MERKANTİLİZM a. (fr. mercantilisme). ikt. Amerika’da altın ve gümüş madenlerinin bulunmasından sonra, XVI. ve XVIII. yy.'da ortaya atılmış olan, devletlerin asıl zenginliğinin değerli madenlerden oluştuğunu ileri süren ve korumacı bir politikayı savunan iktisadi öğreti.
—ANSİKL. Merkantilizmin kaynağı, XVI. ve XVII. yy.'larda eski ortaçağ toplumunu derinden sarsan bir sıra değişikliklerde aranmalıdır. Reform, Amerika'nın keşfi, sömürgecilik, değerli madenler akımı ve nihayet, ulusal devletlerin ortaya çıkması, bu öğretinin doğmasında belirleyici bir rol oynadı.
Merkantilist akım, Fransa'da A. de Montchrestien, Richelieu ve Colbert; Ingiltere'de D. Hume ve W. Petty; Ispanya' da Ortiz tarafından temsil[‘edildi. Bu düşünürler bir devletin güçlü olmak için zengin olması gerektiği ve zenginliğin en yüksek biçiminin de değerli madenlerde bulunduğu (krizohedonizm) ilkesinden hareket ediyorlardı. Öyleyse, yapılması gereken şey, başka ülkelere bedeli değerli madenlerle ödenmek üzere mal satarak, olabildiğince çok miktarda altın ve gümüş toplamaktı. Buna karşılık devletin, değerli maden çıkışlanna yol açacağı için, yabancı ürünler satın almaktan kaçınması gerekirdi. Bundan başka, yabancı ülkelere mal satımı, sanayinin geliştirilmesi koşuluna bağlı olduğundan, bunun korunması ve yardım görmesi gerekti. Merkantilizm, yalnızca iktisadi dinamizmi, büyüme isteğini, rekabeti ve gelişmeye yardım için devlet müdahalesini savunmakla kalmaz, aynı zamanda sıkı bir iktisadi ulusalcılık ve korumacılık olarak da kendini gösterir.
Merkantilizmden kaynaklanan iktisadi politikalar, ülkelere göre farklı oldu, ispanya ve Portekiz’de, iktisatçılar, bir yandan altın ve gümüşün dışarıya çıkarılmasının, öte yandan da yabancı mallann içeriye sokulmasının yasaklanmasını salık verdiler (külçecilik). Bu iktisadi siyaset, değerli madenlerin sınır dışına kaçırılmasını önleyemediği gibi, bu iki ülke ekonomisinin soluksuz kalarak boğulmasına da yol açtı. Fransa’da çabalar daha çok "ticaret dengesi” üzerinde toplandı. Yabancı ülkelere, onlardan satın alınandan daha çok şey satarak bir pozitif fazla elde etmek ve balece, ülkeye bir altın girişi sağlamak isteniyordu. Colbertçilik, sanayiye müdahale önlemleri ve gümrük korumacılığı ile, bu iktisadi siyaseti özellikle özendirdi. İngiltere'de zenginliğin kaynağı, ticaret ve denizcilikte arandı. XVI. yy.'da ingilizler, “sözleşmeler dengesi" ilkesini vurguladılar. Bu ilkeye göre, vatandaşlarla yabancılar arasındaki sözleşmelerin, ülke dışına altın ya da gümüş çıkışlarına yol açmaması gerekiyordu. XVII. yy.'da, Cromweh’in denizcilik konusundaki kararları, Hollanda'yı iktisadi bakımdan yıktı ve değerli maden girişlerinin kaynağını oluşturan İngiliz ticaret denizciliğinin üstünlüğünü garantiledi.
Kaynak: Büyük Larousse