MUADELE a. (ar. "adiden mu"adele). Esk.
1. Eşitlik, beraberlik, denklik: "Bu muadele kaç meçhullü olursa olsun ben halledeceğim" (Ahmet Ras m).
2. An laşılmaz, karışık şey: "Ahmet Kerimin ken di kendisine asla halledemediği muade lelerden biri de bu idi" (Y. K. Karaosmanoğlu).
—Esk. fels. Denklem.
—Esk. mat. Denklem. |j Muadele-i cebri ye,
cebirsel denklem. || Muadele-i mütekabile,
karşıt denklem. |j Muadele-i tama miye,
integral denklem
Kaynak: Büyük Larousse