnelerden söz ederken, çarpma ya da düşme sonucu kuru ve çınlamalı, madeni bir ses çıkarmak.
2. Arg. Ölmek.
♦ tıngırdatmak ettirg. f.
1. Bir şeyi tıngırdatmak, onun tıngırdamasına yol açmak ya da bunu sağlamak.
2. (Bir çalgıyı) tıngırdatmak, telli bir çalgıyı, genellikle büyük bir ustalık göstermeksizin çalmak.
Kaynak: Büyük Larousse