OYNAK sıf.
1. Hareket edebilen ya da ettirilebilen, yeri, konumu değişebilen, sabit olmayan şey için kullanılır: Bir makinenin oynak parçaları. Sadece alt çene oynaktır.
2. Sık sık değişen kararsız şey için kullanılır; değişken: Son günlerde altın fiyatları çok oynak.
3. Canlılık veren, hareketli şey için kullanılır: Oynak bir müzik.
4. Ahlak yönünden serbest, davra nışları hafif kadın için kullanılır.
—Anat. Eklem yüzlerinden biri içbükey, biri dışbükey olan oynar eklem.
—Balıkç. Tatlısularda, balığın böcek kaparken su yüzeyinde meydana getirdiği kırışıklık. || Oynak yapma, sürü içindeki balıkların kuyruklarıyla su yüzeyini kırıştırması.
—Bors. Kurları çok yoğun bir dalgalanma gösteren menkul değerler için kullanılır.
—Denize. Oynak pusula, güçlü salınım- ları olan pusula. || Oynak tekne, fazla kararlı olmayan tekne.
—Mak. san. Bir yönde hareket ettirildiğinde bir konum algılayıcısına etki yapan, ancak diğer yönde hareket ettirildiğinde yapmayan bir büte için kullanılır. || Devindiren ve devindirilen öğeler arasındaki bir hiza sapmasına olanak verebilen bir tahrik sistemi için kullanılır.
—Tic. Oynak merdiven — MERDİVEN.
—Uluslarar. ikt. Oynak sermaye, durmadan yer değiştiren ve gittiği yerde, faiz oranları değişikliğine ve kambiyo risklerinin değerlendirilmesine göre, kısa vadeyle yatırılmaya hazır spekülatif sermaye. (Oynak sermayeler, kitleleri ve ödemeler dengesiyle ekonominin likiditesi üzerindeki çifte etkileri yüzünden, devletler ve iktisadi politikalar için tehlike oluştururlar.) [Eşanl. hot money]
Kaynak: Büyük Larousse