ONAYLAMAK g. f.
1. Bir şeyi (görüş, düşünce, eylem, davranış vb.) onaylamak, onu doğru, haklı, yerinde bulmak, uygun görmek; tasvip etmek: Bu direnişinizi onaylıyorum. Söylediklerini onaylamıyorum.
2. Bir kararı, bir atamayı vb. onaylamak, onayını belirten bir bildirimde bulunmak; tasdik etmek: Genel müdür kararneımeleri daha onaylamadı.
♦ onaylanmak edilg. f.
1. Doğru, haklı ve yerinde bulunmak: Onaylanmayan kaba davranışlar.
2. Sözkonusu yazılı bir belge, karar, yazı vb. ise, yetkili ve ilgili kişice uygun görüldüğünü belirten bir işlemden geçmek: Meclisten çıkan yasa Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak Resmi gazete'de yayımlandı.
♦ onay atmak ettirg. f.
1. Bir bölgeyi (bir kimse), bir makama) vb. onaylatmak, onun bir kimsece onaylanmasını sağlamak, tasdik ettirmek: Belgelerinizi müdüre onaylatacaksınız.
2. Bir şeyi bir kimseye onaylatmak, ona kabul ettirmek, kabul ettirmeye çalışmak.
Kaynak: Büyük Larousse